17

5K 496 96
                                        

Chan uyuyan omeganın üzerini örterken sessiz olmaya çalışıyordu. Oldukça yorulmuştu çilli genç. Doğrulduğu sırada çalan telefon ile Felix'in uykusunda irkildiğini fark etti. Komodinin üzerindeki telefonu hızla sessize almış ardından omeganın titreyen telefonuyla odadan çıkmıştı. 

"Alo?"

"Hyung?"

"Efendim Hyunjin?"

"Felix nerede?"

"Uyuyor."

"Neden? Yoruldu mu? Neden ki? İyi mi? Yoksa beni istediği için ağlarken uyuya mı kaldı? Hemen geley-"

Chan derin bir nefes aldı. "Hyunjin. Salağa yatma, anladığının ikimiz de farkındayız."

"Ama-"

"Bunu Felix için daha da zorlaştırma olur mu?" Chan elini saçlarının arasından geçirdi. "Sadece devam et işte."

"Pekala hyung. Ben bunu yaparım ve yapacağım da ama sen de aynen bunu yaparsan yıkımının altında kalırsın. Felix özen göstermeni bekleyecektir. Görüşürüz."

Sarışın alfa büyüğünün cevabını beklemeden aramayı sonlandırdığında Chan alnını ovuşturdu. Hyunjin'in ciddiyetini tüm kemiklerinde hissetmişti elbette ki. Gözleri kapıya takılırken ardında yatan omega için bir şeyler hazırlasa iyi olacaktı. Mutfağa inerken kafasında Hyunjin'in söyledikleri dönmeye devam etmişti. Hazırladığı yiyecekleri tepsiye koyup omeganın yanına geri çıkarken de..

Felix omzunda hissettiği dokunuşla gözlerini araladı. Chan'ın yatağa bırakmış olduğu tepside gözlerini gezdirdi. "Çok uyudum mu?"

"Hayır hayır. Sadece bir şeyler yemeye ihtiyaç duyabileceğini düşündüm." Chan kurduğu cümlenin fazla kasıntı olduğunu fark etmiş bununla birlikte gözlerini devirmişti. Gerçekten harika başlamıştı. 

Felix doğrulduğu yatakta kucağına konulan tepsiye göz attı. İştah açıcı görünüyordu. Parmakları çubukları kavrarken yan tarafının çöktüğünü hissetti. Chan yatakta hemen yanına oturmuştu. Büyük olanın bakışlarına karşılık vermeden bir şeyler atıştırmaya başladığında gergin sessizlik iki tarafı da düşüncelere itiyordu. 

Chan'ın titreyen telefonu ile Felix'in gözleri anlık kaysa da kendisini toparlayıp yemeğini çiğnemeye devam etti. Chan telefona uzanıp Hyunjin'in mesajını gördüğünde gülmemek için dudaklarını ısırmıştı. Hyunjin gerçekten kendisinden nefret ediyordu ikizini ondan aldığı için. 

Aptal bir alfa olduğun için bu mesajı okuyorsun hyung, benim güzel Lixie'm bir şeyler yedikten sonra duş almalı. Yardım et. Hayır diyecektir, ısrar et, öküz olma. Buna ihtiyacı var. Farkındaysan tek tek yazmıyorum, yazım kurallarına ve noktalama işaretlerine de dikkat ediyorum. Yani şu an senin harika ötesi, sevimli, karizmatik ve aynı zamanda süper ultra yakışıklı alfa kardeşin değil, yüzüne kocaman galaksiyi sığdırmış Felix'in abisiyim. Beni habersiz bırakma ve lütfen ona iyi bak.

Chan göz ucuyla omegayı kontrol ettiğinde Felix yanakları dolu bir şekilde önündeki tabakla ilgileniyordu. Alfanın gözleri istemsizce boynuna kaymış oluşmaya başlayan ize bakakalmıştı. Felix gerçekten de omegasıydı artık.

Çubukların tepsiye bırakılma sesiyle toparladı düşüncelerini Chan. Felix'in elindeki tepsiyi uzanıp komodine koydu. Felix sessizce Chan'ı izlerken ne diyeceğini bilemiyordu. Garip hissettiriyordu bu durum. 

"Lix?" Chan'ın sesiyle kafasını kaldırıp alfayla göz göze geldi. "Duş almak ister misin?"

Felix yerinde hareketlenip toparlandığında kalçası ve beline giren sancı ile yüzünü buruşturdu. "Yatakta kalsam daha iyi sanırım."

ikigai | chanlixHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin