>11<

125 12 9

+++ bir hafta sonra felam +++

Tek basıma bir kafede oturmuş kahvemi yudumluyordum. Tek başına oturmak kesinlikle bana göre değildi. Yağmur yağmaya  başlamıştı ve Kaya'nın bana hazırladığı pankarttaki kelimeler aklımdan çıkmıyordu. Kaya bana her şey olabilirdi. Arkadaş,kardeş,sırdaş ama sevgili olamazdı. Aklımın ucundan bile geçmezdi. Ben onu Ceren'i seviyo sanırken meğer beni seviyormuş kandırıkçı . Her şeyle dalga geçip gülme krizlerine girerdim belki de Gökçe için iftar vaktidir. Pardon hatlar karıştı üzülme vaktidir. Kaya aklımı karıştırmıştı. Allah'ın sığırı. Onunla birlikte büyümüştük birlikte malca oyunlar oynardık. Denize bile birlikte giderdik sırf benden daha güzel kumdan kale yapıyor diye onun güzel, ihtişamlı ve bayraklı kumdan kalesini tekme atarak bozuyordum sonra da hunharca suratına gülüyordum abi belliymiş benim böyle olacağım. Pisi pisi kopatım çok pisikopatım. Sonra o da ağlıyordu şero.

Gözyaşım kahveme damladığında kahveme baktım ve ondan tekrar büyük bir yudum aldım içiyorum içiyorum bitmiyor iğrenç değilim paramın değerini biliyorum Arnavutum oğlum ben anneannem anlatmıştı bir zamanlar bir arnavut çarşıya çıkmış peynir almak için çarşıdaki adam da kazıklamış Arnavutu peynir yerine sabun vermiş. Eve gittiğinde yemek için birazını kesmiş ve ağzına atmış sabun suyu görünce köpürmüş arnavutta demiş ki ' Ben sana para verdim more apursanda yiyeceğim köpürsende' bu hikayeyi duyduğumdan beri bulgur pilavında bulgur bırakmıyorum. Sanırım artık kalkmalıyım garson pis pis bakıyor yedik sanki kafenizi kimse yok bir ben varım gerizekalı. Eve de gitmek istemiyorum annem yine gelicek iş yap diye kafamın tepesine malum yeni taşındık hayırlı olsuna geliyorlar ya temiz görmeleri lazımmış hayır ben bu ziyareti anlamıyorum benim totomdaki ter kurumamış gelmiş bana hayırlı olsun diye çok hayırlı oldu gerçekten.

Bu kafeden gerçekten nefret ettim kendimi bizim kafeyi aldatmış gibi hissediyorum acaba ben malmıyım Garsonu çağırınca hemen yanıma koştu şimdi su istiyorum diyip pislik yapmak var ama ben kesinlikle böyle bir kişi olmadığımdan mütevellit(!) Hesabı istedim üç saattir burdaydım sadece bir kahve içmiştim ulan burdaki bir kahve evdeki 8 kahve parasında yedi küsür o küsüratı çıkarana kadar benim canım çıktı ve bu garsona acayip gıcık olduğumdan bahşiş falan koymadım gerçi hiçbir garsona bahşiş koymadım öğrenciyim ben la

Eve doğru ilerleyen dolmuşa hemen bindim parayı vermeyi unutunca herkes bana mal mal bakmaya başladı çok merak ediyorum kaç taneniz dolmuşun parasını verdi de bana böyle bakıyorsunuz unuttuk işte. Parayı verip kafamı cama yasladım sonra kasisten geçtiğimiz için beynim götüme geldi hayata küfrettim bu kadar efkar bana fazla ağzına sıçtığım sığır geldi bir günde hayatımın içine sıçtı süper ya böyle devam. Biraz düşündükten sonra sinirlerimi tekrar bozan dolmuştan indim. Oh may oksijen. Sonra etrafıma bakındım lan burayı ben hiç bilmiyorum nereye geldim oğlum ben o dolmuşçuyuda neyse sakinim. Beş yüz ya da bilemediğin yedi yüz metre yürüdükten sonra önüme fenasi bir park çıktı. Etraf günlük güneşlik her yer yeşil Allah Allah İstanbulda böyle yerler de mi varmış çok şaşkınım şuan. Acayip bir şeyler oluyor.

Kelebekler böcekler gezinirk- ne böcek mi?

"Aaaaaaaaaaaaağ"Bok da çıkabilir yani emin değilim.

"Tövbe tövbe gidin bir oda tutun kendinize gel aşkım gidiyoruz" bokuma kadar yolunuz var. Hatta birbirinize aşkım diyen diliniz kopsun gerizekalılar. Böcükle son bir kez bakıştıktan sonra koşarak parka gittim. Siz benim park dediğime bakmayın bebe parkı değil yaşı geçmiş kadınların güya spor yaptığı belediyenin yaptığı spor parkı da değil böyle banklar falan var ortada bir havuz burası nereye benziyoo hehe buldum ki. Hani sekiz yaşındaki cedric'in japon kızla gittiği parka benziyor burası.

SAPBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!