1: Kapalı ve kilitli kapılar

8.3K 1.1K 854
                                    

"Günaydın"

Gözlerimi açar açmaz karşılaştığım gözlerle ve duyduğum sesle birlikte istemsizce irkilmiştim. Tabii hemen sonrasında toparlanmış, tekrar yastığıma gömülürken mırıldanmıştım.

"Günaydın"

"Kahvaltı yapacak mısın?"

"Hayır"

"Tahmin etmiştim. Bugün çekimin var değil mi?"

"Evet. Neden soruyorsun?"

"Bugün seni ben bırakacağım" demişti bir elini yanağıma uzatırken. Bunu yapmasını istemesem de sesimi çıkartmamıştım çünkü onu reddettiğim an tartışmaya başlayacaktık. Henüz yeni uyanmıştım, şu an bir tartışmanın içine giremezdim.

"Arabamla gideceğim Jaehyun" demiştim sessizce. Yanağımın üzerinde parmak uçları dolanıyordu. Bu an bana ilişkimizin ilk zamanlarını hatırlatmıştı ve istemsizce üzülmüştüm. Çünkü ben bu duruma geleceğimizi asla tahmin edemezdim.

"Ben bırakmak istiyorum"

"Sen bırakırsan dönüşte bineceğim bir arabam olmaz. En son taksiye bindiğimde ne olduğunu biliyorsun-"

"Jungkook, bir şey olmaz. Her taksici seni soruya boğacak ve resim çekilmek isteyecek değil ya? İnat etme işte"

"Her beni bırakmak istediğinde aynı şeyi yaşıyorum farkında değil misin?"

Parmak uçlarını yanağımda gezdirmeyi bırakarak avuç içini yanağıma yasladığında gelecek şeyi bildiğim için elini itmek adına bileğine tutunsam da Jaehyun da ne yapacağımı bildiği için daha hızlı davranmış ve dudaklarıma uzanarak kısa bir öpücük çalmıştı benden.

"İtiraz istemiyorum" demişti ayrılır ayrılmaz yanağımı da öperken. Bunun beni yumuşatacağını, fikrimden vazgeçireceğini düşünüyordu ama hiçbir etkisi olmuyordu. Bu tür hareketlerinden etkilenmeyi bırakalı uzun bir zaman olmuştu. "Aynı arabaya en son ne zaman bindik Jungkook? Biraz- biraz birlikte vakit geçirelim"

Dudaklarım kıvrılmıştı. Ama mutluluktan falan değildi. Onu tanıyordum ve amacının ne olduğunu da biliyordum. Medyada gezinen aramızın soğuk olduğuna dair haberleri okumuştu ve sadece biz hala beraberiz, mutluyuz imajı çizmek istiyordu. Çünkü gerçekten benimle vakit geçirmek isteseydi, beni gözlerden ırak bir yere götürmesi gerekirdi. Biliyordu çünkü. İnsanlar etrafımızdayken rahat vakit geçiremeyeceğimizi, bizi yan yana gördükleri an fotoğraflar çekmeye başlayacaklarını biliyordu.

Elinden kurtularak geri çekilmiş ve yavaş hareketlerle oturur pozisyona gelmiştim. Ellerinden biri çıplak sırtımla temas etmeye başladığında bunu daha fazla uzatmasına izin vermeyerek ayağa kalkmıştım. Adımlarımı banyoya doğru ilerlettiğimde onun da ayaklandığını duymuştum. Yanıma gelmeyi falan düşünüyor muydu bilmiyordum fakat riske atmak istemiyordum. Onunla bir ilişkiye girmeyeli uzun bir zaman olmuştu, istemesi an meselesiydi. Sabah sabah birden gelen öpücükler de düşündürtücüydü. Bu yüzden banyoya girdiğimde kapıyı kilitlemiş, tavrımı net bir şekilde ortaya koymuştum.

İçeriye girdiğimde gerçekten hızlı bir duş almış ve bornozuma sarılarak dişlerimi fırçalamış, yüzümü günlük jelimle yıkamış ve odaya dönmüştüm. Jaehyun ortalıkta görünmüyordu. Bu işime gelmişti ve bu yüzden de hızlı davranarak dolabımın önüne geçerek bir şeyler seçmiştim. Kıyafetleri yatağın üzerine bıraktıktan sonra bornozumu çıkartarak iç çamaşırımı giyinmiştim. Üzerime bol tişörtümü geçirdiğim sırada Jaehyunun içeriye girdiğini duyunca istifimi bozmadan altıma yeni aldığım siyah eşofmanımı giyinmiştim.

Louis Vuitton: TaekookHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin