İçerik Kurallarımızı güncelledik.
Hikâyeleri güvenli bir şekilde paylaşmaya devam etmek için en güncel kuralları inceleyin.

-paranoid-

563 91 57
                                        


internetim olmadığı için hemen yayınlayıp gidiyorum...

sizi seviyorum, kendinize dikkat edin, yorumlarınızı ve önerilerinizi bekliyorum ✨

---

"Aslında ben aileniz ile konuştum."

Ailem? Hangi ailem ile konuşmuştu?

"Sizi tekrardan sıkmak istemiyorum, merak ettikleriniz anneniz ve arkadaşlarınız size anlatacaktır."

Ah doğru, annem ve arkadaşlarımdı benim ailem. Ya da arkadaş olarak görmek istemediğim kişi.

"Ama tabii siz toparlandıktan sonra burada olacağım. Hastamızı fazla yormayın, tekrardan geçmiş olsun."

Geçmiş miydi gerçekten? Bir umut geçecek miydi?

"Çok teşekkürler Doktor Bey. Peki ben size bir şey soracaktım? Şey işini..." Annem doktorla beraber dışarıya çıkıp kapıyı da arkasından kapattığında açmak için hevesli olmadığım gözlerimi kapattım. Odayı hafif bir uğultu kapladı.

Uyandığımda odada yalnızca Heeseung vardı. O da uyuyordu zaten. Yaklaşık bir yirmi dakika sonra odaya Jay ve Jungwon girmiş, uyanık olduğumu gördüklerinde de şaşkınlıkla geri çıkmaya çalışmışlardı. Jay'in "Pardon, rahatsız ettik. Yat uyu sen." demesine karşın hafif bir tebessüm etmiştim. Arkasındaki Jungwon ne olduğunu anladığında onu ittirip içeriye girerek "İyi misin sen ya? Bunu bekliyoruz ya biz zaten manyak." demişti.

O an pek bir şey düşünemiyordum zaten. Duvardaki saatten gördüğüm kadarıyla akşam olmuştu ve en son gözlerimi kapattığım zamanda da akşam olduğunu hatırlıyordum. Buna rağmen ne kadar zamandır uyuyor olduğumu sormadım, onlar da söylemediler zaten. Yüzlerinden rahatladıklarını görebiliyordum, Heeseung sonradan diğerlerinin ona bağırmasını sağlayacak bir şekilde üzerime atlamış, Taehyun ise hemen gelip karnemi elime tutuşturmuş bir de benim yerime uğraştıklarını söylemişti. Tüm bunlara rağmen annem gergindi. Ne olduğunu deli gibi merak ettiğimi biliyordu, soracağımı da hissediyordu. Yüzüme dahi bakmıyor, yalnızca birkaç şükür mırıldanıyordu. Ben de onu şimdilik boşverip yalnızca bir kişiye yer veriyordum zihnimde.

Şu an odada olmayan ve nerede olduğunu deli gibi merak ettiğim kişiye.

Aslında bu saatten sonra nasıl olacağını hem deli gibi merak ediyor hem de istemsizce korkunun bedenimi sarmasına izin veriyordum. Zaten yakın değildim ona. O zamanın aksine başına bela açan birisinin yanında durmak istemezdi. En azından o istese bile ben bir süre de olsa adam akıllı yüzüne bakabileceğimi sanmıyordum. Yine de tüm bunlara rağmen merak duygumu bastırmak zor geliyordu. Başta eğer ciddi bir durumu olsa söyleyeceklerini düşünerek sessiz kalmıştım yalnız şimdi buna devam edemeyecektim. Kendi aralarında konuşan arkadaşlarıma bakıp ağzımdaki maskeyi indirdim. Henüz konuşmamış olmama rağmen hepsinin bakışları bana çevrilmişti. Konuşmadan önce sesimin çıkmamasından korkup boğazımı temizledim. " Yeonjun nerede?"

Bana umutla bakan gözleri bir bir solduğunda Heeseung sinirle yanıma gelerek maskemi geri takmamı sağladı. "Sağol işte ya biz de iyiyiz. Sen burada ölürken bir yerlerimizden ter aktı falan." Biraz alay ve kırılmışlık ile lafı değiştirmesine takılmayıp tekrardan maskeyi çıkarmak istediğim zaman hemen durdurdu beni. "Tamam, tamam dur. Yeonjun sen uyanmadan önce buradaydı."

"Bir şeyi yoktu zaten. İyiydi."

"Evet, evet ben de görmüştüm iyiydi."

Hepsinin geçmiş zaman ekiyle konuşmasına elbette takılacaktım. İyiydi ve şimdi değil miydi yani? Hepsi birbirine bakıp bir anda odadan çıktıklarında çıkmadan önce Taehyun yanıma doğru geldi. "Sen uyanmadan beş saat önce falan iyiydi. Sonra bir anda bayıldı, uyandığında kusmaya falan başladı doktorlar serum vermişti en son. Serum bitmiştir belki şu an dinleniyor-"

SLIDE • beomjunBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin