6

4.7K 502 97
                                        

Hyunjin eve girdiğinde kapıda kendisini bekleyen bir Felix bulmadığında şaşırmıştı. Kaşları istemsizce havaya kalktı. Odasının kapısını çalıp ses alamadığında araladı kapıyı. Boş olan odayla kendi odasına adımlamıştı bu defa.

Genç alfa açtığı kapının karşısında kalan yatağında gördü ikizini. Minik beden kendi yorganına dolanmış uyuyordu. Dudaklarına yerleşen gülümsemeyle yatağına adımladı. Küçüğünü uyandırmamaya çalışarak sessizce yanına uzanmıştı.

Felix, küçüklüğünden beri ne zaman kendisini endişeli yada üzgün hissetse güvendiği bir sıcaklığa ihtiyaç duyardı. Eh, bu da ikiz feromonu demek oluyordu. Hyunjin, sardunya ve sedir ağacı gibi kokardı. Düşünüldüğünde basit gelen bu koku, hem ferah hem odunsuydu. En önemlisi de Felix için güven denilen şeyin kokusuydu bu koku.

Minik omega aldığı yoğun feromon ile gözlerini araladı, başının ucunda oturan ikizini gördüğünde gülümsemekten kendini alamamıştı. "Ne zaman geldin Jinnie?"

"Yeni geldim." Sorup sormamakta kararsız kalarak devam etti. "Sen niye buradasın? İyi misin?"

Felix doğrulup ikizi gibi sırtını başlığa yaslayarak oturdu. "Minho hyung Jisung'a evlenme teklifi etmiş."

Genç alfa için şaşırtıcı bir haber değildi, biliyordu. "Ne zamanmış düğün?"

"Birkaç hafta içinde olacak."

Hyunjin ikizini göğsüne çekti. "Peki, senin burada olma sebebin ile bağlantısı nedir?"

Omega, dolan gözlerini genç alfadan saklamaya çalıştı. "Ben bugün ilk defa Jisung'u kıskandım." Derin bir nefes alıp hıçkırığını engellemeyi denemişti. "Kötü bir arkadaşım değil mi?" Kendini daha fazla tutamadı göz yaşları firar etmeye başladığında devam etti. "O çok mutluydu ve.. ve benim içim çok buruktu. Çünkü ben bunları yaşayamayacağım. Yaşayamam, değil mi Jinnie? Chan hyung beni böyle sevmez mi hiç?"

Hyunjin kalbinin ezildiğini hissediyordu, küçüğü burnunu boynuna gömerken daha sıkı sarıldı. Tek yapabileceği buydu. Ağlamasına sarılarak sessizce destek olabilirdi ancak. "İşin kötüsü ne biliyor musun? Hyungdan başkasını da istemiyorum, isteyemiyorum. Kötü biri olsa vazgeçmem daha kolay olurdu, değil mi? Ama o.. o çok iyi biri."

Alfa, konuşmadan önce boğazındaki yumrunun gitmesini diler gibi şiddetli bir şekilde boğazını temizledi. "Lix, hyung ile ne konuştuğumuzu neden sormuyorsun?"

"Cevabını duymaktan korkuyorum." Elleri ile ıslanmış yüzünü kurulamayı denedi. "Fazla fırsatçı davrandım, hyung muhakkak zor durumda kalmıştır."

Hyunjin küçüğünün daha fazla kendini suçlamasına izin veremezdi. "Lixie, şekerleme yapalım mı? Uyandığında günün daha iyi bir hale gelecek söz veriyorum."

Felix kızarmış gözlerini Hyunjin'e dikti. "Yanımda yatacaksın değil mi?"

Genç alfa oturduğu yatağa uzanmıştı. "Bak yattım bile.

Çilli genç kıkırdayarak ikizini yataktan ittirdi. "Önce üstünü değiştir. Dışardan geldiğin şeylerle girme yatağa."

Hyunjin oflayarak dolabına yürüdü. "Sen beni sevmiyor olabilir misin acaba?" Omega omuzlarını silkip yatakta daha rahat bir pozisyona geldi. Elini boynundaki kolyesine götürüp nefes aldı. Her şey iyi olacaktı, olmalıydı.

-

Genç alfa yolculuğunun yorgunluğunu üzerinden atmak için vakit bulamadan büyüğünün peşine düşmüştü. Eh, konu o olunca çözülmesi kolay bir adamdı, robot gibi. En azından Changbin böyle derdi. Seungmin aklına gelen isimle yüzünü kaplayan hüzne engel olamamıştı.

ikigai | chanlixHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin