yirmi üç

1.6K 105 22
                                    


Kayra

Ağzımdaki bok tadıyla gözlerimi araladığımda güneş ışınları beni karşılamıştı. Her sabah yaptığım meditasyonumu tekrarlayarak güneşi selamladım.

"Günaydın." deyip şak diye el hareketi çektim. Ardından üzerimdeki battaniyeyi savurup yuvarlanarak yataktan atladım. Yerle buluşan bedenimle acıyı hissettiğimde inledim. Ayağa kalkıp acıyan yerlerimi ovdum.

"Amına koyayım böyle günün."

Saçlarımı dağıtıp banyoya girdiğimde daha dün dağınık olan banyoyu tertemiz bir şekilde buldum.
Çok umursamayıp siyah şortumu indirdikten sonra işedim. Şortumu  kaldırıp ellerimi yıkadıktan sonra soğuk suyu yüzüme çarptım. Uzamış saçlarımı geriye atarak banyodan çıktığımda gözlerim kapının yanında duran kıyafet sepetini buldu.

Dün anneme sorduğumda yıkayacağını söylediği için gri tişörtümün de orada olduğunu biliyordum. Seri adımlarla yanına gidip üstteki beyazları kaldırarak güzel gri-

"ANNNE?!" türk dizilerindeki dramatik çığlıkları aratmayacak kadar tizleşen sesimle bağırdığımda griliğinden eser kalmamış zavallı tişörtüme acıyla baktım.

Aniden açılan kapı sertçe duvara çarptığında nefes nefese kalmış sevgililerim korkuyla odaya baktı. Gözleri beni bulurken Deniz çatılan kaşlarıyla yanıma geldi.
"Bir yerine bir şey mi oldu iyi misin?"

"Bebeğim konuşsana ne oldu?!" dedi Demir telaşla. Tedirgin ifadeleri hâlâ gitmemişken annemin odaya girmesiyle benden uzaklaşmışlardı.

"Ne bağırıyorsun kuyruğuna basılmış it gibi?!"

Ulan kadın, elin oğulları korkudan işeyecek hale geliyor sen öz oğluna nasıl davranıyorsun...

"Anne bu ne anne? Bu tişört beyaz la-" saçımı bulan eliyle korkuyla sustum. Hafifçe asılan kadının yüzü kızarmıştı.

"Lan mı?" dedi sakince. İçindeki şeytan sadece bu söze uyanıyordu,büyük ironi.

"Ne lanı anneciğim.. Ben lalem diyecektim. Hani en sevdiğim çiçek ya,sende benim en sevdiğim annemsin."

"Senin başka annen mi var oğlum? Sabah sabah bağırıp başımı ağrıttın zaten daha fazla konuşma." deyip odadan çıktığında rahat bir nefes verdim.

"Gerizekalı bunun için mi evi ayağa kaldırdın?" deyip omzuma vuran Demir kendini yere bırakıp duvara yaslanmıştı.

"Biz de bir şey oldu sandık. Salak ya." dedi Deniz.

Aralık kapıyı ayağımla kapatıp tüm bacağımı gözler önüne serdiğimde tatlı bir gülümseme sundum.

"Öpücük vermek yerine hakaret ediyorsunuz,alınıyorum..." dediğimde Deniz ensemi kavrayıp dudaklarımızı kavuşturdu.

Yavaş hareketlerle öpüşmeye başladığımızda gözlerimi aralayıp Demir'e baktım. Sırıtarak bizi izleyen çocuğu ufak bir el hareketiyle yanımıza çağırdığımda yüzünü  ikimizin arasına girmeden dilini iliştirdi. Kısa sürede Denizle ayrılıp Demir'e yöneldiğimde Deniz,Demir'in boynuna gömülmüştü. Biz Demirle öpüşürken arada Deniz beni öpüyor,sonra Demir ile öpüşüyorlardı.

"Kahvaltı hazır gerizekalılar." Kapıya hayvan gibi vuran ablamla hızla ayrılıp üzerimi düzelttim. İçeriye girmeye çalışan ablam kapıyı açtığında hâlâ kapı tarafında olan bacağımı acıtmıştı.

"Yavaş hayvan" diye sızlanıp ayağa kalktım.

Ablam kızarmış yüzüme dik dik bakıp gözlerinş arkamdakilere çevirdiğinde onu iterek odadan çıktım.

HIYAR [bxbxb]Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin