"Felix, emin misin bugün gitmek istediğine?" Hyunjin ayakkabılarını bağlayan ikizinin tepesinde bekliyordu.
Omega ayağa kalkıp bağcıklarına son kez baktı. "Eminim. Bir iki günüm daha olmalı. Hem ararım zaten seni acil bir şey olursa." Felix, Hyunjin'in kendisinin kızgınlığı için endişeli olduğunu anlamıştı. Belirtileri birkaç gündür çoğalmışken kendisi de uzakta olmasını pek beklemiyordu. Yanına aldığı yedek eşyalar bunu kanıtlar nitelikteydi.
"Tamam, dikkat et kendine." İkizine sarılıp omzunu sıvazladı alfa. Geri çekilip kapıdan çıkan omegaya son bir kez sordu. "Emin misin Chan hyungun gelmesini istediğinden?"
"Jinnie, niye sürekli emin misin diyorsun?"
"Belki emin değilsindir diye."
"Komik misin? Gidiyorum ben."
Yerde duran sırt çantasına uzandığı sırada Hyunjin bir kez daha konuşmuştu. "Seni ben bırakayım mı?"
Omega gözlerini devirmekten kendini alamadı. "Pes etmeyeceksin değil mi? Kararımı değiştirmeyeceğim."
Hyunjin cebindeki anahtarı salladı. "Yolda konuşuruz, hadi." Felix ayağında terliklerle evden çıkan alfa ikizine bakakaldı. Gülmekle ağlamak arasındaydı resmen bu görüntüyle. Kendisini vazgeçirebileceğini zannediyordu hala. Kafasını iki yana sallayarak onu takip etti ve beyaz arabanın yolcu koltuğuna yerleşti.
-
Alfa yenilgiyle omuzlarını düşürüp arabadan inmek üzere olan ikizine baktı. "Gerçekten eminsin yani."
Felix elini ikizinin elinin üzerine koyduğu sırada konuşmuştu. "Jinnie. Benim için endişelenmene gerek yok. Ben de istiyorum. Zaten bunu biliyorsun."
"Bilmek ile kabullenmek çok farklı Lixie." Omuz silkti. "Ben büyürken senin hep aynı yaşta kalmanı istemem doğru değil. Her zaman yanındayım, bunu unutma."
"Seni çok seviyorum Jinnie." Felix alfanın boynuna sarılarak gülümsedi.
Hyunjin omeganın sarılışına karşılık vererek konuştu. "Ben de seni çok seviyorum çilli." Felix geri çekilip çantasının kulpunu tuttuğunda Hyunjin koluna dokundu. "Bir ihtiyacın falan olursa ya da canın bir şey çekerse beni aramaktan çekinme."
"Buzdolabını doldurduğunu biliyorum." Hyunjin duyduklarıyla gözlerini kaçırdığında kıkırdadı omega. "Teşekkür ederim. Görüşürüz Jinnie."
"Kendine dikkat et." Hyunjin ikizinin arabadan inip evin kapısına varmasına kadar izledi onu. Oflayarak mırıldandı. "Şimdi bunlar evlenince hep burada mı yaşayacak? Lix benimle yaşamayacak mı?"
Felix içeri girdiği gibi mutfakta kahveyi demlenmesi için hazırladığında onu beklerken yatak odasına örtüleri sermek için merdivenlere adımlamıştı. Yeni basamaklar yüzünde bir gülümseme oluştururken evin aldığı şekilden oldukça mutluydu. İstediği gibi oluyordu.
Odanın kapısını açtığında dudağını ısırdı. Çok güzeldi. Gözleri yatağa kaydığında aklına gelen arsız görüntüler kendisini zor durumda bırakmıştı bile. Evet, oldukça sıcaktı. Elleriyle yüzünü yelleyerek çantayı kapının kenarına bıraktı. Giysi dolabının yanındaki dolaptan gri örtüleri çıkarıp yatağa geçirdiğinde kendini yatağa atmış derin bir nefes almıştı Felix.
Ebeveyn banyosunun kapısı gözüne iliştiğinde uzandığı yataktan kalktı genç omega. Burası da tamamlanmış ve temizlenmişti. Kocaman ayna kapıyı açtığı gibi aksini gösterdiğinde koyu mermerle döşenmiş lavabo oldukça temiz ve düzenliyken içerideki tek açık renk küvetin iç cephesinin beyazlığıydı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ikigai | chanlix
FanfictionLider alfa olmak için yetiştirilen genç kurt, her şeyi tamamlamıştı. Bütün bilgi birikime, örf ve adetlere hakimdi. Sadece tek bir şeyi eksikti; kendine ait bir omega.
