4

4.7K 516 173
                                        

Chan, uzun zamandır bu kadar yememişti. En son böyle tıka basa olduğunda yine bu evde olduğunu hatırlıyordu. Felix, ne zaman yemek yapsa Chan o yemeği yemekten zevk alıyor hatta çoğu kez de yemesi gerekenden fazla yiyordu. Felix ile yaşasa kaslarının eriyip bir göbeğe dönüşeceğini düşündüğünde gülmüştü. Kafasını kaldırdığında göz göze geldiği omega ile gülüşü dudaklarında dondu. Felix ile niye aynı evde yaşasındı?

Bir anda ayaklandığında tüm bakışları üzerine topladı. "Hadi çocuklar, daha Changbin'in ifadesini alacağız." Gözlerini itinayla Felix'ten uzak tutmaya çalışıyordu. Vedalaşan çifte baktığında gözlerini hedefini biliyormuş gibi yine ona tutunmuştu. Sarışın alfa kolunu ikizine atmış saçlarına bir öpücük bırakmıştı.

Chan boğazını temizleyip veda etmiş, bahçe kapısına yürüyordu. Sarışın alfa arkasından omzuna zıpladığında sarsılmıştı ancak çabucak toparlandı. "Şımarma Hyunjin, kocaman adam oldun."

"Senden hala küçüğüm ama."

Hyunjin büyüğünün sırtından inmiş Minho ile arasına girmişti. Yürürken sordu, "Hyung, Seungmin ne zaman gelecek?"

"Arayıp kendin niye sormuyorsun?"

"Çünkü tripliyim. Jinnie'sini bırakıp gitti."

Chan güldü, "Abisini bıraktı da seni mi bırakması garip."

Minho nasıl açacağını bilmediği konuya böylece giriş yapmıştı. "Aslında, Seungmin yakın zamanda gelirse iyi olur."

"Neden?"

"Sağdıcı eksik damat mı olurmuş?"

Changbin'in evinin kapısında bekliyordu üçlü. Chan şaşkınca sordu. "Kim damat?"

"Chan hyung evleniyor musun? Kiminle?" Sarışın alfa da şaşkındı, küçük bebeği üzülecekti.

Changbin evden çıkıp yanlarında yürüdüğünde duyduklarıyla şaşırdı. "Bu kadar çabuk ikna ettiniz mi, kim ile?"

Minho iki küçüğünün de ensesine vurdu. "Neden benim evlenebileceğim aklınıza gelmiyor acaba? Hani benim omegam var ya," Karşısındaki hyunguna baktı. "Şu adamın aksine. Ben evleniyorum, ben."

"Oha, Jisung nasıl paylaşmadı bu bilgiyi bizimle?" Sarışın alfanın sorusuyla güldü Minho.

"Nasıl paylaşsın, bilmiyor ki."

"Oha hyung, Jisung o düğünü basar, o omegayı da yerden yere savurur. Nasıl ihanet edersin? Ben yokum o düğünde. Felix'im de gelmez. Çünkü Jisung'un en yakını biliyorsun. Yani üzgünüm ama bu senin terbiyesizliğ-" Hyunjin koluna yediği yumrukla kolunu tutup susmuştu.

"Ya, Hyunjin sen ne anlatıyorsun? Han Ji ile evleneceğim tabii ki. Sadece teklif etmedim daha."

"O zaman evleneceğinden nasıl emin olabiliyorsun hyung?" Kıkırdadı sarışın alfa. "Belki hata yaptığını fark ederek reddedecek seni."

Changbin kıkırdayarak Hyunjin'i kolundan çekti. "Şansını zorlama bence." Ardından en büyüklerine baktı. "Nereye gidelim hyung?"

"Konuları en rahat konuşabileceğimiz yere." Kendi evinin önünde park halindeki arabasını işaret ettiğinde hepsi oraya yürümeye başladı.

-

Chan arabasını otoparka bıraktığında Minho kahkaha attı. "Rahat bir yer deyince kafe zannetmiştim. Şirkete mi giriyoruz bana mı öyle geliyor?"

En büyükleri gerçekten de onları şirketine getirmişti. "Odam en rahat yer olacaktır diye düşündüm."

Hyunjin huzursuzca mızmızlandı. "Artık konuşmayı da toplantı masanda yaparız hyung." Chan'ın gözlerinden geçen kararsızlıkla ağlamak istedi. "Gerçekten bunu düşünmedin, değil mi? Koltuklarda oturup konuşacağız."

ikigai | chanlixHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin