29

3.9K 463 155
                                        

Genç çift güne erken başlayarak ettikleri sessiz kahvaltının ardından odalarına geri dönmüşlerdi. Chan üstünü giyerken ağzında diş fırçasıyla Felix geldi. "Beni de bırakır mısın?"

Chan gömleğinin düğmelerini iliklemeyi bitirmiş aynadan görüntüsüne bakıyordu. "Nereye?"

"Jisung'a." 

"Tabii, olur."

Felix ağzındaki köpüğü umursamadan kocaman gülümsediğinde Chan da gülmüştü. "Hazırlanıyorum hemen."

Dakikalar sonra ikili arabaya yerleşmişti. Felix emniyet kemerine uzandığı sırada konuştu. "Ben de araba almak istiyorum. Sürekli seni uğraştırmak ya da acil bir şey olduğunda taksi beklemek istemiyorum."

Chan bahçe kapısından çıkarken onayladı Felix'i. "Beni uğraştırmıyorsun, uğraştırmayacaksın ancak madem istiyorsun bakalım yakın zamanda."

Felix gülümseyip radyoya uzandı. Kulağına dolan ritim onu hazırlıksız yakalamıştı. Gözlerini kapatıp eşlik etti. 

seni sevmek beni tatmin ediyor
seni kucaklamaktan hoşlanıyorum
ve seni uyutmaktan
büyülü bir şey
seninle baş başa olmak
seni gülümsetmek

her şeyimi verirdim
hep bu kadar zarif

ve hep burada olmak için
tüm güzelliklerin arasında
seni sevmeme izin ver
kendini bana teslim et

seni yüzüstü bırakmayacağım
seninle yaşlanmak istiyorum

hoşlanıyorum, sana bakmaktan
her hareketin
 benim zaafım
sana değer vermek bir zevk
seni hiç unutmamak
zamanımı sana vermek
seni yüzüstü bırakmayacağım
seninle yaşlanmak istiyorum
seni öpmek istiyorum
seninle vakit geçirmek
sırlarını tutmak
her anınla ilgilenmek
sana sarılmak
seni beklemek
sana tapmak
sana sabır göstermek*

Felix şarkının tekrar eden nakaratında gözlerini araladı. Şayet şarkıyı gözleri açık söyleseydi göz pınarları dolmadan durmayacaktı, biliyordu. Chan ise istemsizce birkaç sene öncesindeki anılarına gitmişti. 

Hyunjin her zamanki gibi Minho ile uğraşıyordu. Jisung'a açılmak için fikir alması komik gelmişti. Chan, Seungmin ve Changbin ise sessizce ikilinin atışmasını izliyordu. Minho pes etmişçesine kendisini koltuğa bıraktığında mırıldandı. "Yok işte. Beş alfa bir işi beceremiyoruz gerçekten."

"Zaten Jisung senden hoşlandığını yüzüne bağıra bağıra söyledi, niye daha uğraşıyorsun?" Bu cümle elbette en büyüklerinden gelmişti. 

Seungmin yüzünü buruşturup abisinin koluna geçirmişti. "Hadi ama! Saçmalama!  Herkes özel hissettirilmek ister. Bir karşılığı olduğu gözüne sokulsa bile."

Hyunjin kapının çalmasıyla tartışmaya devam eden kardeşleri dinlemeden ayaklandığında gelenin Minho'nun kurtarıcısı olacağını biliyorlardı. Evin omega ebeveyni kapıyı açtığında Hyunjin salon kapısında karşılayabilmişti ikizini. Küçük omegası okuldan gelmişti, kocaman gülümseyerek kollarına atılmıştı. "Ben geldim Jinnie!" 

Hyunjin minik bedeni sıkıca sararken gülümsedi. "Hadi ya? Ben daha yoldasın diye düşünmüştüm." Felix kaşlarını çatarak kardeşine vurduğunda Hyunjin'in gülümsemesi kıkırdamaya dönmüştü. "Ah! Yavaş Lix. Öldüreceksin beni. Hyunjin ikizinin omzuna kolunu atıp salona ilerledi. "Hyung, kurtarıcın burada." 

Chan ikizlerin haline gülümsemekten kendini alamamıştı. Minho, Felix'i görmesiyle ayaklandı. "Lixie! Yardımına ihtiyacım var, beş alfa bir omega etmiyoruz, inanır mısın?"

ikigai | chanlixHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin