22

4.1K 430 165
                                        

Chan arabayı yeni evinin önüne park ettiğinde yan koltukta oturan birkaç saat önce hayatını birleştirdiği omegaya baktı. Felix kızarmış göz altlarına rağmen hala çok güzeldi. Göz göze geldiklerinde gülümseyip kapıya uzandı alfa. 

Felix sessizce Chan'ın hareketlerini tekrarladı. Bunları yaparken arada dudaklarını büzüştürüyor birbirine bastırıyor hıçkırıklarını tutmaya çalışıyordu. Ailesi ile vedalaşmak çok zor gelmişti. Jisung'un kolundan "Sanki kıta değiştiriyorsun şekillere bak, arabaya binsen 10 dakika sürmeyecek şey için makyajını da bozdun." diye söylenerek çekip ve arabaya neredeyse atarak bindirmesi ile duygusal andan uzaklaşabilmişlerdi. Aksi halde ayrılabileceğini zannetmiyordu.

Tüm bunlar yaşanırken Chan hemen bir adım gerisinde durmuş ve beklemişti, tam olarak anlayamazdı küçük omeganın hislerini. Kendisi çok etkilenmese de omeganın etkilendiği belliyken saygı duymaktan başka seçenek sunmadı kendisine genç alfa.

Kısa törenin ardından yakın arkadaş grupları ile bir yemeğe çıkmışlar ardından da bir locada kendilerince eğlenmişlerdi. İkiz kardeşlerin vedalaşmasına kadar bol kahkahalı vakit iş oraya varınca hüzne boğulmuştu. Hyunjin ikizini kendi arabasına bindirmek istediğinde ise Chan olaya el atarak omegasını arabaya bindirmişti. 

Şimdi ise buradalardı, yeni evlerinde. Felix, Chan'ın kapıyı açmasını izledi. İçeri girdiklerinde yerdeki gül yaprakları ile kaşlarını çattı Chan. "Bu da ne böyle?" Felix de ondan farklı değildi. Şaşkınca mırıldandı. "Evin anahtarı kimde var ki?"

Alfa elini alnına vurdu. "Minho. Eh, Minho da varsa Jisung'da var kabul edebiliriz." Omegayı aydınlatmak için devam etti. "Sabah takımın kol düğmelerini unutmuşum, Minho'ya anahtarı verdim alsın diye de o sıkışıklıkta ne ara böyle bir şeye kalkıştılar, orasını bilmiyorum."

Felix kafasıyla onaylayıp içeri devam etti. Güllü yol, üst katı işaret ediyordu. Adımlarını atarken söylendi. "Buraları hep onlara temizleteceğim." 

İkili ebeveyn odasına girdiklerinde Felix dilini ağzının içinde gezdirdi. "Sen.. Sen, acaba dalgın mısın?" Aptal mısın, diyememişti omega. "Kol düğmeni falan unutmamışsın. Seni kandırmışlar. Unutmuş olduğuna, şuraya bak.. Gerçekten.. Kafasında patlatacağım şu balonları."

Odada tabiri caizse adım atacak yer yoktu. Her yer kırmızı balonlar ile doluydu, yerdeki balonların arasında yıldız detaylı balonlar da bulunmuyor değildi. Kafayı biraz yukarı kaldırdığınızda ise yine aynı renk uçan balonlar ile karşılaşıyordunuz. Yatağın üzerinde ise yol boyunca onlara eşlik eden güller hariç üç hediye paketi vardı. 

Felix yerdeki balonları tekmeleyerek yürürken alfa kıkırdadı. Bu Felix'in de gülümsemesine neden olmuştu. Paketlerin içinden ne çıkacağından emin değildi genç çift. Minho ve Jisung çifti normal düşünmüyordu neticesinde.

Chan, Felix'in ardından yatağa oturduğunda konuştu. "Bence şu an evde bizim halimizi tahmin edip kahkahalarla gülüyorlardır." Parmağıyla kutuları gösterdi. "Risk alıp açmalı mıyız?"

Felix kararsızlıkla baktı kutulara. "Eninde sonunda görmeyecek miyiz?" Chan'ın eli ilk paketi bulduğunda Felix ona dönerek karşılıklı oturmalarına sebep oldu. Avuç içi terliyordu omeganın. Arkadaşının sınırı yoktu. Paketin içinden çıkan siyah takımla rahat bir nefes aldı. "Bu çift geceliklerinden sanır-" Chan'ın çıkardığı gömlek-eşofman ikilisinin ardından gömlek elbiseyi görünce cümlesini tamamlayamadı. 

Chan elindeki sateni işaret ederek "Dokusu çok güzel." dedi. İşleri gariplikten kurtarmaya çalışırken daha garipleştirdiğini cümlesinin bitmesiyle fark etmişti. Boğazını temizledi. "Neyse. Devam edelim." Yeni paketi eline aldığında içinde hareket edenlerle mırıldandı. "Ne ki bu?" 

ikigai | chanlixHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin