Felix kapının çalmasını birkaç adım ötede beklerken heyecandan titriyordu. Bu, Chan ile çift olarak katılacakları ilk davetti. Arkadaşlarının evlilik töreni olması içini rahatlatan ufak bir detaydı sadece.
Holün hemen sağ duvarında asılı olan aynada kaçıncı defa kendini incelemişti, emin değildi. Vatkalı bir ceketi deri pantolonla kombin yapmak cesaret isterdi ve Felix bu akşam bu cesareti göstermişti. Parmakları kemerinin hemen üstündeki bir diğer ince zincir kemerinde gezinip düzeltirken yanındaki kapını çalmasıyla yerinde zıpladı.
Parmaklarını sprey ile sabitlenmiş saçlarına sürtüp nefes aldığında gülümseyerek kapıyı açtı. Kendisini bekleyen nişanlısı ile göz göze geldiğinde gülümsemesi büyümüştü. Chan, üzerindeki ceket ve v yaka dekolteden kendisine selam veren gümüş kolye ile tam anlamıyla büyülenmişti. Genç adam iş insanı olsa bile Felix onun bu hallerine çok denk gelemiyor; gördüğü an da fırsatını kaçırmayıp uzun uzun izliyordu.
Alfa elini omegaya uzatmıştı. "Gidelim mi? Erkenden orada olmamız iyi olacaktır." Kelimeleri dudaklarından dökülürken gözleri Felix'in üstünü taramıştı. Boynunda göremediği kolye ile gözleri ellerine kaymış parmağında can bulan yüzükle dudaklarında engelleyemediği bir gülüş oluşmuştu. Gerçekten, güzeldi.
Felix parmaklarını büyük olanın parmakları arasından geçirdiğinde kalp atışının dışarıdan duyulmaması için dua ediyordu. Dışarı adımladığı kapıdan içeri seslendi. "Chan geldi, biz çıkıyoruz." Cevap beklemeden kapıyı çektiğinde henüz yenemediği heyecanı nedeniyle feromonlarının büyüğünün burnuna dolduğundan habersizdi.
Chan bu kokunun sadece kendisine mi bu kadar güzel geldiğini düşünmeden edememişti. Aksini düşündüğünde kurdunun sahiplenme içgüdüsü küçüğünün parmaklarını sıkıştırmasına neden oldu. Yanındaki genci bu gece daha da yakınında tutmalıydı belki de.
Felix, Chan'ın arabasına yürürken gülümsemesini tutabilmek için dilini ısırıyordu. Yakın zamanda şişerse şaşırmazdı. Chan önce nişanlısına arabaya binmesi için yardımcı olmuş ardından kendisi sürücü koltuğuna yerleşmişti.
Omega emniyet kemerini taktığında boynunu kesen kemerle kemerin aparatını aşağı indirmek istese de başarılı olamadı. Oflayarak önüne döndüğünde yan profilinde hissettiği bakışlar Chan'ın kendisini izlediğinin habercisiydi. Omuzlarını silkti. "Yapamadım."
"Yardımcı olmamı ister misin?" Chan omeganın küçük olduğunu biliyordu ancak arabasında bile küçük kalacağını tahmin edememişti. Felix kafasını sallayarak onay verdiğinde alfa ona doğru eğilmiş ve sabit bulunduğu yerden aşağı kaydırdı. Kısacık bir anda gerçekleşse dahi Felix aldığı odunsu kokuyla daha hızlı nefes almaya başlamıştı. Alfa, harika kokuyordu. Omega bunu solumaktan başka bir şey düşünememişti. İçinde kurdunun hareketlenmesi kendisini zora sokacağının habercisiydi.
Fazla uzak olmayan mekan için yola çıktıklarında Chan kaç gündür açamadığı konuyu şimdi açmaya karar vermişti. Onları bölebilecek kimse yoktu arabada. Boğazını temizleyerek dikkat çektiğinde gözleri anlık olarak yola bakmaya ara verip küçüğüne dönmüş tekrar yola çevrilmişti.
"Ev. Yani evlendiğimizde nasıl bir evde yaşamak istersin?"
Felix soruyu doğru anlayıp anlamadığını tartmak için büyüğüne baksa da bir tepki alamadı. Doğru duymuştu. Chan, yaşayacakları ev için fikrini alıyordu.
"Ben göl evinde yaşamak istiyorum aslında."
"Orası şey değil mi Felix, ıhm biraz-"
"Bakımsız. Evet, biliyorum ama toparlarsak yaşanır. Çok güzel değil mi?" Felix, Chan'ın gölün kenarında huzur bulduğuna dair konuşmalarını tabii ki unutmamıştı. Hayallerine yön verdiğinde elbette bu detayı ekleyecekti. "Hem küçük de değil, bir sürü misafir ağırlayabileceğimiz kadar geniş."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ikigai | chanlix
FanfictionLider alfa olmak için yetiştirilen genç kurt, her şeyi tamamlamıştı. Bütün bilgi birikime, örf ve adetlere hakimdi. Sadece tek bir şeyi eksikti; kendine ait bir omega.
