Medya : Jamie

Başımı iki yana salladım ve yere baktım. Bunu gerçekten yapabilir miydim? Bunca zaman sonra, bungalovlarda ayrıldığımız günden sonra, onun yüzünü görebilir miydim tekrar? Hayır, sadece o değil, ayrılırken bana çok fazla söz söylemişti ve bunlar kalbimde derin, iyileştirilemeyecek yaralar açmıştı. İkimizde ayrılmaya karar verdiğimizde yüzünde bir gram üzülme duygusu yer almıyordu. Bense neredeyse ağlayacaktım ama direnmiştim. Fakat odamıza dönünce delice ağlamış tüm gün telefonda Anne'le konuşmuştuk. Amacına kavuştuğunu umarak farklı bir uçakla dönmüştüm eve. Oysa o hafta boyunca adadan ayrılmamıştı..
'Jessica,'
'Bakın biz, o adada çok fazla şey yaşadık, ona dönebilir miyim bilmiyorum, beni çok fazla kırıyor, kırmaya devam edecek, biliyorum,'
'Tatlım.. Seni anlıyorum, onunla barışmasan bile ona bir baksan? Lütfen...'
Gözlerindeki çaresizliği görünce ona acıdım ve gözlerimi yumarak başımı salladım elimden öperek teşekkür etti.
'Matt'i içeri çağırabilir miyim? Sıkıntıdan ölmüştür bile'
'Tabii tatlım'
Kapıdan Matt'e gelmesi için işaret yaptım. İçeri gelip oturmadan önce annesiyle sarıldılar. Derin bi nefes alıp yukarı çıktım. Geleceklerdi fakat izin vermedim. Derin bi nefes aldım ve gözlerimi kapatıp kapıyı yumrukladım. Bunu ailesi için yapmalıydım. Ses gelmedi, daha sert vurdum. Yine ses gelmedi.
'Jamie?'
'J-Jesica?'
'Aç kapıyı'
Sesim duygusuzdu, kapının kilidini açtığını duydum. Kapıyı açmadı. Bir aydır odadan çıkmadığını düşünecek olursak fazla bile yapmıştı açıkcası. Hazırdım. Kapıyı yavaşça aralayınca burnuma sigara ile karışık alkol kokuları geldi. Zengin olduklarına ve Odasında tuvalet olduğuna şükrettim. Yoksa kim bilir ne olurdu. Tanrıya şükür. İçeri girdim. Pencerenin kenarında yerde oturuyordu ayağa kalktı. Üzerinde yırtık bir tişört altında ise kareli mavi bir pijama altı vardı. İkisininde rengi solmuştu ve sararmıştı. Yüzüne baktım. Sakalları uzamış tüm yüzünü kaplamıştı. Kesikler vardı. Gözleri kanlıydı. Yutgundum. Çıplak ayakları dikkatimi çekti. Kemikli temiz ayakları artık temiz değil kan içindeydi. Sarkık omuzlarına baktım ardından ellerine. Bir zamanlar benimkileri tutan ince uzun parmaklı elleri kirliydi. Bileklerinde kesikler vardı. Bunu ona ben mi yapmıştım? Hayır, asla. Bunu kendine o yapmıştı. Gücünü kaybetmişti. Direnebilirdi ama yapmadı. Kendi kaybetmişti. Öksürdüm. Duman fazlaydı. Duvarlara kırmızı boyayla bir şeyler yazılmıştı, sanırım. Etrafta ipler vardı, bi çok bira şişesi boş sigara kutuları...
'J-Jamie...'
Yutgundu. Boğazındaki o küçük çıkıntı yuvarlanarak aşağı indi ve çıktı. Bir adım bana yaklaştı.
'Dur, bana yaklaşma, burdayım çünkü bana ihtiyacın var, yaptığının farkındasın ama kalbimi çok kırıyorsun. Ailen perişan, birazcık olsun onlara değer veriyorsan çık bu lanet odadan ve gerisini onlara bırak. Bunu hak etmiyorlar, yapamazsın o melek insanları kırmaya hakkın yok senin... Erkeksin, asla anlayamayacaksın belki, ama annen hayatının en kötü günlerini geçiriyor güven bana, bu durumdan da kötü, anlıyor musun? Şimdi çık bu odadan... Onlar için, kendin için, ve, benim-... Onlar ve kendin için çık bu odadan..'
'Burada olmaman gerekiyor'
'Ne demek istiyorsun'
'Çıkmalısın, yoksa sana zarar verirler'
'Kimler?'
'Onlar...'
'Jamie, sadece çık bu odadan sana yalvarırım.'
Güldü. Psikopatça sadece güldü.
'Çıkamam,'
'Benim tanıdığım Jamie, bir yolunu bulup bu odadan çıkardı...'
Hızla kapıyı kapattım ve koşarak aşağı indim ağlıyordum kapıdan çıkıp gidecektim ki Matt beni durdurdu ve sıkıca sarıldı. Delice ağlıyordum Tanrım delirmişti o odada yalnız başına kafayı yemişti... Annesi ve Matt beni otutturdu bu evden biran önce çıkmak istiyordum onu öyle bir daha görmeye dayanamazdım kalbim buna dayanamazdı.. Su verdiler. İçtim. Biraz sakinleşince rahatlamıştım...
'O, nasıl?'
'Çok kötü, çok kötü, kafayı yemiş, delirmiş, hayali şeyler görüyor, her yerini kesmiş, kendine zarar veriyor, oğlunuz hakkında bilmediğiniz çok şey var Bayan Vincent, zaten zarar veriyordu, daha kötüsünü yapmış, içiyor yemiyor, lütfen bu geceye kadar odasından çıkmassa o kapıyı kırın ve onu hastaneye götürün ambulans çağırın ne biliyim ama kurtarın onu yalvarırım'
Anneside ağlamaya başladı, Matt ona da bir bardak su verdikten sonra sonunda babası eve geldi. Annesini babasına emanet ederek oradan ayrıldık. Sakinleştim. Matt beni eve bırakırken bir ton laf etti ancak dinlemeden indim ve kapıyı yumrukladım. Babam açtı kapıyı. Açar açmaz ona sarıldım ve ağlamaya başladım.
'Güzel kızım benim.. ne oldu sana?'
Ağlamaya devam ederken beni salona otutturdu ve anneme su getirmesi için bağırdı. Kucağında otururken boynuna sarıldım sırtımı sıvazladı.
'Baba'
'Bebeğim, anlat hadi...'
'Baba delirmiş'
'Kim delirmiş'
'Jamie'
'Ne demek delirmiş'
'Hayali şeyler görüyor, gerçek anlamda delirmiş baba'
'Aman Tanrım..'
O sırada annem suyu bana verdi, içtim. İkisinin ortasına oturdum ellerim titriyor nefes alamıyordum o görüntü aklıma geldikçe bende delirecekmiş gibi hissediyordum. Başımı geriye yasladım ve biraz daha ağladım.
'Jessica, sakin ol, düzgünce konuşalım tamam mı bebeğim?'
Annem yanağımı okşarken konuşmuştu küçükken yaptığı gibi. Sahi küçükken hayat ne güzeldi...
'Tamam'
'Tamam, hadi bakalım düzgünce anlat'
Gördüklerimin hepsini onlara anlatırken daha da kötü hissettim. Ardından ikisinede sıkıca sarıldım. Sırtımı sıvazladılar. Babam Jamie'nin babasıyla konuşurken annemle sıkıca sarılmıştık. Başımdan öptü. Gerçek huzur bu olsa gerekti..
'Jessica, hadi biraz uyu olur mu?'
'Korkuyorum'
'Bizimle yatmak ister misin?'
Başımı salladım beni öptü. Yukarı çıktık ve odalarına girdik. Ortaya yattım telefonumu kenara koydum.. Annem sağ yanıma yattı ve babam gelmeden önce başımdan koklayarak öptü.
'Anne, benim sana bi şey söylemem lazım'
'Söyle bebeğim'
'Senin aradığın o gün... Biz, Jamiyle..'
'Şhh tamam, biliyorum'
'Biliyor musun?'
'Anneler hisseder bebeğim'
'Seni seviyorum'
Başımdan öptü o sırada babam içeri girdi ve diğer yanıma yattı. Henüz erkendi ama uyumak istiyordum. İkiside bana sarıldı, bu duyguyu özlemiştim. Çok geçmeden kokularıyla uyuyakaldım...
Saat sabahın beş sularıyken telefonumun çalmasıyla uyandım, kim olduğuna bakmadan açtım telefonu.
'Alo?'
'Jamie, hastanede...'
Ağlayan ses kulaklarımı tırmaladı ve içimdeki buruk acının dönmesine sebebiyet verdi...

+35 vote +20 yorum sizi çok seviyorum umarım beğenmişsinizdir 💕😊
-fxxckoff

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!