Giriş

19.8K 774 19
                                    

Kütüphanenin sessiz ortamında, kulağımdaki kulak üstü kulaklıkları düzeltip dağınık topuz yaptığımdan dolayı önüme düşmeye başlayan saç tellerimi bilmem kaçıncı kez geriye doğru itip rahatsız edici sandalyede geriye doğru yaslandım. Elimdeki metal, ağır uçlu kalemi Anayasa Hukuku notlarımın üstüne bırakarak dirseklerimi masaya yaslayıp başıma masaj yapmaya başladım. Daha yolun başında olmama rağmen başarısız olacağım korkusuyla tüm günlerimi ders çalışmakla geçiriyordum ama bu seferki ders çalışmamın sebebi çok başkaydı...

7 Gün Önce, Özel Güneş Hastanesi

Etrafımdaki olaylara, insanlara yetişemiyordum. Ne oluyordu?

Yıllardır ailem bildiğim, ölümleriyle büyük psikolojik bunalıma girdiğim ailemin, ölümden sonra bana bakan halamın, yani şu ana kadar kan bağımın olduğunu sandığım herkesin üvey ailem olduğunu mu söylüyorlardı şimdi bana?

Ne demişti bir ton değerle kaplı olan sayfayı bir cümleyle özetleyen doktor, bir daha tekrarlayayım bir saniye. "Duru Yeşim'in ve Görkem Kozcuoğlu'nun bilmem ne bilmem ne."

Doktordan çektiğim gözlerimi ellerime düşürdüğümde, titrememesi için sıkılmaktan bembeyaz olduğunu gördüm.

"Kız zaten 19 yaşında, reşit olduğuna göre velayet davasına gerek yok herhalde. E siz de kızınızı yanınızda istersiniz büyük ihtimalle, bu yaşına kadar doyurdum, giydirdim, rahmetli abim için katlandım daha da katlanmam."

Hala şoktan çıkamamış bir şekilde kafamı halama çevirdiğimde yüzüme baktığını gördüm. Büyük ihtimalle bembeyaz olmuş yüzüme tiksintiyle baktıktan sonra, çantasını koluna asıp odadan çıkmıştı.

Bu kadar kolay mıydı? 8 yılı iki cümleyle bitirmek bu kadar kolay mıydı?

Elim ayağım boşalmış gibi arkamdaki duvara yaslandığımda, karşımdaki insanlara baktım. Duvara doğru yaslanmamla öz babam, kolumdan tutmaya yeltenmişti ama elimi kaldırıp onu durdurdum.

Derin nefes al, derin nefes al ve şu odadan çık, hemen!

Daha da hiçbirinin yüzüne bakmadan kapıyı açıp çıktığımda arkamdan kadının ismimi seslendiğini duydum ama durmadım, hırkamın cebinden telefonu çıkartıp, Yalın'ı aradım.

Bu durumda yapılabilecek en mantıklı hareket, ne olursa olsun yanımda olacağını bildiğim arkadaşımı aramak olurdu galiba.

DURUHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin