Bölüm 28: Güzel Bir Yer

168 22 0

-Arc- 

"İşte geldik."

Depo kanadının derinlerinde, bir kapının önündeydik. Tehlikeli eşyalar depolama birimi oda no. 554. Depolama biriminin daha az sıkıcı yerlerinden biriydi. Kalifiye olmayan birimlerin kullanamayacağı, tehlikeli mühimmatlar, nükleer kalıntılar ve atıklar, kanserojenler, mutajenler vesair. Ama 554 benim gizli zulalarımdan biriydi.

Hani o Sanders ve 1796'nın odalarındaki ticari değeri yüksek zerzevat. Sizce ben sadece ekibimin yeni odalarındaki artık çöplerle mi geçiniyorum? Hıhuhahah.

Odadaki eşyalarla kolonideki istediğim herşeyi alabilirdim. Herşeyi. Teknik servisin içindekilerle birlikte tamamı da buna dahil.

O kadar yer varken burayı seçmemin tek sebebi güvenlik. Evet. Güç kullanmazsan giremezsin. Kullanırsan ölürsün.

Kapıyı yavaşça araladım. Kapının kulbundaki el izi tanıma sistemi.

"Nasıl?"

"Güzel."

Beni şaşırtmıştı. Konuşarak. Beklemiyordum.

"Takip et."

Odanın içinde yürümeye başladım. Etraf değişik ıvır zıvırla doluydu. İçki şişeleri, askıda elbiseler, tişörtler, kitaplar, dergiler, silahlar, posterler, envai çeşit çizgi roman vesair.

"Aha burda."

Yerde sakince yatan metal destekli bir kutuyu kaldırıp kenardan düz bir zemine koydum ve açtım. Giovanni FS43 keskin nişancı tüfeği. 2054 italyan menşei. Ve en önemlisi hala mükemmel ve çalışır konumda.

"Senin silahına benziyor mu?"

Nutku tutulmuş şekilde bakıyordu.

"Tek fark var. Bu gerçek."

"Ne? Nasıl-"

Güldüm. "Senin şu an elindeki sahtenin daniskası. O yüzden pastan çerden çöpten kullanılamaz hale gelmiş."

"Hayır-"

"Sahte diyorsam sahte. Antimanyetik kristal çelik paslanmaz." Kıza baktım. "Senin sarıldığın tüfek adi çelik."

"Ama-"

"Sözümü kesmezsen sevinirim."

"Tamam."

"Üzülmene gerek yok. Zaten senin kendinin sandığın tüfek senin de değil. Biri çalmak için kopyalamış."

"Nereden biliyorsun?"

"Buradan." Bir metre elli santim uzunluğundaki tüfeği kaldırıp gövdenin ters tarafındaki mükemmel bir el yazısıyla yazılmış yazıyı gösterdim.

M. J. Corleone.

Gözlerini ardına kadar açmış bakıyordu. E ben olsam ben de şaşırırdım.

"Daha da iyisi bunu sana geri veriyorum."

"T-t-teşekkürler... Doktor..."

"Bana Arc de. Veya James. Veya Jim. Veya Will. Yaratıcılığa açık."

Başıyla onayladı. Heh. Silahı geri çantasına koyup kıza verdim. Annesine sarılır gibi kucakladı. Veya babasına.

"Bir iyilik daha. Bu odadan gözüne çarpan veya canının istediği herşeyi alabilirsin. Ama yarım saat sonra kapının önünde ol."

"Emredersiniz komutanım."

Geriye doğru hızla koşmaya başladı. Güldüm. O emredersiniz komutanımı dalga geçmek veya espri yapmak amaçlı söylememişti. Gayet ciddiydi.

Proje E.D.E.N. [Son]Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!