18 💒

18.9K 1.3K 112
                                    

Keyifli okumalar

Banyo yapmak, dünyadaki en iyi aktivitelerden biri olmalıydı. O kadar uykum olmasına rağmen, kendimi çok dinç hissediyordum.

Yüksek bel, bol paça kotumu giymiştim. Üstüme ise göbeği biraz açık, lila bir tişört giymiştim.

Saçlarımı kurutma gereği duymadan, küçük renkli tokalar ile önüme gelmesini engellemiştim.

Ayağıma her zamanki beyaz spor ayakkabılarımı giyecektim. Yanıma ise mini mor sırt çantamı alacaktım. İçine lazım olabilecek her şeyi koymuştum.

Büyük bir valiz hazırlamıştım. Kararsız biri iseniz beni çok iyi anlardınız. Valizimde tişörtüm gibi lilaydı. Bu küçük ayrıntı beni mutlu ediyordu.

Dalaman'a kadar araba ile gidecektik. Dedemler Hamza amcalar ile gidecekti. Arabayı Hamza amca kullanacaktı.

Aslında dedemler kendi arabası ile gidecekti ama arabanın kaç gün orada kalacak olması mantıklı gelmediği için, Hamza amca teklifte bulunmuştu. Neyseki dedem, Tuğkan abiyi sevmese bile Hamza amca ile baya iyi anlaşmıştı.

Anneannem ise Gülcan teyze ile komşularından daha iyi anlaştığına emindim.

Dayımlar ve teyzem ise Mert abi ile gidecekti.

Geri kalanlar ise kendi aileleri ile gidecekti. Onlar zaten arabayı Dalaman'da kiraladıkları için arabaları geri bırakacaklardı.

Aynı şey bizim içinde geçerliydi. Bizde Tuğkan abi ile gidecektik.

Annem, açık olan kapıdan kafasını uzattı odaya. "Hazır mısın?"

"Bilmiyorum, bir şeyler unutmuş gibiyim."

Sırıttı ve yanıma geldi. Elimi tutup yatağıma oturttu.

"Telefon."

Kafamı salladım.

"Cüzdan ya da kimliğin."

Tekrar kafamı salladım.

"Düğünde giyeceğin elbisen."

Gözlerimi devirsem bile dolaba ilerledim. Böyle bir aptallık yapmış olamazdım.

Annem güldü bu halime. Neyseki almıştım. "O da tamam."

"Kulaklık ve şarj aleti."

Bir elim dolabın kapağında kafamı salladım.

"Bunun dışında unutacağın her şeyi orada da halledebiliriz."

"Gerçekten içimi rahatlattın." dedim gözlerimi kısarak.

Annem kafasını iki yana salladı. "Bence gayette yardımcı oldum."

Annemin gözü boynuma kaydı. Ardından gülümsedi. "Kolyeyi çok sevmiş gibisin."

Elim istemsizce kolyeme gitti. Omuz silktim. "Hediyeleri çok severim."

Annem tabi tabi dercesine kafasını salladı. "Öyle tabi ama bunu daha çok sevmiş gibisin."

Gözlerimi devirdim. "Bunu mu tartışacağız?"

O hâlâ sırıtırken bende sırıttım. "Sen asıl Mardin'de ki akrabaları düşün. Burada her şey sadeydi ve en önemlisi az kişiydi. Gülcan teyze sabah kahvaltı da, Mardin'in en büyük düğünü olacağını anlatıyordu."

Annemin gülen suratı dondu ve eş zamanlı olarak gözleri büyüdü. "Şaka yapıyorsun?"

Şaka yapıyorum dememi bekliyordu. Ama bende sabah öğrenmiştim. Tamam, kalabalık olacağı çok belliydi ama Gülcan teyze öyle bir anlatmıştı ki ben bile ne ile karşılaşacağımı bilmiyordum.

Peri KızıHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin