41 » SARHOŞ

2.2K 184 10

Miribaaaaağğ :D Ağağa çok özür dilerim yine geciktim. 25 gündür yoktum, abooow. Çok sori gerçekten kafamı kırasım var :D Sürekli bir olay yaşadım, yazmak için vaktim olmadı. Çok aksattım bunu biliyorum özür dilerim yaaa :D Ama artık buradayım, sınavlarım bitti bu ay rahatım. O yüzden bölüm eklerim sık sık. Söz :D Sabırla beklediğiniz için sonsuz teşekkürler.

Oy ve yorumlarınızı bekliyorum, görüşlerinizi eksik etmeyiin. Kısa bir bölüm olduğunun farkındayım yüzüme vurmayın sdjdsfg Gelecek bölümü geciktirmeyeceğimin garantisini veriyorum, o daha uzun olur. Çabalarım yani sdjfgd

Multimediada Su'muzun Counting Stars'ı söylerken videosu var. Yani sanki barda söylüyormuş gibi şeyedin hadi anladınız siz jdsgdfjsg

IG ve Twitter hesaplarımdan bana ulaşabilirsiniz. Instagram ve Twitter: (@Sevvy97)

Yazım yanlışlarım varsa kusurumabakmayın lütfen. Bu arada multideki afişi için sahibine çok teşekkürler ^^ Gelecek bölümde görüşürüz, hoşçakalın Xx

--

Uyandığımda hava kararmıştı. Odada yalnızdım. En son yaşadıklarım beynime tüm gerçekçiliğiyle nüfuz ettiğinde titredim. Hızla banyoya dalıp aynadan yansımama baktım. Cildim soluk, gözlerimin altı ağladığım için hafifçe şişmişti. Bakışlarım dudaklarıma kaydığında tiksintiyle öğürdüm.

Hızla suyu açtım ve dudaklarımı parçalarcasına yıkadım. Hızlanan nefeslerim eşliğinde geri çekildim ve kağıt havlu koparıp dudaklarımı sertçe sildim. O pezevengi gebertmek istiyordum! Piç kurusu! O söylediklerinde ne kadar ciddiydi bilmiyorum ama şu an karşımda olsa odunla kafasına kafasına vurur onu gebertir ve katil olurdum yeminle. Bunu Atlas'a anlatmayacaktım. Tamam anlatırsam ağzıma sıçacaktı, biliyordum. Bu yüzden yemiyordu. Ama daha çok ortamı germek istemiyordum. Yaman ile bir daha karşılaşmayacağımızı biliyordum. Zaten 2 gün sonra eve geri dönecektik.

Küçükbakkalköy'de ona rastlayacağımı zannetmiyordum, yani umalım ki öyle olsun.

O salağı düşüncelerimden çıkarttım ve banyodan çıktım. Tam o sırada pansiyon kapısı açıldı ve Atlas içeri girdi. Elinde tuttuğu olta ve diğer elinde taşıdığı kovaya baktım. Bakışları hızla yatakta gezindi ama boş olduğunu görünce başını çevirip bakışlarını banyonun önünde dikilen benim ile buluşturdu.

Ona genişçe sırıttım. "Ooo, uyuyan güzelim uyanmış." Söylediği üzerine dudağımı ısırdım ve koşarak yanına gittim. Elindeki oltayı yatağın kenarındaki girintiye bıraktığında diğer elinde tuttuğu kovanın içine baktım. Balık! Tabii ya,olta, ne bekliyorsun ki Su?

"Bunları temizlemeye ne dersin?" diye bana teklif sunduğunda öfledim. Ya ben beceremem ki, onların organlarını çıkartırken kendimi katil gibi hissederim. Ah hayır. "Yapamam."

"Niyeymiş o?" Atlas'ın tek kaşı merakla havalandı. "Çünkü onları öldürmek istemiyorum." Kıkırdadı. "Zaten ölüler Su." Dudaklarımı büzdüm. "Hadi şunları ayıkla ben de pişireyim, ızgara yapalım ne dersin?" Başımı onu onaylarcasına salladım ve düşüncelerimin büyük bir kısmını kaplayan Yaman'ı zihnimden def etmeye çalıştım.

**

Balıkları tıkındıktan sonra Atlas ile geçen gün gittiğimiz bara gitmiştik. Yine içkiyi fazla kaçırmıştım ve deli gibi dans ediyordum. Atlas her zaman ki gibi orada sap gibi oturuyordu. Benimle dans etmesi için oldukça ısrar etmiştim ama "Ben anlamam." , "Ben yapamam." , "Dans etmek bana göre değil" , "Sevmiyorum." laflarından başka bir şey söylememişti. Bu çocuğu biraz açmam lazımdı benim. Tamam ben de kıvırtarak oyna demiyorum ki burada sonuçta.

Ona bakarak dans ederken bana öpücük attı. Kıkırdadım ve tepside getirilen kokteyllerden bir tane daha aldım. En son çok içtiğimde neler olduğunu çok iyi hatırlıyordum ama buraya gelipte içmemek mümkün değildi. Bir kere yer akıl çeliciydi abicim. Herkes ziftleniyordu, gel de sen ziftlenme.

Bir kez daha elimi gelmesi için salladım ama başını iki yana salladığında ofladım. Sonra şarkı bitti ve herkes bir istek söylemeye başladı. Hızla döndüm ve sahneye koştum. Sahneye çıktım ve şarkı söyleyen adamın kulağına eğildim. "Şarkı söyleyebilir miyim?" diye sordum olabildiğimin en kibar haliyle. Sarışın adam bana memnunca gülümsedi. "Tabii." dedi ve mikrofonu bana uzattı. Genişçe sırıttım ve teşekkür etme gereği bile duymadan gitar çalan adama eğildim. "One Republic Counting Stars." diye onları bilgilendirdim. Adam beni onayladı ve diğerlerine de haber verdi.

Sahnedeki adam dans edenlerin arasına karışmıştı. Atlas görüş alanıma girdiğinde kıkırdadım. "Ne yapıyorsun?" Ağzını oynatıyordu. Muhtemelen deli gibi bağırıyordu ama müziğin sesinden onu duyamıyordum. Mikrofonu dudaklarıma tuttum ve onu umursamadan şarkının girişini söylemeye başladım.

Lately, I've been, I've been losing sleep

Dreaming about the things that we could be

But baby, I've been, I've been playing hard,

Sitting, no more counting dollars

We'll be, we'll be, counting stars.

Normalde sarhoş olmasam asla çıkıp şarkı söyleme gibi bir cesarette bulunamazdım. Ama şimdi sarhoşluğun en büyük darbesini yaşıyordum, etkisi altında olduğum sarhoşluğuma daha sonra sığınacağımı biliyordum.

Az önce sahnedeki adam bir mikrofonla sahneye çıktı ve devam etti. Ona katıldığımda Atlas sinirden köpürüyordu.

Hızla sahneye geldi ve beni bileğimden tutup çekiştirdi. Mikrofona, "Ne oldu?" diye konuştuğumda etraftaki insanlar kıkırdadı. Adam şarkıya devam ediyordu. "Atlas dursana bir ya." Atlas elimdeki mikrofonu alıp fırlattığında ağzım açık kaldı. Hiddetle beni çekti. "İn şuradan!" diye bağırdı. Beni rezil ediyordu, farkında mıydı bunun acep? Biri sorsun şu çulsuza.

Atlas beni çevirdiğinde ayağım yamuldu ve sahneden düşerken Atlas'a sarıldım. İkimiz birlikte gürültüyle yere yıkıldığımızda o benim üzerimdeydi ve beni ezmişti. Altında civrem çıkmıştı.

Herkes bize gülerken Atlas burnundan soluyordu. "Çok seksi bir pozisyondayız." dedim kıkırdayarak. "Ama tabii şu ağırlığını kollarına versen çok daha iyi olacak hani?"

Atlas dişlerini sıktı ve kulağıma eğildi. "Seninle sonra hesaplaşacağız!"

AFİLLİ SAÇLARWhere stories live. Discover now