12

4.5K 485 142
                                        

Felix masaya dönmelerinin ardından henüz ayrılmamış olan ellerine bakarken sevdiği adama seslenilmesiyle bulunduğu ortama dönebilmişti.

Orta yaşlı birkaç kişi bulundukları masaya uğramış selam veriyordu. Chan'ın ayaklanmasıyla kendisi de ayaklanarak yüzüne nazik bir gülümseme yerleştirmişti. "Bay Kang, Bay Park." Chan iki alfanın elini sıkarak selamladı.

Biraz daha kısa olan Bay Kang yüzündeki samimi ifadeyle selamladı genç alfayı. Gözleri omegaya döndü. "Hwangların biricik omegası, Felix."

Felix gerilsede gülüşünü bozmadı. "Ah, evet. Tanıştığıma memnun oldum Bay Kang." Bakışlarını daha uzun olana çevirdi. "Aynı şekilde, sizinle de Bay Park."

Bay Kang'ın hemen arkasından kendilerine yaklaşan alfayı fark etti Chan. Babası buradayken elbette gelme şansını kaçırmamıştı küçük Kang. Hemen solunda kalan Felix'in beline yerleştirdiği eli ile konuşmaya devam etti kurul alfalarıyla.

"Peki ya siz? Ne zaman göreceğiz düğününüzü? Hazırlık var mı?"

Bay Park'ın sorusu Felix'in gülüşünü büyüttü. Chan gözlerini Bay Kang'ın yanında duran genç alfaya dikti. "Çok yakında evleneceğiz. Aslında bunu duyurmak için asıl çiftimizden izin almıştık. Siz biraz daha erken öğrendiniz."

"Felix, kaçıramayacağın kadar değerli bir omega. Acele etmekte haklısın." 

Alfanın sesiyle Chan kaşını kaldırdı. Felix yanındaki adamın yeterince gerildiğini salgıladığı feromondan anlamıştı. Chan'a biraz daha yaklaşıp elini göğsüne koydu. Kendilerine bakan alfalara döndü. "Aslına bakarsanız, Chan kaçıramayacağım bir alfaydı." Gözleri kendisini beğeniyle izleyen alfaya değdi. "Teklifini reddetmeyi düşünmeyi bir kenara bırakalım, beni görsün diye çok bekledim." Felix, dudaklarından dökülenin doğrular olduğunu biliyordu. 

Gamzeli alfa dişlerini göstererek güldü. Felix'in kendisi için hırçınlaşabiliyor olmasını eğlenceli bulmuştu. Fazla sahipleniciydi. Küçük omeganın yeni bir yönüyle tanışmak güzeldi. 

Ayaktaki grubun sessizliği gerginliğe dönmeden önce Bay Kang oğlunu dürterek gitmesi için işaret verdi. Chan karşısına almak istediği bir alfa değildi. Bugüne kadar hem iş hem iş dışı birbirlerine oldukça destek vermiş iki aileye mensuplardı. Ayrıca karşısındaki alfayı, gerçekten severdi.

Bay Park veda etmeden önce birkaç kelime söylemesi gerektiğini hissediyordu. "Gerçekten çok yakışmışsınız. Mutluluk hep sizinle olsun." Genç çift teşekkür ettiğinde giden alfaların ardından tekrar yerlerine oturdu.

Chan sandalyesini hafif yana çevirip omegayla göz göze geldi. "Cümle arandan çıkarmam gereken, zamanında o alfayı reddetmiş olduğun mu?" Felix kıkırdayarak omuz silkti. Alfanın zeki olduğunu ve anlayacağını biliyordu.

Gecenin kalanında servis edilen yemekler eşliğinde içki içmişler, sarhoş bir Jisung ile baş etmek zorunda kalan bir Minho bırakmışlardı geriye.


Felix emniyet kemerini açtığı sırada Chan'da onu izliyordu. "Bu gece için teşekkürler Felix."

"İçimden geldiği gibi davrandım. Umarım aşırıya kaçmamışımdır."

"Her şey çok güzeldi." Chan'ın gözleri omegayı taradı. "Sen de çok güzeldin."

Felix yanaklarındaki kızarıklığın karanlık arabada belli olmamasına sevinmişti. "Teşekkür ederim." Eli arabanın açma koluna giderken boğazını temizledi. "O zaman.. Yarın görüşürüz?"

"Görüşürüz Felix." 

Chan, Felix ev kapısını açıp kendisine dönerek el sallayana kadar arabayı hareket ettirmedi. Kapı kapanıp yola çıktığında derin bir nefes aldı. Omega, gitmeden önce ona güzel ve ferah kokulu bir buket çiçek hediye etmişti. 

ikigai | chanlixHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin