-Bu metin Hope Skyheart'ın seyir günlüğünden alıntıdır.-

Seyir günlüğü. Girdi no. 821. 21 Nisan 2396.

Radyoaktif çölün üzerinden geçiyoruz. Yolu yarıladık sayılır galiba.

Cidden buralar cehennem gibi sıcak.

Bir grup gezici tüccar tarafından özel koruma olarak tutulduk. Adrian şehrinden Dreadhold'a. Beş adam artı büyükçe bir canlı mal taşıma ünitesi. Müşteriler pek tekin değil ama paramı aldığım sürece benim açımdan sorun yok. Hem milletin polisliğini yapmak bana mı düştü.

Gün olaysızdı. İki defa etrafta gezen Neon devriyeleri yüzünden mola vermek zorunda kaldık. Herifler heryerde. Sanırım ikincisinde bizi gördüler.

Gerçi görselerdi şu an karababalar etimi kemiğimden sıyırıyor olurdu ha. Neyse.

Bizimkilerin morali şu an gayet yüksek. Her ne kadar çölün ortasında olsak da bolca yiyecek ve suyumuz var. Sadece Bolt'u biraz sıcak çarptı galiba. Trish gayet iyi. Gunther gayet iyi. Matthews gayet iyi. Ben gayet iyiyim.

Girdi sonu.

-

Seyir günlüğü. Girdi no. 822. 22 Nisan 2396.

Radyoaktif çölün üzerinden geçiyoruz. Az buçuk bir yol kaldı.

Gün olaylıydı. Meğer adamların bize verecek nakit paraları yokmuş. Dreadhold'da mallarını satıp öyle ödeyeceklermiş.

Tabi canım biz de salağız.

Adamları öldürdük. Kan kokuları da yakınlardaki bir kum kurdu sürüsünün dikkatini çekti. Öğleden beri onlardan kaçıyoruz.

Kum kurdu dediğim güney çölündeki köpeğe benzeyen kum kurdu değil. Solucana benzeyenler. Tanrıya şükür ki galiba atlattık.

Şu an geçiş bölgesindeyiz. Olmayan bitki örtüsü hafiften yüzünü göstermeye başladı. Ölü müşterilerimizin kargosunun ve erzaklarının da hemen hemen hepsini kurtarmayı başardık. Bolt üniteyi açmak için ölüyor ama ne olduğunu bilmiyoruz. O yüzden yarın Dreadhold'da güzel bir tavernada rahat bir oda kiralamadan açmayacağız.

Trish hafif yaralı. Gunther da. Protezi iyi hasar aldı. Yarın bir kaportacıya göstersek iyi olur. Onun dışında Matthews biraz solgun görünüyor. Bolt ve ben de iyiyiz.

Girdi sonu.

-

Seyir günlüğü. Girdi no. 823. 23 Nisan 2396.

Dreadhold'a güvenle vardık. Dinleniyoruz.

Çok büyük şeyler oldu. Çok.

Saat öğlen olmadan Dreadhold'a ulaştık ve dediğim gibi güzel bir tavernada rahat bir oda kiraladıktan sonra üniteyi açtık. Tahmin edin ne?

Neon kurdu.

Benimle yaşıt gibi. Kız. Birkaç sayı dışında hiçbirşey hatırlamıyor. Adamlar satıp ödeme konusunda haklıymış sanki. Yani bir Neon kurdunun edeceği paraya ufak bir şehir alabilirsin. Dişiyse büyük bir şehir. Bir Cygnus etmez ama.

Ama onu satmayacağız. Sierra'nın vefatından sonra bir kişi eksik kalmıştık zaten. Neon kurdundan da daha iyi takım arkadaşı olmaz sanırım.

Kız daha mühürlenmemiş. Sırtında o garip metal parça yok yani. O yüzden güvenilir. Rahmetlinin ismini de verdik. Sierra.

Konuşmayı biliyor. Bizimle birlikte yaşamayı da havada kabul etti.

Proje E.D.E.N. [Son]Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!