2.Bölüm

4K 341 52


1 Gün Önce...

Luhan, sarhoş olduğu odaya yayılan kokusundan belli olan genç adamı yataktan sertçe kaldırıp kısa cüssesine rağmen güçlü olmasının verdiği etkiyle omuzuna attı.

Onu hızlıca banyo küvetine yatırıp soğuk suyun ayarını en üst seviyeye getirdi.

Suyun vücuduna temas etmesiyle sarhoş genç aniden irkilerek sıçramıştı.

"NE HALT ETTİĞİNİ SANIYORSUN SEN!"

"Günaydın Shixun, uyandığına göre duşuna kendin devam edebilirsin sanıyorum."

Luhan elindeki duş başlığını kapatamasın diye yukarı tekrar astı. Soğuk su Shixun'un tenine doğru her aktığında çığlık atarmış gibi sesler çıkartıyordu. Luhan gülümseyerek banyoda onu yalnız bıraktı.

10 Dakika sonra üzerinde sadece küçük, hatta minik denilebilecek bir havluyla salona girdi. Her tarafından sular akıyordu. Gözlerini dikip kendisine kahve dolduran Luhan'a sertçe baktı.

"Beni daha yumuşak bir şekilde uyandırabilirdin. Buna gerek yoktu."

Luhan yüzüne bakmadan ifadesiz bir ses tonuyla ona cevap verdi. Bu sırada Shixun'un dakika farkıyla abisi içeri girmişti.

"Seni bu kadar çok sarhoş olmaman konusunda uyarmıştık Shixun. Bünyen hassas ve sen karaciğerini mahvediyorsun."

"Sanane benim karaciğerimden! Sanki çok umurundaymışım gibi konuşma benimle."

Sehun deminden beri ikisinin konuşmalarını sessizce bir köşeden izliyordu. Daha fazla dayanamayarak masaya yaklaşıp kendi yerine sessizce oturdu.

"Sabah sabah ikinizin de neşesi pek yerinde bakıyorum."

Luhan hemen elinin altındaki fincana Sehun için kahve doldurdu. Uzatırken göz göze geldi ve tebessüm etti.

"Günaydın Bay Oh. Kardeşiniz dün gece yine içkiyi fazla kaçırmış."

Sehun kaşlarını kaldırarak ikizine baktı. Onu bu konuda defalarca uyarmıştı. Bünyesi kendisine göre fazla hassastı. Üstelik doktorunun yasakladıklarının başında da alkol alışkanlığı geliyordu.

Fakat Shixun inatla bu yasağa uymamakta direniyordu. Luhan onu bu derece içmeye iten şeyin ne olduğunu elbette ki biliyordu ama bu konuda tek kelime onunla konuşmuyordu.

"Sehun lütfen sende başlama."

"Ben sadece senin sağlığın için endişe ediyorum. Amacım seni kısıtlamak değil."

Shixun, Sehun'u çok seviyordu. Bu nedenle onunla bu konuda daha fazla tartışmak istemedi.

"Üzgünüm, bir dahakine dikkat ederim."

Luhan'da masadaki kendi yerine oturunca Sehun'la iş hakkında konuşmaya başlamışlardı.

"Taeyeon'dan hâlâ bir haber yok mu?"

"Ne yazık ki yok Bay Oh. İsterseniz yeni sekreter için ilan vereyim."

Sehun elindeki çubukları kenara bırakıp kahvesinden bir yudum aldı. Kaşları çatılmıştı. Luhan onun konu hakkında düşündüğünü anlamıştı. Bu nedenle sesini çıkartmadan söyleyeceklerini bekledi.

"Peki, madem yapacak bir şey yok. Yeni sekreter işiyle sen ilgilenirsin o zaman."

Sehun kahvesini bitirip peçetesiyle ağzını sildi. Daha sonra ayağa kalkarak o zamana kadar sessizliğini koruyan Shixun'un başını öperek kendi odasına çıktı.

TWINSBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!