23 💒

17.6K 1.4K 229
                                    

Keyifli okumalar

Yastığa kafamı bastırmam ile kaşlarımı çattım. Bu kadar sert olamazdı.

Yine umursamadan uyumaya devam ettim. Ama saçımın okşanması ile irkildim. Doğru ya. Tuğkan abi.

"Günaydın."

"Uyanmadım ki."

Kısık gülüşü geldi. "Yanlış anlamışım."

"Kahvaltıya bizi bekliyorlar ama."

Daha çok sarıldım Tuğkan abiye. Oyuncak ayıma sarılıyor gibiydim. Ama onun bunu bilmesine gerek yoktu.

"Benim kahvaltımdan sonra, bana ihanet mi edeceksin?"

Kahkahası geldi. "Bu lafın üstüne diyeceğim her şey, yüzdemi etkiler."

Kıkırdadım. "Doğru yoldasın."

Odanın kapısı açıldı. "Hâlâ uyuyor mu?" dedi annem.

"Evet." dedim.

Annem güldü bu sefer. "Tuğkan'ı da kendine benzetme."

Kaşlarımı çatıp kafamı kaldırdım. "Bu onun için bir lütuf."

İkisi aynı anda güldü. Hızla Tuğkan abiye baktım. "Komik mi, git yanımdan." deyip onu itmeye çalıştım. Ama bir santim bile ilerlemedi.

"Senin kadar mükemmel olamayacağım için güldüm."

Gözlerimi kıstım. "İnandım say."

Alnımdan öptü. "Kalk hadi."

Omuz silktim ve yastığa koydum başımı. "Onun anlayacağı dilden konuşman gerekiyor." dedi annem.

İşte şimdi korkmaya başladım. Kim bilir ne yumurtlayacaktı? O yüzden beklemeden ben konuştum. "Dün gece  bıçaklandım, niye üstüme geliyorsunuz?" dedim ve dudağımı büzdüm.

Dün gerçekten çok korkmuştum ama o ruh halinden çıkmıştım. Tuğkan abi ile uyumamın büyük etkisi vardı bence. Ama bunu da bilmesine gerek yoktu.

Tuğkan abi saçımı okşamaya başlayınca sırıtmamak için yanaklarımın içini ısırdım.

"Peki ben bunu yer miyim?"

Anneme şirince baktım. "Tuğkan abi yedi, bizi yalnız bırakır mısın?"

Tuğkan abinin eli durdu. "Kullandın mı beni?"

"Bu yanlış bir tabir."

Annem güldü. "Tuğkan, bizi biraz yalnız bırakır mısın?"

Gözlerim açıldı. "Beş dakika içinde gelmezsem, polisi ara."

Annem gözlerini devirdi. Tuğkan abi sırıttı ve başımın üstünü son kez öpüp odadan çıktı.

Oturur pozisyona gelince annem yanıma oturdu. Elimi tuttu. "İyi misin?"

Gülümsedim. "Tabiki, az önce şaka yapıyordum."

Ama annem hâlâ ciddiydi. "Dün olanlar," sözünü kestim. "Dün gerçekten çok korktum. Ama uyuyunca geçti. Ciddiyim."

"Yine de bunu yaşamanı istemezdim."

Annemin moralini yükseltmek için göz kırptım. "Dün adamın hâli, benimkimden beterdi."

Annem kaşlarını çattı. "Doğru ya, ben anlatmadım. Kahvaltı da anlatırım. Ama sende adamın kim olduğunu söyle. Kocan hiçbir şey söylemedi."

Annem iyi olduğuma emin olunca anlatmaya başladı. "Bu adam eskiden Tuğkanların sağ kolu gibi bir şeymiş. Dediklerine göre uyuşturucu batağına düşmüş. Kullandığı yetmezmiş gibi birde satıyormuş.  Onu o bataktan çıkarmak için çok uğraşmışlar ama vazgeçememiş. Onlarda mantıklı olanı yapıp kovmuşlar. Ama adam yetimhane de büyüdüğü için Hamza amcayı babası gibi görüyormuş. Kovulunca çıldırmış. Daha önce de böyle girişimlerde bulunmuş."

Peri KızıHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin