1.Bölüm

4.7K 348 40



1 Hafta Önce....Gece...

Arabanın yavaşlamasından faydalanarak yolcu kapısını açıp, kendisini dışarı attı. Arabanın durduğunu koşmaya başladıktan bir kaç saniye sonra anlamıştı.

Nereye gittiğini bilmeden bir süre koştu. Ciğerleri sıkışmaya başlayıp da nefesinin kesildiğini hissedince, önündeki ara sokaklardan birbirine girdi. O gece şans hiçbir zaman yanında olmadığı gibi şimdi de yanında değildi.

Girdiği sokağın lambaları da yanmıyordu. O karanlığın içinde sığınabileceği ya da saklanıp yardım isteyeceği bir yer aramaya başladı. Ayakkabılarının fazla ses çıkarttığını düşünerek onları çıkartıp eline aldı.

Arkasında duyduğu ayak sesleri yüzünde ne yapacağını bilemeden öylece kaldı. Korkunun tüm bedenini ele geçirdiğini santiminde hissedebiliyordu.

Bulunduğu sokakta sadece iki adet çöp konteynerinden başka bir şey yoktu. Sokağa bakan dükkânların kepenkleri de kapalıydı.

Girdiği sokağın sokak lambalarının yanmamasının talihsizlik mi yoksa şans mı olduğunu kestiremedi. Konteynerlerden birinin arkasına geçip saklanmaktan başka elinde başka bir alternatif yoktu. Yoktu çünkü çıkmaz bir sokağa girdiğini çok geç fark etmişti.

Kendisini zorla alıkoyarak buraya saklanmasına neden olan kişinin sokağın başında durduğunu görünce korkusu arttı. Arabadayken kendisine söylediklerinden başına gelecekleri az çok tahmin edebiliyordu. Lakin yine de ondan kurtulabilmek için bir umudu vardı.

Bir anda arkasına saklandığı çöp konteynerinin hareket ettiğini görünce istemsizce bir çığlık attı. İki eliyle ağzını kapatsa da çok geç kalmıştı. Adam onu saçlarından sertçe tutarak ayağa kaldırdı ve gözlerine büyük bir sakinlikle baktı.

Kim Taeyeon yaşadığı dehşet ve korku yüzünden bakışlarını adamın yüzünden çekmeye cesaret edemiyordu. Adam sadece saniyelik bir anda elindeki bıçağı sertçe kalbine sapladı.

Taeyeon, adamın bıçağı daha derine ittiğini hissetti. Her milimde nefesinin kesildiğini, acının tüm bedenine yayılmasıyla, düşüncelerinin bulanıklaşmaya başladığını ve var olan tüm yaşam gücünü yitirdiğini fark etmişti. Dizlerinin üzerine çökmeden önce adamın yüzüne baktı.

Kendisine gülümsediğini gördüğünde bilincini kaybetmek üzereydi. Adam onu usulca yere yatırarak bıçağı son kez içine itti. Taeyeon yerde son nefesini verirken, adam ayağa kalkarak onu izledi. Bıçağı sapladığı yerden çıkartmamıştı. Nasıl olsa parmak izini bulamayacaklardı. Bu yüzden kızın üzerine bırakmakta bir sakınca görmedi.

Öldüğünden emin olunca eldivenli eliyle nabzını yokladı. Nefes almadığını ve nabzın atmadığını görünce sevinmişti. Geldiği gibi sessizce o çıkmaz sokaktan ayrıldı.

Ertesi sabah cesedi o sokakta bulunan dükkânlardan birinde çalışan temizlikçi bir kadın bulmuştu. Polise de o haber vermişti.

Olay yeri incelemesi devam ederken, Cinayet dedektifi Park Chanyeol ve ortağı Bang Yongguk da olay yerine gelmişti. Adli tıp ekibi incelemelerini bitirdikten sonra Chanyeol cesedin kimliğinin belirlenmesi için adli tıp laboratuvarına götürülmesi gerektiğini söyledi.

Civarda olabilecek tüm deliller didik didik edilmişti. Olay esnasına ne bir görgü tanığı vardı ne de olayları kaydeden bir kamera kaydı.

Orada yapacak başka bir işleri olmadığına karar verip Adli tıp laboratuvarına gitmek için yola çıktılar.

********************

TWINSBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!