Kapının çalmasıyla totomun üzerine bu kez ben düştüm.

"Kalk annemler geldi"dedi cüneyt bilmiyodum Allah razı olsun

"Kaldırırsan kalkıcam"dedim kolumdan tuttuğu gibi ayaktaydım. Nasıl bir güç var diye düşünmeden edemedim neyse konumuz bu degildi konumuz kapıda kalan annem ve babamdı.

Kosarak kapıyı açtım.

"Ooo kimler gelmiş efeniim buyrun lütfen"dememle gülmeye başladılar.

"Hosgeldiniz"diyen cüneyt coktan ellerini öpmüş ve kucaklaşmıstı onlarla.

"Geçin siz geliyorum ben"deyip onları oturma odasına bıraktım.

Cüneytte pesimden mutfağa geldi. Belimden sarılmasıyla irkildim ve tekme attım.

Sen niye sessiz geliyosun be çocuk? Yersin tekmeyi öyle

"Yaa cüneyt sapık mısın sen niye sinsi sinsi yaklaşıyosun avını bekleyen kaplan gibi"

"Romantiklik olsun diye yaptım kırmadığın bacağımı da kırdın"dedi yerde kıvrınırken

"Hadi be o kadar acımamıstır vurmadım ki öyle hem acıdı mı sahiden?"dememle gülmeye başladı.

"Demir gibisin sana kız denmez aşkım benden sağlamsın"dedi ve benimde gülmeme sebebiyet verdi.

"Ben spora gidiyorum oglum hem lisedeyken kac tane erkek dövdüm ben biliyon mu?"dememle yüzü değişti.

"Kactane dövdün ve sebebiyetini söylemek icin 10 saniyen var"

"Örnegin bizim sınıftaki atakan cocuk geliyo gidiyo bana vuruyo saçımı felan cekiyo sonra bu arkadaşlarına söylemiş demiş onu seviyom diye rezil olmustum o kro yüzünden bende çaktım yumruğu"dedim ama cüneyt hiç beni dinliyo gibi durmuyodu

"Senin arkanda oturan atakan mı?"diye sordu. İnsanın öğretmeninin kocasının olmasının kötü bir sebebi de buydu.

"He Atakan Seyir"

"Soyadını hala hatırlamanın sebebini açıklamak için 5 saniyen var"

"Sınava girerken bu kadar stres yapmadım noluyoo"dememle

"Sonra konuscaz bu konuyu iceri gidelim hallet işini"

Masayı hazırlıyordum yardım ederdi demi insan? Yapmıyordu.

Madem öyle bende konuşmuyorum. Aramıza mesafe koyanda oydu zaten. Masa hazır olduğunda hiç birsey demeden annemlerin yanına gittim

"Yemek hazır hadi gelin yemeğe geçelim"dedim gülerek.

Cüneyt hala mutfaktaydı. Ne yapmaya çalışıyodu hiç bir fikrim yoktu.

Annemler masaya yerleşirken Cüneytte oturmuştu. Bende yemek servislerini yapınca oturdum. Ama cüneytin yanına değil diğer sandalyeye.

Annem anlamış gibi imalı bakışlarını üzerimde gezdiriyordu

"Birşey yok annem babamla rahat konuşsun diye bu tarafa geçtim hem ne güzel eski günlerdeki gibi yanyana oturuyoruz anne kız"dedim o gergin suratının yerine neşe satan suratı geldi

Yemek faslından sonra tekrar salona geçtik. Cüneytin yaptığı tatlıdaydı sıra. Aslında şimdi onu sen yaptın sen servis et derdim de annemlere ayıp olmasın diye öyle birşey yapmayacağım tabiki.

"Tatlıları ben hallederim Bade geç içeri"dedi düşünebiliyomuş ne güzel

"Gerek yok ben hallederim"dedim yüzüne bile bakmıyordum sebebi ise boşuna bana trip atmasıydı

"Sana geç dedim"diye bağırdı. Ciddi ciddi bağırdı bana? Bade Özgüne.

"Artık yemeğinide kendin halletmek zorunda kalcaksın merak etme gidiyorum ben"diyip bıcagı bırakıp hışımla mutfaktan çıktım.

"Anne bende sizinle geliyorum hadi cıkalım"deyip onları kaldırdım. Endişeliydiler.

"Sizinle kalmak istiyorum sıkıldım evlilikten"dedim. Cüneytte mutfaktan çıkmıştı. SIKILDIM EVLİLİKTEN lafı biraz ağır kaçmış olabilir ama hakketmişti.

"Siz arabaya geçin ben üzerime biseyler alıp geliyorum"dememle beni onayladılar. Bende hızla yatak odamıza çıkıp dolabımdakileri çantama dolduruyordum.

Ben ne yapıyordum? Hiç bir fikrim yoktu.

Cüneyt odaya girdi duvara yaslanıp bana bakıyordu.

Gidiyorum ve dönüp bana tek bisey söylememişti.

Dolabı tamamen boşalttıktan sonra deri ceketimi üzerime giydim. Yerde duran converslerimi de ayağıma geçirmiştim.

Çantamı omzuma atıp odadan çıkacağım sırada cüneytin eli önümü kesti.

"Sıkıldığın evlilikten kacarak mutlu olabileceksen bidaha gelme Bade Demirkan"

"Artık Demirkan değil Özgün peki Gelmem merak etme Cüneyt Demirkan"

"Evcilik oynar gibi oynuyosun benimle Bade"

"Ben hamile değilmişim Cüneyt artık saklamamız gereken bir evlilikte yok cocuklarda yok böylesi daha iyi oldu şimdi cıkar mısın geçicem"dememle kolunu indirdi.

"Nasıl hamile değilsin Bade?"

"Bildigin karışmış herşey cüneyt böylesi daha iyi"

"Anlamalıydık hala inceciksin karnın bile şismedi"

"Çıkarmısın geçicem"deyip odadan cıktım

Dışarı cıktığımda Annemler gitmişti. Nereye gitti bunlar?

Telefonuda evde unuttum. Ee mecbur kapıyı calmak zorunda kaldım.

Salondaki masanın üzerinden telefonumu alıp annemi arayacakken cüneyt konuştu

"Ben söyledim gitmelerini Onları böyle üzmeye hakkın yok. Eğer ara vermek istiyosan ben giderim Bade"

"Gerek yok burası senin evin gitmesi gereken benim"

"Başlattırma evine" dedi

"Seni bu kadar çok severken aynı zamanda nasıl bu kadar nefret edebiliyorum bilmiyorum"dedim

"Sana bağırmamın sebebi Atakan olucak o patates kafalı pezevenk"dedi

"Bitmis gitmiş bi olaya bu kadar takıntı yapman gereksiz"dedim telefonla uğraşırken sonrada devam ettim.

"Hem ben senin ingilizceciyle kırıştırmana bişey dedim mi zamanında?"

"Nerden nereye geldin yine Bade"

"Ordan buraya geldim. Cüneyt ben sizi öpüsürken bile gördüm bana hesap sormayı kes"dedim sinirlenmiştim ayağa kalktım.

"Sen bizi ne zaman öpüşürken gördün?"

"Sana ilk aşık olduğum zamanlar ama sesimi çıkarmadım neden? Çünkü senin onu sevdiğini sandım beni değil onu ve uzaktan çok güzel gözüküyordunuz biliyo musun?"dedim telefonu yere fırlattım

"Senden nefret ediyorum Cüneyt Demirkan"

Gelip ellerini iki yanıma koydu

"Sakin ol şuan sinirlisin biliyorum ama o kadın tam bi sacmalıktı o zamanda o öpmüştü beni ben hiç bir zaman ona aşık olmadım."

"Ne yani o öptü diye gidiyim kapısına mı dayanıyım sen benim ilerde kocam olucak adamı nasıl öpersin diye saçlarını eline mi veriyim bunu mu istiyosun CÜNEYT?"

Yeni Edebiyat ÖğretmenimBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!