Alkol Kokusu

42.7K 737 53
                                    

Üzerimdeki kıyafetten bile tiksiniyordum. Caner'in o iğrenç suratı gözlerimin önünden gitmiyor, gitmedikçe midem daha şiddetli bulanıyordu. Nasıl yapabilmişti? Nasıl olmuştu da 3 senemizi kelimenin tam anlamıyla bok edebilmişti?

Burnumu çeke çeke Yiğit'in kapısını yumruklamaya başladım. Hemen açıldı. Hizmetli Ayşe abla kapıyı açarken gülümsüyordu, ama yüzümü görünce cin çarpmış gibi irkildi.

"Lal, kızım..." sözünü kestim. "Yiğit nerede?"

"Yatak odasında. Ama sızıp kaldı"

Ne? 

Hem mezuniyet geceme gelmemiş, hem de içmiş miydi? Harika dedim kendi kendime. Hayatımdaki erkeklerin hepsi bok çuvalı!

Caner'e tam 3 senemi vermiştim. Onun için ölüp bitmiş, üniversite hayallerimi bile ona uygun planlamıştım! Ama pislik herif birazcık içmiş ve kendini başka bir kızın kollarına atmıştı. Bu da yetmezmiş gibi bunu benim bir kaç metre ötemde ki malzeme deposunda yapmıştı!

Ayşe ablayı geçip içeri daldım. Üzerimdeki siyah elbisenin yırtmacını çekiştirip, canıma okuyan topuklu ayakkabıları girişe fırlattım. Bir kaç saniye sonra yalın ayak merdivenleri çıkıyordum.

"Lal kızım, dur bir dakika. Lal!" Duramazdım. Konuşmaya ihtiyacım vardı. İçimdeki nükleer bomba patlamadan önce birisinin onu etkisiz hale getirmesi gerekiyordu. Merdivenleri çıkıp, koridorun sonundaki odaya daldım.

Kapıyı açtım ve Ayşe ablanın neden dur dediğini anladım. Görmeyi beklediğim şey yatağa yüz üstü devrilip sızmış bir Yiğit'ti. Ama beklediğim gibi olmadı. Yiğit'in üzerine abanmış, işi pişirmeye başlayan iki kız piyangodan çıkmışlardı.

Kimse odaya birisinin girdiğini fark etmedi. Kızların elleri Yiğit'in üzerinde gidip geliyor, onun istediği şekilde hareket ediyorlardı. Yiğit'in her zaman sadece duyduğum ününü ilk kez gözlerimle görüyordum.

Kadınları hipnotize edecek bir yüze ve bedene sahipti. Kabul ediyorum Kıvanç Tatlıtuğ'dan sonra gördüğüm en yakışıklı erkekti. Ama bu gün benim mezuniyet gecemdi! Sinirle kapıyı duvarı çatlatacak bir kuvvetle kapadım. Kızlar korkuyla çığlık atıp çekildiler ve sonunda Yiğit beni fark edebildi.

"İşin vardı demek?" dedim, gözlerinin içine içine. "Demek çok önemli bir toplantıydı? O kadar ki benim kep attığımı bile görmene imkan yoktu?" Gözleri, beni beklemediğini belli ediyordu.

"Neler oluyor?" dedi sarışın kızlardan birisi. İkisinin de bebek gibi kusursuz ciltlerine bakmak, Caner'in bunlar gibi bir sarışının bacakları arasına gömülmüş yüzünü aklıma getirdi.

Yiğit doğrulurken "Neden buradasın?" dedi. O hınçla, gözümden akıp gitti bir damla. Hızla sildim.

"Ağlıyor musun sen?" Günaydınlar olsun! Bu herif nasıl olur da benim tek sırdaşım olurdu? Daha halimden anlamıyordu!

Sarışın kızların ilgili dudaklarından zar zor kurtularak "Eğlence burada bitti" diye mırıldandı. Kızlar birer ana sınıfı çocuğu gibi konuşup itiraz ediyor, bana düşmanca bakışlar atıyorlardı.

Titreyen ellerimi yanlarımda yumruk yapıp "Yok yok" dedim. "Siz bozmayın keyfinizi" Hızla terk ettim odayı.

Lanet erkekler!

Hiç biri gerçekten ihtiyacınız olduğunda yanınızda olmazdı. İhtiyaç duyduğumda başımı yaslayacak bir omuz çok mu imkansızdı? Ama yok Yiğit beyin üniversite mezuniyetinde cıvıl cıvıl olan, o Amerika'ya gittiğinde her daim arayıp soran, aşık olduğunda atlatmasına yardım eden bendim!

Kalpsiz #Wattys2015Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin