3 💒

29.5K 1.5K 213
                                    

Keyifli okumalar

Böyle bir kararı nasıl bana bırakırdı?

Evet desem içim rahat olmayacak, hayır desem yine içim rahat olmayacaktı.

Ama annem onu cidden seviyordu. Annemi tanıyordum.

"Bitirme bu ilişkiyi."

Sözler ağzımdan istemsiz çıkmıştı. Ama annemi üzmek istemiyordum. Hem bu adam eğer kötü biri ise hâlâ vaktim vardı. Sonuçta yarın evlenmeyeceklerdi.

Umarım annem haklıdır ve iyi biridir.

Hâlâ içten içe kötü olmasını isteyen bir tarafım vardı. Çünkü anneminde dediği gibi onu paylaşmak istemiyordum.

Ama onun mutlu olmasını da çok istiyordum.

İğrenç bir döngüye girdim.

"Ciddi misin?"

Annem şaşkındı. Kabul etmeyeceğime o kadar emindi ki.

"Anne, senin mutluluğun asıl her şeyden önemli. Madem onun iyi biri olduğunu söylüyorsun. Bu ilişkiye karışamam."

Annem konuşacakken yine sözü devraldım. "Ama anne eğer seni üzerse yemin ederim ona dünyayı dar ederim. Kimsede elimden alamaz."

Annem gülümsedi. "Biliyorum güzel kızım. Ne kadar korkunç olacağını tahmin edebiliyorum."

Bende sırıttım. Kemerimi çözüp boynuna atladım. "Seni çok ama çok seviyorum."

Annemde kollarını belime sardı. "Ben daha çok seviyorum."

*

Birkaç gün sonra

Bugün Tuğkan kişisinin evine yemeğe gidecektik. Bu ilişkiyi onaylasamda eve gitmek istemiyordum. Çocuğunu paylaşamayan anne gibiydim.

Odamda hazırlanıyordum. Mint yeşili, kısa bir elbise giymiştim. Bol bir elbise olacağı için rahat olacaktım, elbise olduğu için özenli görünecektim. Ayağıma her zaman giydiğim beyaz spor ayakkabılarımı giyecektim.

Saçlarımı ise salık bıraktım. Belime uzanan saçlarım vardı. Saçım ile ilgilenmeyi seviyordum.

Parfümümü sıktım ve hazırdım. Gerekmedikçe makyaj yapmazdım. Bazen yüzümü renklendirmek için birkaç dokunuş yapardım.

Yuvarlak, kahverengi çantamı aldım ve koluma astım. Artık hazırdım.

Odamdan çıkıp annemin odasına girdim. Aynada rimel sürüyordu.

Üstüne bakınca gülümsedim. Ona diktiğim elbiseyi giymişti. Mavi, bileklerinin biraz üstünde biten bir elbiseydi. İnce askıları vardı. Yine melek gibi olmuştu annem.

"Benden önce hazırlanmışsın. Korkmalı mıyım?" dedi ve rimelin kapağını kapatıp masaya koydu.

Her zaman hep geç hazırlanırdım. Annemden önce hazırlanmaya başlasam bile böyleydi. Çok kararsız bir insandım. Sanırım bu yüzdendi. Asla ilk seçtiğimiz kıyafeti giyip dışarı çıkmamıştım.

"Bende anlamadım nasıl oldu bu iş."

Annem sırıttı. "O zaman bu fırsatı kaçırmadan çıkalım evden."

Kolumu öne uzattım girmesi için. Beni bekletmeden koluma girdi ve odadan çıktık.

Kapının önünde ayakkabılarımızı giydik. Annemde beyaz bez bir ayakkabı giymişti.

Evden çıkıp bahçeye çıktığımızda dedemler yoktu. Misafirliğe gitmişlerdi. Yoksa yazın asla evde oturmazlardı.

Böyle güzel havalarda eve tıkılmak saçmalık olurdu.

Peri KızıHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin