Chan telefonu çalınca önündeki raporları incelemeye ara vermişti. Gözleri ekrana kaydığında numaranın kurulun merkez binasına ait olduğunu anlamakta gecikmedi. Derin bir nefes aldığı gibi cevapladı aramayı.
"Efendim?"
"Merhaba, alfa Bang Chan ile mi görüşüyorum?"
"Evet, benim."
"Bay Bang, ben kurul sekreteri Kim Jeongyeon. Bu akşam 8'de kurul toplantısına davetlisiniz. Katılımınızı önemle rica eder, iyi günler dilerim."
"İyi günl-" Cümlesinin bitmesini beklemeden kapanmıştı telefon. Gözlerini devirmekten kendini alamadı genç alfa. Kurul sekreteri robot olmalıydı.
Genç alfa günün geri kalanını toplantı konusunu düşünmekle geçirmişti. Saat yediyi gösterirken kendi paydosunu vermiş sekreterine de seslenerek çıkabileceğini söylemişti. Kendisini şirketin otoparkına park edilmiş arabasına attığında Felix'i aradı. Çok geçmeden açıldığında konuştu.
"Lix neredesin?"
Omega önündeki hazırlık aşamasındaki masaya bakarak gülümsedi. "Geçtim ben eve, sen geliyor musun?"
"Kurul binasına geçeceğim."
Felix'in yüzü düşerken sordu. "Yemeğe geleceksin ama dimi?"
"Toplantı var, 8'de. Sen beni bekleme ye."
Omega dudağını ısırdı, sessiz bir nefes verdi. "Tamam."
"O zaman akşam görüşürüz."
"Hmm. Görüşürüz." Chan telefonu kapatacağı sırada tekrar sesini duydu genç omeganın. "Chan."
"Efendim?"
"Hyunjin'i davet etmek istiyordum ben ama-"
"Felix. Cümlenin devamında soru kalıbı gelmesin diye kesiyorum şu an. O ev senin de evin. Bana bir şeyler için hesap vermeyi düşünme bile."
Chan'ın göremeyeceğini bilse de kafasını salladı omega. "Kolay gelsin."
"Dikkat et kendine."
"Hmm." Felix kapanan telefonla kendisini mutfak sandalyesine bıraktı. Dolan gözlerinin görmesini zorlaştırdığı telefon ekranında ikizinin adını buldu ve gelmesi için çağrıda bulundu.
Chan omeganın düşen sesini fark etse de bir şey dememişti. Oflayarak çalıştırdı arabasını. Önce toplantıyı halletmeli sonra bunu düşünmeliydi.
Uzun sürmeyen yolculuk arabasını park etmesiyle son bulmuştu alfanın. Aynadan kendisini son kez kontrol ederek indi. Binanın ön girişinden içeri alındığında onu karşılayan genç beta takip etmesini rica etmiş koridorun sonundaki odaya götürmüştü Chan'ı.
Chan ilk defa girdiği odayı inceledi kısaca. Uzun dikdörtgen bir masanın etrafında çevrili 24 sandalye toplantının kalabalık olduğunu işaret ediyordu. Genel olarak beyaz-krem dekore edilmiş mobilyaları tek taraflı tahra duvar kaplaması ile renklendirmişlerdi.
Boş olan birkaç sandalyeden birine yerleşirken içeridekilere selam vermeyi unutmamış kısada hal hatır da sormuştu. Çok geçmeden kendisinin ardından içeri giren Minjun ile birbirlerine dostane bir sarılma vermek üzere ayaklandığında fark eden alfa da gülümseyerek kendisine yönelmişti.
"Nasılsın Jun?"
"İyiyim, asıl sen nasılsın?"
"İyiyim ben de. Koşturma durumlarını bilirsin."
"Tabii, evlilik de girince işin içine.. Kusura bakma, düğüne de gelemedik. Balayı için çoktan şehir dışına çıkmıştık."
"Bir gün seni ve eşini ağırlamak isteriz." Minjun'un yüzünü tebessüm kapladığında Chan da gülümsedi, devam etti. "Felix de çok mutlu olur."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ikigai | chanlix
FanfictionLider alfa olmak için yetiştirilen genç kurt, her şeyi tamamlamıştı. Bütün bilgi birikime, örf ve adetlere hakimdi. Sadece tek bir şeyi eksikti; kendine ait bir omega.
