Bakıciley! Yeni Juzzy hikayelerime bakarsanız sevinirim ❤❤

Bazen düşünüyorum; yaptığım her şeyden pişmanlık duyup geri dönmek için takla mı atacağım? İşi hiç olmadığı kadar karıştırıp çözemeyince ağlayacak mıyım?

Polisler; Justin'in ifadesi için başka polis göndereceklerini söylemiş ve odadan ses kaydıyla hızla ayrılmıştı . Şimdi, her şeyi açıklamak için en fazla on beş dakikam vardı.

Koşarak bizimkilerin yanına gittim. "Jack ve Katarina, benimle gelin!"

Yüz ifadeleri endişeye büründüğünde Justin'in odasında gerçekleşecek sözlü bombaları hayal ediyordum. Neyse ki, kendimi kanıtlamak için ses kaydının kopyası vardı.

Aceleyle odaya girdiğimde Justin uyanıktı. "Miley, neyin var?"

Birazdan olacaklar zihnime bir çığ gibi düşerken göz yaşlarıma hakim olamadım. "Lanet olsun! Zamanımız yok."

Derin bir nefes alıp Katarina'ya ve Jack'e oturmalarını söyledim. "Bebeğim, gel buraya."

Justin, üzgün bir şekilde beni yanına çağırırken başımı olumsuz anlamda salladım. "Emin ol, duyacaklarından sonra istemeyebilirsin." dedim ve bakışlarımı üçü arasında dolaştırdım. "Tahminen on beş dakikam var."

Yüzümü ovalayıp devam ettim: "Justin, sana katilim yüzünden Maine'ye kaçtığımı söylemiştim."

Katarina, bu olayları bilmediği için şaşkınlıkla "Ne?!" diye cırladı.

"Lütfen dinle."

Justin endişeyle beni süzdü. "Maine'de, peşinde mi?"

Başımı aceleyle salladım. "Justin, çok üzgünüm sevgilim. Jaxon... Katilim olabilir." dedim titrek bir sesle. Justin'in kaşları çatıldı, devam ettim. "Seni vuran Jaxon ve asıl hedefi Jack. Onu, fark etmişler ve takibe almışlar. O restoranda hatayla seni vurdu."

Justin kaşlarını çattı. "Miley, Jaxon bu kadar aşşağ--"

Hızla ses kaydını açıp son sese getirdim. "Dün Sally seni görmeye geldi, biliyorsun. Ben senin başında bekliyordum ve yanlış anlamamaları aynı zamanda boşanma işleminin iptal olma ihtimalinden dolayı son anda tuvalete gittim. Yanımda Jack'in çektiği resimler vardı... Girdiğim kabinde Sally'nin Jaxon ile konuşmasını duydum..."

Ses kaydını tekrar başa sardığımda herkesin yüz ifadesi değişmişti. "Jack senden Alabama'ya dönmeni istiyorum. Jaxon anlaşıldığı gibi peşine adamlar taktı."

Jack, stresten titrettiği bacaklarını durdurup küfür etti.

"Justin... Ben polislere Jaxon'ın seni vurduğunu söyledim ve ses kaydıyla kanıtladım. Büyük ihtimal yakalandı..."

Göz yaşlarım çeşme gibi akarken devam ettim. "Söz veriyorum Jack ile buradan gidip Alabama'da kalacağım. Seni hiç olmadığı kadar tehlikeye sokup aileni parçaladım. Justin... Özür dilerim. Neredeyse buraya gelecekler ve senden ifade isteyecekler. Hepsini bu ifadenle sonlandırabilirsin..."

Justin'in gözleri buğulanmıştı ve sonra kapı açıldı. İki polis memuru, Justin'in ifadesi için gelmişti. Dudaklarımı yalayıp Katarina ve Jack'e baktım. Hepimiz dışarıya çıkarken çantamdan zarfı alıp Jack'e verdim.

"Sen gerçek dostsun Jack... Her şey için teşek--"

Jack'in esmer kolları beni sarmaladığında ağlamaya devam ettim. Justin'i ve arkadaşlarımı kaybetmiştim. Herkesi tehlikeye sokmuştum.

Ve belki katilim, Tanrının bana verdiği bir cezaydı; elimdeki herkesi almakla görevlendirilen ceza...

*

Run To Death .:. JileyBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!