Spor ayakkabılarının bağcıklarını merdivene dayanarak bağladı. Yukarı kattaki kapının açılma klik sesi kulaklarını doldurduğunda, gülümsedi. Furkan'da okula gitmek için kendisi ile aynı dakikalarda çıkmıştı. Mavi çantasını omzuna alırken, oyalandı ve uzun düz saçlarını geriye attı.

Adımları hızla merdivenden indiğinde, şaşkın bakışları ile karşılaştı. Dudakları hafifçe yukarı kıvrıldığında, duraksayarak saçlarını karıştırdı. Saçlarını düzeltmeden evden fırlamıştı.

Bakışları gömleğin açık olan düğmelerine ve gelişi güzel boynuna takılmış olan kravata gitti.

Ah! Saçına düzgün demediği için sözünü geri alıyordu. Üzerinde tek düzgün duran sadece pantolonuydu. Çok şükür o düzgünce giyilmişti.

Bakışları ağırlaştı ve gözlerindeki mavilik bir an için değişir gibi oldu. Furkan ağır adımlarla tam önünde durduğunda, bakışlarını açık olan göğüs kısmına çevirdi. Yutkunması boğazının tam ortasına dizilmiş, başaramıyordu.

Bilinmeyen kıpırtı içinde ağrılar oluştururken, bunun adı heyecandan başka bir şey değildi. Henüz nefesini düzgün ritm de alamayacak kadar heyecanlı değildi.

Furkan bir adım daha atarak aralarındaki mesafeyi kapattığında, içinden henüz diye geçirdi.

Nefesi anlık kesildi. Gözlerini dağınık kıyafetlerinden ayıramıyordu.

"İtiraf et beni gördüğünde, nefesin kesiliyor."

Furkan'ın alaylı sırıtması yüzüne yerleştiğinde gözleri kaldırarak gözlerini kaldırarak gözlerine baktı ve içinden kendine küfür etti. Bu kadar etkilenmek zorunda mıydı? Normalde kıyafetli olduğunda böyle bir durum söz konusu olmuyordu. Kıyafetli mi demişti. Pardon sözünü geri alıyordu. Furkan şuanda kıyafetliydi. Sadece bu dağınık kıyafet, özellikle saçları onu etkiliyordu.

"Çok karizmatik olduğumu biliyorum. Ağzını kapat papatya."

Sırıtması daha da büyüdüğünde fazlasıyla eğlendiğine emindi. Açık olduğunu bile fark etmediği ağzını kapattığında, derin bir nefes aldı.

Bu ukala çocuk ne zaman nefesini kesecek kadar büyümüştü? Aklı almıyordu. Küçükken tipsiz, boysuz bir şeydi. Aslında o zamanda sempatikti ama şimdiki kadar değildi.

Ah! Ne saçmalıyordu gerçekten?

Onu sevmesi kesinlikle dış görünüşü ile alakalı yoktu. Furkan'la aralarındaki şey her neyse olduğunu bilemese de, dış görüşten etkilenme değildi. Küçükken kendisi de çelimsiz ve sıskaydı. Birbirlerinden hoşlanmaları için dış görünüş kategoriye son kısımdan dahi dâhil olamazdı.

En saçma özellikleri, sinir huyları ve iğrençlikleri ile seviyordu. Kendisini her sinir etmesinde yüzünde oluşan o sinir bozucu sırıtmasından öpesi geliyordu.

"Nefesini düzenlemelisin papatya."

Furkan'ın arka arkaya konuşmalarını pek umursuyor gibi durmuyordu. Şuanda iç sesiyle ve kafasının içindeki, onun ne kadar nefes kesici olduğu düşüncesi ile daha mutluydu.

Mavi gözleri tekrar göğüs kısmına indiğinde, derin bir nefes alarak iç çekti. Bakışları vücudunu içindeki organları tararcasına dikkat kesilmişti.

OYUN BİTTİ 2 ✽ 3Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!