Oflaya poflaya arka bahceye ilerledim. Öküz kocacığımın yanına

"Bana zoraki koca ayaklarını oynama hiç yakışmıyo"dedim arabaya yerleşirken

"Lan ne zorakisi ben sana demedim mi evli bir öğretmene kimse yavsayamaz ama bekar sanılan bir öğrenciye herkes yavşar hemde rahatlıkla diye"diye bağırdı. Anlaşıldı Cüneyt baya bi kızmıştı. Benim küçük onun büyük olarak gördüğü bu olaya
"Bana bağırma anladım tamam bidaha kimseyle konuşmam hatta japon yapıştırıcısı al birtane onunla yapıştır dudaklarımı açamam bidaha konuşamam işte işine gelir seninde"dedim.

"O dudaklar sadece bana açılsın istiyorum, o dil sadece bana konuşsun,o göz sadece beni görsün,o gamzeler sadece ben güldürdüğümde belirsin istiyorum anlaşılan çok şey istiyormuşum özür dilerim"dedi yine aynı şeyi yapmıştı. Özür dileyerek kenara çekilmişti

"Dileme su lanet olası özürü bende istemem mi cüneyt dediklerini isterim tabiki ama ben bu kadar sıkılmaya alışık değilim bunalıyorum"dedim.

"Tamam fazla ileri gitmiş olabilirim okulda etek boyuna karışmamam gerekirdi haklısın ama o lavuk hangi hakla bak aklıma gelince hala deliriyorum"dedi yumruğunu sıktıgı elini ellerimin içine aldım.

"Bitanem benim o benim sadece arkadaşım ve öyle kalıcak hem ben evli birisiyim kimse yavsayamaz bana sen merak etme"dedim gülerek ee artık ortamı yumuşatmalıydım. Aksi halde Bu konuşmanın sonu iyiye gitmeyecekti.

"Seni çok seviyorum Bayan demirkan hep sevicem her nefesimde son nefesimde"dedi
Biz niye düzgün bir kavga edemiyorduk. Hemen barışıp eskisindende iyi oluyorduk aman neyse nazar değmesin

"İlk sözümde son sözümde bu yüzüğü taşıyacağıma söz veriyorum canımın içi"dedim.

"Söz sana kadın bendende"dedi gülümsememe sebep olmuştu.

"Eve gitmeyelim ya hocam"dememle gülümseyişi katlandı.

"Nereye gitmek istersiniz bade hanım?"dedi. Şoförümde oldu artık

"Acıktım ben yemek yiyelim"dedim huysuz cocuklar gibiydim sözde buraya cüneyte hesap sormaya gelmiştim.

Ama onu görünce böyle bir isteğim kalmadı.

Sabah erken kalktığımdan mı olucak ney o kadar çok uykum vardı ki burda bıraksalar uyur kalırdım.

"Uykun varsa alıyım evde yeriz güzelim"dedi cüneyt gelmiş olucaz ki böyle söylemisti

"Gerek yok hayatım hem uykum açılır biraz burda yiyelim"deyip arabadan indim.

Ne yemeye getirdi şimdi bu beni? Burası neresi değisik bir dekora sahip restoranta girdik

Oturduğumuz masaya Cüneytin deyimiyle usta geldi

"Usta bize ordan 2 porsiyon bol acılı adana dürüm fiseklesene"dedi fişeklemek? Ben söylesem emindim dalga geciceğine

"fişeklemek nedir ya?"dedim gülmemek icin zor tutuyordum kendimi

"Ee hayatım her yerin kendisine göre konusma tarzı var burda tutup adama 2 adana pişir mi diyiyim Bade?"deyince kendime engel olamayıp bastım kahkahayı

Masaya gelen adanalar insanın iştahını kabartıcak türdendi. O an nasıl bir açsam dürümlere saldırdım. Saldırmamla mağlup olmam bir oldu.

"Cüneyt dünyadaki bütün acıları bunun içine mi bastılar şırıngayla?"dedim

"Acı mı geldi aşkım ben çok acı severim acı iyidir alışsan iyi edersin"dedi

"Ne acı gelicek be ben bikerem çok severim acıyı"dedim. Ve yine mal huyumu yaptım.

"Ooo kimin karısı hadi sogutma ye"dedi demesine de nasil yiyeceğim be çok acı

Bi ısırık daha alınca gözümden yaş geldi. Hay senin ısmarlayacağın yemeye cüneyt ya

"Şu huyundan vazgec dosdogru söyle bişeyi iyi mi yaptığını sanıyosun al seninki bendeydi bu tatlılık nedir ya midem bulandı"deyince benim tepe attı.

"İki saattir niye bana iskence yapiyosun cani koca"deyip onun ısırdığı yerden koca bi ısırık aldım.

Yemegimiz bittiğinde birer fırın sütlaç yedikten sonra kalktık

"Öküz gibi yedim yine"dedim.

"Ben acı yemeyene yedi demem Bade demirkan"dedi

"Hergün senin acı bi tane sözünü duyuyorum varsın yemiyim yemek olarak"dedim

"Oo kocaya laf sokmak ha ben bunun acısını okulda çıkartırım"dedi gülerek arabadan indik. Çantada anahtarı ararken telefonum çaldı

"Anneciğimmm"diye sevincle hönkürdüm.

"Selam söyle "dedi kısık sesle kapıyı acmaya calisan cüneyt

Annemler haftasonu bizi davet ediyordu. Bende kabul ettiğimizi söyledim

Koltuğa öyle bir atladım ki öyle bir atlama yok

"Hoop yavaş ilgeyle berkeyi düşürmeye mi çalışıyosun?" dedi ilgeyle berkeymiş.

"Anca onlar zaten"dedim kısık sesle nasıl bir kulak varsa duymuş Başladı şairliğini edebiyatını konuşturmaya

Karım;
Sana bişey sormam lazım.
Bu gün biz tanışalı 2 sene oluyo.
Yani 730 gün , yani 43800 saat .
Yani ben bu kadar süredir senin adınla nefes alıyorum.
Senin adınla büyütüyorum bahçedeki papatyaları.
Senin kokunla dalıyorum en tatlı rüyalara.
Ve en önemlisi seni seviyorum bu süre zarfında.
Neyse , benimle bir ömür beraber olmaya ,
Mutlulukta , sağlıkta , hastalıkta , iyi günde , kötü günde ,
Gerçi ben varken sana bişey olmaz da !
Adet böyle.
Kırlarda koşmaya , alıcağımız yazlığın bahçesindeki hamakta beraber yatmaya.
1,2 ay'a kadar gecenin saat bilmem kaçında 1 bebek sesiyle uyanmaya.
Arada birde olsa tartışmaya.
Sonra kavganın ortasında kafama tabak fırlatmaya.
Akşamına hiç bişey olmamış gibi yine beraber uyumaya.
Benim eve gelmemi beklerken en sevdiğim yemekleri yapmaya.
Hafta içleri 'ilge'yle 'berke'yi okula bırakmaya.
Kuaför , alışveriş , meyve , sebze derken kredi kartımın limitini doldurmaya.
İşten geldiğimde oha !
Ayaklarını yıka öküz ! Demeye.
Sonra yine 3 tabak makarnayı ağzıma çatalla beraber tıkmaya.
Sana her sinirlendiğimde duvara attığım yumruk seslerini duymaya.
Özel günlerimizde dışarda beraber gönlümüzce eğlenmeye.
Haftada 1 , 2 kez annen ve annemleri ziyaret etmeye.
Olurda senden önce gidersem bu dünyadan.
Beni manzaralı bi yere defnetmeye.
Ama yinede bi damla gözyaşı dökmemeye.
Ne olursa olsun hakim bey ben boşanmak istiyorum ! Dememeye.
Erkek arkadaşlarımla buluştuğum sıra.
Bak çok içme evede erken gel gibi nasihatler vermeye.
Çocuklarımız büyüyüp evlencek yaşa geldiğinde kaynana olmaya .
Torun sahibi olduğunda tontiş bi annane yada babanne olmaya.
Şu ufaklıklar bana baba derken sana anne demelerine.
Çok uzattım biliyorum.
Daha nice beraber şeye işte.
Benimle olmaya var mısın?
Çocuklarımın annesi
Rabbimizin izin verdiği kadar yol arkadaşım olmaya, kızdığında saçımı sana süpürge ettim demeye ömürlük beni sevmeye var mısın Bade DEMİRKAN

Yeni Edebiyat ÖğretmenimBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!