5

4.6K 499 98
                                        

Chan ellerini başının altına yerleştirmiş düşünüyordu. Hatta fazla düşünüyor, kafasının patlama noktasına geldiğini hissedebiliyordu. Sabah duydukları yankılanıyordu kulaklarında.

"Felix, Hyunjin'in ikizi olan Felix." Chan küçüğünü ağzından çıkan kelimelerle yerinden kalkmış oda içerisinde turlamaya başlamıştı. 

"Sen ne- ah nasıl-" Elleriyle yüzünü sıvazladı. "Nereden-" Diyecek kelimeleri bulamıyor, bulsa dahi birleştiremiyordu.

Minho, endişeyle büyüğünün kolunu sıvazlamış oturması için çekiştirmişti. "Hyung, sakin olur musun?"

"Minho, Felix diyorsun ve bildiğimiz Felix'ten bahsediyorsun." Küçüğünün onayıyla az önce öğrendiği şeyi tekrar teyit etmiş bulunmaktaydı. "Ben, Tanrım! Minho, Hyunjin bunu nasıl kabul edebildi?"

Minho dudaklarını araladı, 'kabul etmek istemedi, ama ikizini sevdiği adamdan ayırmak istemedi ve hatta ayıramadı' demek istedi. Ancak Felix'in sırrıydı, alfayı sevmek. Söyleyemedi. "Hyung,-" Sözü kesilmişti.

"Hadi Hyunjin'i geç, Felix'e ne dediniz ya da diyebildiniz mi? Bunca zaman birlikte büyüdük biz Minho. Bu teklifle tüm ailenin bana güveni hiç olacak." Elleriyle saçlarını çekiştirdi. "Kimler biliyor?"

Minho büyüğüne destek olmak istercesine elini omzuna koyup sıvazladı. "Az önce bu odada bulunan diğer iki kişi, Jisung ve," Nefes verdi. "ve, Felix."

Chan bakışlarını yerdeki parkelerden arkadaşına çevirdi. "Bugün," Dudaklarını ıslattı. "Bugün kahvaltıda da biliyor muydu?" Buna rağmen hiçbir şey olmamış gibi gülerek etrafa ışık saçmaya devam mı etmişti küçük omega?

"Biliyordu."

Tek kelime, Chan'ın kalbinin sıkışma nedeniydi. Biliyordu ve bir şey olmamış gibi, her zamanki Felix'miş gibi davranabilmişti. "Nasıl?"

İşte tam olarak burada ufak bir yalana yer vermeliydi Minho. "Seoho, Minjun'un omegası. Arkadaşlar."

Chan sabırsızdı. "Niye ağzından cımbızla laf alıyorum?"

"Sindirmen için süre veriyorum çünkü hyung." Küçük olan gözlerini devirmekten kendini alamamıştı. Bu adama kendine yalan atabilmek kolay mı sanıyordu? Büyüğünün aralanmış ağzından kelimelerin dökülmesine izin vermeden devam etti. "Mühürlendiklerini öğrendiğinde sordu, seni." Eh, tam olarak yalan da sayılmazdı aslında. Sadece gerçekler birkaç cümle eksikti. "Sonra biz Changbin ile bir lider alfanın eşinde olması gereken meziyetleri araştırıp not alırken bir de karşımıza bunları kapsayabilecek omega olarak kim çıksın istersin hyung?"

"Şımarmadan anlat."

"Çok geriyorsun beni."

"Minho, devam et."

"Pekala, yanına yakışabileceğini düşündüğümüz omegalar listesinin en başındaydı Felix. Tahmin edersin ki parıldıyordu o listede. Daha fazlasını da düşünmemize gerek yoktu." Listenin tek adayı olduğunu bilmesine de gerek yoktu büyüğünün. "Önce Felix ile konuştuk." Chan ile göz göze geldi Minho bu dedikleriyle. "O onayladıktan sonra Hyunjin'in bir şey demesine yer kalmıyor zaten, bilirsin, Felix bir şekilde ikna eder karşısındakini."

Chan mırıldandı. "Bilmez miyim?"

Tüm bunlar yaşandıktan sonra Chan, Hyunjin ile özel olarak konuşmak istediğini belirtmişti. Bahsedilen kişi hayatlarına yeni girecek bir omega değildi, içlerinden hatta en içlerinden biriydi. Chan'ın ricasından sonra Hyunjin onaylamış ertesi gün görüşebileceklerini söylemişti. Günün geri kalanında istemsizce iki tarafta birbirinden çekiniyordu. Diken üstündeydiler. 

ikigai | chanlixHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin