18

4.7K 486 110
                                        

Chan arabayı park ettiğinde bakışlarını Felix'e çevirdi. "Erken dönmek istediğine emin misin? Geri gidebiliriz ya da yalnız da bırakabilirim seni?" 

Felix birbirine kenetlediği ellerini ayırıp kapının kulpuna uzandı. "İyiyim gerçekten. Hem halletmem gereken detaylar var."

"Öncelikli olarak dinlen, geri kalan her şey bekleyebilir." 

Felix kafasıyla onaylayıp kapıyı açtı. Geri dönüp sarılmak istese de bunu yapabilecek cesareti yoktu. İçinde kendisi ile çatışan omegasını duymazdan gelecekti. 

Chan, küçük olanın alışamadığı bu haliyle iç çekti. Bir şeyler yanlış gidiyor gibiydi. Bunu bir tahminden ileriye götüremezken ne yapacağı da kocaman bir soru işaretiydi. Parmakları genç adamın kolunu kavradı. "Felix." Parmakları dirseğinden aşağı kayıp yumuşak ve zarif el üzerinde gezindi. "Bundan önce," Gözleri omeganın mührü üzerinde gezindi. "nasıl ki ne olursa olsun konuşmak için buradaydım, bundan sonra da buradayım. Hiçbir şey değişmedi."

Felix yan bir gülüş attı. Hiçbir şey değişmemişti. Zoruna giden bu muydu? Zaten bunun olacağını bilerek girmemiş miydi bu işe? Neden bu kadar ağır gelmişti şimdi? "Biliyorum." Mırıltısı Chan'ın kulaklarını doldurduğunda genç alfa, omegasının titreyen sesini anlamıştı. Kaşları çatıldı. Koltuğun arasındaki kolçağı kaldırıp omegayı kendisine çekti. 

Küçük olan beklenmedik sarılmaya karşılık gözlerini sıkıca yumup boştaki kolunu alfanın beline sarıp tişörtüne tutundu. Derin solukları alfanın feromonlarını hissetmesiyle yavaşlamıştı. Chan kendisini sakinleştirmeye çalışıyordu. En azından beni düşünüyor, diye düşünmekten ileri gidemedi omega.

"Seninle gelmemi ister misin?" Chan ayrıldıklarında sordu. Felix, alfanın sorusuyla güldü, gerçekten gülmüştü.

"Evdekilerden ya da tepkilerinden çekinmiyorum Chan, zaten bir şey demek gibi bir hakları da yok." Bakışlarını alfanın yüzünde gezdirdi. "Gitmeliyim. Görüşürüz." Chan bir anda kendisine yükselen omega ile şaşırsa da ifadesini düz tutmaya çalıştı. Eve girene kadar kendisine bir kez daha dönmeden yürüyen Felix'in gidişini izlemişti. 

Anahtarı çevirip içeri girerken kendisine döndü omega, uzak olmayan mesafe Chan'ın Felix'in ıslanmış yüzünü görmesine engel olamamıştı. Alfa saçlarını karıştırıp kafasını direksiyona yasladı. Çalan telefon ile gözleri tutacaktaki telefonuna kaydı. Sekreteri arıyordu. Toplantıya çok kalmamıştı. Dönmesi gereken iş düzeni vardı ve dönecekti. Oflayarak arabayı şirkete sürdü.

Felix sessiz davranmaya çalışarak açtığı kapıyı aynı sessizlikle kapatırken kafasını yukarı kaldırdı. Duygusal bir boşluktaydı ve geçecekti, biliyordu. Daha kötülerini de hissetmişti ama geçmişti. Parmakları yüzünü kurularken arkasını döndü. Kendisine bakan ikiziyle yüzündeki parmakları da şiddetle ıslanmaya başlamıştı. 

Hyunjin, Felix'e sarılıp kafasını göğsüne yasladı. Bir şey demesine ya da sormasına gerek yoktu. Anlamıştı işte, Felix hayal kırıklığına uğramıştı. İçinden, ben sana demiştim, demek geçse de durumu daha iyi bir hale sokmayacağı belliydi.

Sessiz gözyaşları hıçkırıklara döndüğünde Hyunjin daha sıkı sarıldı çillisine. Dudaklarını omeganın saçlarına yasladı. Kendi dolan gözlerini hissettiğinde omegayı kucaklayıp odasına taşımıştı. 

Felix'in kendisine dönmesine izin vermeden arkasından sarılıp büyük kaşığı oluşturdu. Kolları omegayı daha sıkı sararken sessizce mırıldandı. "Uyandığımızda her şey daha iyi olacak Lixie, hep oldu, yine olacak." 

ikigai | chanlixHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin