43. Bölüm - Şans?

En başından başla

 

“Neden beni merak ettin ki? İki kolum, iki bacağım, iki gözüm, bir ağzım ve bir burnum var. Normal, sıradan bir insansım işte!”

 

“Normalsin ama asla sıradan değilsin, en azından benim için.”

 

“Beni sıradan yapmayan şey ne peki?” Diyorum içkimden bir yudum almadan önce

“Ben, beni gördüğün an, kendimi sana tanıttığım an, beni görmezden gelip çekip gideceğini düşündüm, ama sen gitmedin, aksine buradasın ve benimle konuşuyorsun, yani farklısın, babamız gibi değilsin.”

Babamız.. Bana ne kadar da uzak bir kelime

“O benim babam değil senin baban, sana dedim insan olduğum için vicdanım olduğu için buradayım. Ve başka diyeceğin bir şey yoksa ailemin yanına geri döneceğim!”

Bir anda çantasını açıp bir küçük bir kâğıt ve bir kalem çıkarıyor. Kâğıda bir şeyler yazıp bana uzatıyor. Üzerinde bir telefon numarası yazıyor.

 

“Şey ben seni tanımayı çok istiyorum tabi sende beni tanımak istersen diye telefon numaram bu, umarım ararsın.” Diyor ve kâğıdı elime tutuşturup yanımdan çekip gidiyor.

Hareketleriyle beni şaşkına çeviren bu kızın ardından baka kalıyorum. Sarsak adımlarla bizimkilerin yanına gidiyorum.

“Zeynep? Yanında konuştuğun kız kimdi?” diyor Melis meraklı bir şekilde

“Kardeşim..”

***

İmzalar atılıp anlaşma yapıldığı an orayı terk ediyorum. Daha fazla o adamı görmek zorunda kalmak istemiyorum çünkü Derin’in hemen tam arkasında onlar o anlaşmayı imzalarken ki babasına bakışları aklımdan çıkmıyor. Tam olmam gereken yerde başka biri var, bu duygunun tarifi anlatılmıyor. Kelimeler boğazınızda düğüm düğüm olup sizi sadece boğuyor.

Zaten insanların yaşarken ölmeleri de bir bakıma bu değil midir?

Hayattaki bazı acı dönüm noktası olayların insan üzerinde bıraktığı sürekli hissiyatin ismi.

Bu dönüm noktalarının her birisiyle kişinin içindeki bir başka 'ben' olur. En acı veren tarafi ise kişinin kalan hayatı boyunca bu ölü 'ben'lerle yaşamak zorunda oluşudur.

Arabaya bindikten sonra kafamı cama yaslayıp Kerem ve Peri’nin gelmesini bekliyorum. Bir insanın yalnızken olmazsa olmazını gerçekleştiriyorum. Düşüncelere dalıp onlarla boğuşmaya başlıyorum..

Her zaman acaba bir kardeşim olsa hayatım nasıl olurdu diye düşünürdüm?

Yalnız kaldığımı hissettiğim an arayabileceğim, başımı yaslayacak bir omuz aradığımda kapısını çalabileceğim, sırlarımı ve anlatmak istediğim birçok olayı arkadaştan daha öte birini düşündüğüm an yanımda olabilecek. Aile kavgalarında ister istemez üzüldüğün an sana sarılacak, seni birçok şeyden koruyup kollamaya çalışacak, erkek arkadaş konusunda sana akıl verecek, seninle her an saçmalayabilecek, çok şiddetli bir kavga sonrasında bile geçen kısa zaman içerisinde birbirinize kızgın bir şekilde bakarken bir anda kahkalara boğulabileceğiniz bir insan! 

Ya Sen Olmasaydın? (Düzenleniyor)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!