yirmi iki (ne bakıyon lolipop?!)

1.9K 100 72
                                    

Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, 18 Mart 2020

Hera'dan...

"Amına koyayım Demir." dedi titreyen çenesiyle Kayra. Ağlamaktan harap olmuş gözleriyle yanında duran sulukla konuşuyordu. Ona arkadaşını içmesini söylemişlerdi.

"Ühühühü.." ağlamaya devam ederken beyaz önlüklü,koca memeli görevli yanına gelmişti.

"Hâlâ ilaçlarını içmedin mi? Kayracığım,içmek zorundasın. Hadi..." deyip suluğun kapağını açarak kıvrımlı saçları dağılmış çocuğa uzattı.

"ARKADAŞIMI İÇMEYECEĞİM!" DİYE BAĞIRDI ÇOCUK. Pardon capslock açık kalmış.

"O senin arkadaşın değil tatlım,Demir diye birisi yok..." kadının dediğiyle üzerine atlayan çocuk,koca memelere kafasını gömmüş kadının saçını yolmaya başlamıştı. Tiz çığlıklar atan kadınla odaya dalan görevliler hızla olaya müdahil olmuş,Kayra'yı tuttukları gibi yatağa kelepçelemişlerdi.

"Oha deja vu oldum." diye mırıldandı Kayra.
"Şimdi soyunup sevişeceksiniz öyle değil mi?" dediğinde memeli kadın sinirle çığlık attı.

"Hem deli hem sapık. Bırakıyorum işi alın götünüze sokun hastaneyi!!" daha fazla küfür etmişti ancak terbiyem el vermediği için yazamadım.Ahlaksız kadın.

"Ne bekliyordun ayol,hastane burası." Kayra'nın dediklerine daha da delirip odadan hışımla çıktığında genç çocuk kıkırdadı.

"Yan odam boştu,artık bu kadını kapatırsınız."

"Sessiz ol Kayra. Bu yaptığın kötü bir şey ve cezası olacak." dedi gözlüklü Selma doktor.

"Kırbaçlayacak mısınız?Nolur yapmayın canım tatlı benim."

"Hayır Kayra. Ne saçmalıyorsun? Ceza odasına gideceksin. Üzgünüm,zorundasın." dedikten sonra yanındakilere bir işaret verdi.

Biri kol kadar iğneyi çıkardığında yutkunup yatağa sindi küçük Kaya.. Acıtmıyordu ama korkutucu derecede büyük ve haşmetliydi.

İğne derisinden içeri sızıp sıvıyı serbest bıraktığında kanına karışan madde Kayra'ya müthiş bir sakinlik sağlamıştı.

Kelepçeler çözülürken Kayra'yı ince belinden kavrayıp kaldıran yakışıklı çalışanla Kayra yutkundu. Sapık gibi doktoru dikizlerken doktor ona beyaz önlüğü giydirmiş kollarını bağlamıştı. Hareket alanı kısıtlanan genç huysuzca birkaç homurtu dışında tepki verememişti. Şu an pamuk şekerden oluşan bulutların üzerinde dolaşıyordu.

Onu kaldırıp destek olarak koridora çıkaran yakışıklı doktor koridorun sonundaki karanlık ve ürpertici yerin kapısını açmıştı. İçinde fareler cirit atan,şeytanın bile "Bu ne amına koyayım,tuvaletim bile buradan daha temiz" deyip uğramadığı ye- Tamam abartıyorum,tertemiz ve bembeyaz olan odaya girdiler. Sakince onu örtüsü yeni değiştirilmiş yatağa bıraktığında büyük odada üç kişinin daha olduğunu gördü.

"Bir şey sorabilir miyim?" dedi Kayra.

"Tabii ki de." dedi doktoru seksi sesiyle.

"Buradaki herkes saldırganlıktan buradaysa neden hepimiz aynı odadayız? Kafes dövüşümü yaptıracaksınız doğruyu söyleyin? Eğer öyleyse bahsinizi bana oynamazsanız çok kırılırım." deyip elini doktorun ensesine atarak okşadı.

Doktoru elini yavaşça üzerinden çekip gülümsedi.

"Onu yetkililere sor,ben de bilmiyorum." deyip bırakıp gittiğinde Kayra kader ortaklarına baktı.

İkisi de fazlasıyla taştı. Birisi koyu kahve saçlar ve kahve gözleriyle otururken diğeri sarı saçları ve mavi gözleriyle uzanıyordu.

"Selam" dedi Kayra.

"Şş uyuyorum." dedi sarışın.

"Ama gözlerin açık." Kayra masumca cümlesini söyledi.

"Mal işte ne bekliyorsun?" dedi esmer olan.

"Sus be! Hangimiz malız acaba? Hayali hayvanının üzerine bastı diye hemşireye çiçek yedirdiğin için buradasın hatırlatırım."

"Siz tanışıyor musunuz?" dedi Kayra.

"Evet."

"Hayır."

İkisi de aynı anda konuştuğunda Kayra takip edemediği için düşünmeyi kesti.

"Ben Kayra." diye mırıldandı. Uykusu gelmişti.

"Memnun olmadım,ben Deniz." dedi sarı.

"Ben de Demir." deyip el sallamaya çalıştı ama kolları bağlı olduğu için yapamadı.

"Ne!?" diye fırladığında az kalsın yataktan düşecekti Kayra.

"Benim suluğumun adı da Demir." diye devam etti.

"Oha tesadüfe bak." dedi Deniz.

"Çok sevindim." kıkırdadı Demir.

"Sizi tanıyor gibi hissediyorum. Öncedem görüştük mü?" dedi Kayra.

"Yo" Deniz'in dediğiyle kafasını salladı.

Onlarla tanışmış olaması imkansızdı,delirmiş olmalıydı!

Gözlerini kapattığında Deniz'in konuşmalarına kulak astı.

"Demir uyu." dedi Deniz.

"Uyuyorum zaten." dediğinde Kayra gözucuyla ona baktı. Oturur vaziyette olduğunu gördüğünde merakla konuştu.

"Neden yatmıyorsun?"

"Kendini meyve suyu sanıyor arkadaş. Döküleceğinden korkuyor." dedi Deniz hüzünle.

"Özel diye bir şey var Deniz. Her şeyi anlatmasana!" diye kızdı ona Demir.

"Sevişecekken yatmadığın için beni terk ettin! Başlarım özeline." sinirleri bozulan Demir öfkeyle soludu.

"Bana hakaret ederek ayrılmasaydın başka pozisyonlar bulurduk! Ama sen ne dedin? 'Hem götüm sikilmesin hem ayranım dökülmesin.' Dalga geçtin resmen benimle."

Bunun üzerine Deniz aceleyle ayağa kalkmış,zor olsada başarmıştı,Demir'in yanına gitmişti.

"Yavrum ben seninle dalga geçer miyim? O nasıl söz? Öpüşüp barışalım hadi."

"Hayır biraz sürün." deyip arkasını döndü ona Demir.

"Ben uyuyom susun." deyip tekrar yumdu gözünü Kayra.

Karanlığa teslim olduğunda birkaç dakika geçmeden kulağının dibindeki konuşmalar sinirini bozmuştu.

"Rüya görüyor herhalde." dedi bir ses.

"Ne görüyorsa artık kolumun ırzına geçti." dedi diğer ses.

"Aman sus Deniz. Uykum geldi zaten."

"Demir uykun geldiyse uyu! Götümü elleme." kızgın sesle elini gelişi güzel salladı Kayra.

"Ah! Yavaş hayvan!"

"SUSSANA GÖTVEREN"

**

AKLIMSAKİ DAHA KOMİLTİ AMA BUNA DA GÜLDÜM JSPWKSKSLDKD MİZAH SEVİYEM 31E KADAR DÜSTÜ SORGULAMAYIN







BU ARADA Pezevenk olayım ki kötü bir amaçla yazmadım vallahi hiçbir bireye  laf etmiyorum kötü kalpli insancıklar gelecektir eminim ama vallaha billaha yok öyle bir şey hoseokun popişi üzerine yemin ederim-

Hiçbi şey olmadı ama korktum Alalkdldlfk zaa görüşürüz

HIYAR [bxbxb]Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin