24 💒

16.3K 1.5K 173
                                    

Keyifli okumalar

"Peri." diye şaşkınca konuştu Tuğkan abi.

Gözlerimi kapattım. Lütfen, bu bir rüya olsun.

"Eren." dedi Taner abi.

Kesinlikle bir rüya değildi. Dudağımı kemirmeye başladım.

"Burada ne işiniz var?" dedi sinirle Tuğkan abi. Bende bilmiyordum.

Gözlerimi kaçırdım ve ayakkabıma bakmaya başladım. "Peri." diye bağırınca korktum ve bir anda Tuğkan abiye baktım.

Arkama bakmadan koşarak buradan uzaklaşmak istiyordum.

Gözüm elindeki baklava poşetine kayınca gözlerim büyüdü. Tekrar gözlerine bakınca, gözlerinde hayal kırıklığını gördüm. "Açıklayabilirim." dedim panikle. Neyi açıklayacaksam? Her şey ortadaydı.

"Bende, en güzel baklavayı bulmak için dolanıyordum. Karşılaştığım ne iyi oldu. Sen seçersin."

Gözlerim doldu. Ne halt yemiştim?

"Abi tamam." dedi Mert abi ama Tuğkan abi bileğimi tutup ilerlemeye başladı.

Çok hızlı yürüyordu. Bir yandan konuşuyordu ama anlamıyordum. Arabanın önüne gelince kapımı açtı ve binmemi bekledi. Ama ben inatla ona baktım. "Özür dilerim."

"Bin arabaya."

Dudağımı büzüp arabaya bindim. Poşeti kucağıma verince, ağlayasım geldi.

Arabaya binince bana bakmadan arabayı çalıştırdı. "Emniyet kemerini tak." İkiletmeden dediğini yaptım. Kimseyi beklemeden yola çıktık.

Çok hızlı kullanıyordu. Ama korkudan bir şey diyemiyordum.

Kısa bir sürede eve gelince, hızlıca arabadan indi. Ben ise yavaş hareket ediyordum. Arabadan inince yine bileğimi tuttu ve eve ilerlemeye başladı. Dış kapıyı çaldığı anda diğer arabalarda geldi.

Kapı açılınca hızlıca içeri girdik.

Salona girince herkesin burada olduğunu farkettim.

Annem şaşkınca bize bakıyordu. "Gelir gelmez, yanına mı gittin." dedi annem sırıtarak. Keşke öyle olsaydı. Elimdeki poşeti sıktım.

"Evet, hatta o kadar duramamış ki, yanımıza kadar gelmiş." dedi Tuğkan abi.

"Nasıl yani?" dedi annem safça.

Diğerleri de salona girince, Mert abi konuştu. "Ne oldu anlatın bakalım."

Tuğkan abi beni bırakıp biraz uzaklaştı.

Biz üç salak ise uzun koltuğa sıralandık. Mert abi kısaca olayı anlatınca, Araz'a sokuldum. O da kolunu arkaya uzatıp, beni kendine çekti.

"Kızım kafayı mı yediniz?" Belli değil miydi?

"Benim suçum." dedi Eren. Gözlerim büyüdü. Araz ile aynı anda konuştuk. "Hayır, benim."

"Sanki iyi bir şey yaptınız." diye konuştu dayım.

"Niye çıktınız ki?" dedi Gülcan teyze.

"Sıkıldım." dedi Eren. Araz ise onu düzeltti. "Sıkıldık."

"Yani bizi kontrol etmek için gelmediniz?" dedi Uraz abi.

Kaşlarımı çattım. "Sizi niye kontrol edelim ki?" dedim.

"Onu polise götürdüğümüzden emin olmak için."

"İyi de Tuğkan abi götüreceğini söyledi, niye takip edelim?"

Peri KızıHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin