Göğüslerimi avuçlarken beni duvara itti inledim. Sertti ve hoşuma gidiyordu. Eteğimide fırlatıp attıktan sonra beni yatağa itti. Evet, iyi ki beyaz çamaşırlarımı giymemiştim. Delice öpüşüyorduk südyenimi çıkardı ve fırlattı ardından altımdaki aptal şeyi de fırlattı. Tüm vücudumu deli gibi emerken bense sadece inliyordum. Kasıklarıma ağzını bastırınca delice bağırdım ve yalamasını kıvranarak izledim. İsmini sürekli inliyordum ellerimi tutup bana güven verdi. Terlemiş ellerimle onunkileri sıkıca sardım. Altımla işi bitince kenardaki çekmecen küçük bir şey çıkardı. Baksırını çıkartırken üzerimdeki yerini bozmamıştı. Küçük folyoyu açtı ve onu kendine geçirdi. Vücudumdaki adrenalin miktarı artarken çaresiz gözlerlerle ona baktım. Çok korkuyordum ne yapacağımı bilmeksizin gözlerimi yumdum. Üzerimde yerini alarak ellerimi tuttu ve yanağımdan öptü. Burnunu boynuma bastırdı ve emdi yavaş yavaş kendini itiyordu delice bağırıyordum hafifçe doğruldu ve yüzüme baktı. Gözlerini yumup birden kendini tamamiyle içime itti. Çığlık attım acı dayanılmazdı. Bağırıp kıvranıyordum beni sabit tuttu ve dudağımdan öptü.
'İyi misin'
'Evet'
'İstiyor musun'
'Evet,'
Bir kere İçimde gelip gitti ve bana baktı.
'Evet'
Muhteşem hissediyor korkumun boşa çıktığını anlıyordum. Tekrar gelip gitti ve bana baktı. Başımı salladım. Bu sefer hareket etti ve durmadı. Altımdaki sıcaklık zamanla etkisini kaybediyor eriyip giden bekaretim tamamiyle kayboluyordu. Kendini tamamen üzerime bırakıp devam etti. Hızlıydı ve bağırıp inliyordum. İkimizde inlemelerimizden kendimizi alamıyorduk. Bağırışlarım arttı ve titremeye başladım. Hemen arkamdan geldi ve nefes nefese kendini üzerime bıraktı. Aman Tanrım, tamamen, onundum. Ağırlığı fazla gelince onu itmek zorunda kaldım. Kendini yanıma bırakıp arkamdan sarılmadan önce prezervatifi çıkarıp çöpe fırlattı. Kollarını belime sıkıca doladı. İkimizde hiç konuşmadık. Bu muhteşem anı bozamazdık. Mum ışıklarının eşliğinde derin bir uykuya daldık...
Sabah olduğunda gözlerimi açtım ve bulunduğumuz duruma baktım. Arkamda onu hissediyordum. Tam anlamıyla onu. Hafifçe arkama döndüm gülümsedi ve anlıma dudaklarını bastırdı.
'Günaydın'
Sesi duyulamayacak şekilde kısıktı ve gülümsüyordu. Dönüp ona sarıldım ve kokladım
'Günaydın'
Birbirimize sıkıca sarılıyorduk saçlarımı okşayıp öptü. Mükemmel hissediyordum.
'Nasılsın'
'İyiyim, biraz sızlıyor ama, iyiyim'
'Sevindim'
Tekrar beni öptü ona daha sıkı sarıldım ve kokladım. Sadece bunu yapmak istiyordum. O kadar. İkimizde bir süre konuşmadık. Ne konuşabilirdik ki zaten? Kanlı çarşafın üzerinde yatmaktan başka ne yapabilirdik?
'Unutma, artık ne olursa olsun tamamen benimsin'
'Buna hala inanamıyorum'
'Bende'
'Jamie ben, bu anlaşmaya hazır değilim'
'Lütfen bu anı mahvetme, sana sahipken sus. Sonra konuşuruz'
Sustum. En doğrusu bu olacaktı. Onu sinirlendirmek ve anı mahvetmek istemiyordum. Yalnızca yattık. Konuşmadan. Birbirimize sıkıca sarılıyor birimizin kaçıp gitmesinden korkuyor gibiydik. Mavi okyanusu izlerken serin bir esinti burnuma kamelya çiçeklerinin kokusunu getirdi. Çok nadir bulunan çiçeklerdi Seattle'da yoktu. Jamie'ye baktım. Başımdan koklayarak öptü. Kalkmamız gerekiyordu. Annemler meraktan ölmüştür düşüncesiyle telefonuma yöneldim. İzin vermedi.
'Rahat bırak bizi'
'Annemler çok merak etmiştir'
'Sonra ara'
'Jamie, lütfen'
'Tamam..'
Derin bi nefes aldı yatakta yan yana oturduk. Telefonum açılınca gelen mesajlara ve cevapsız aramalara baktım. Kırk üç mesaj yirmi cevapsız arama. Ne? Bi çoğu annem ve babamdandı Anne ve Matt'den vardı. Jamie'nin annesi ve babası bile atmıştı. Yuh. Jamie istemeden güldü. Hızla annemi aradım
'Anne,'
'Bebeğim, çok meraklandırdınız niye telefonlarınız kapalı'
'Öyle olması gerekiyordu'
'Hayır, yoksa siz?'
Jamie'ye baktım başını kararlı bir biçimde iki yana salladı.
'Hayır anne, yapmadık'
'Tanrım, lütfen bir daha kapatmayın '
'Söz veremem'
'Jessica!'
'Anne! Farkındamısınız bilmiyorum ama ben buraya tatil için geldik sanıyordum! Aramalarınızdan mesajlarınızdan bıktım artık! Yeter!'
Hızla telefonu kapattım ve Anne'i aradım. Sinirliydim. Fazlasıyla. Jamie başımdan öptü ve sakinleşmemi sağladı.
'Sakin ol, iyi misin'
Onun göğüsüne yatıp sıkıca sarılırken Anne telefonu açtı.
'Ah Jessica nasılsın'
'Ben çok iyiyim Anne, lütfen sende onlar gibi olduğunu söyleme'
'Hayır, annenler ara diye zorladı bende aramak zorunda kaldım rahatsız etmek ister miyim hiç sizi, neden kapalıydı?'
Yeniden Jamie'ye baktım. Sen bilirsin dedi. Anne duymuş olacaktı ki sesindeki heyecanla konuştu
'Neyi sen bilirsin Jessica Aman Tanrım yapmışsınız!'
'Lütfen bunu kimseye söyleme'
'Söylemem, inanmıyorum, iyi miydi'
'Fazlasıyla, seni sonra arayım mı?'
'Bak sakın unutma'
'Tamam merak etme görüşürüz'
Kapattım. Jamie'nin kolunun altına girdim ve elimi yüzüne koydum başparmağım ağzının yanındaydı ve sadece birbirimizin gözlerine bakıyorduk.
'Jamie, biz bunu, gerçekten yaptık mı?'
Anlıma pembe dudaklarını bastırdı ve koklayarak öptü bende onun dudağından öptüm.
'Yaptık bebeğim, evet yaptık'
Bu muhteşem duygunun içindeyken bir anlığına bulutlara yükseldim. Evet sadece bir anlığına. Sonra imzaladığımız anlaşma geldi aklıma. Bir daha asla böyle bir şey yaşayamayacaktık. Asla. Konuşmalıydık. Her şeyiyle konuşmalıydık bunu.
'Jamie, bir daha sevişemeyecek miyiz?'
'Hayır,'
'Benim için bunu, bir kez daha yaps-'
'Lütfen sus! Yapamam, sen ilktin. Öyle kalacaksın. Ama yapamam. Lütfen bu konu hakkında ısrar etme, yapamam Jess'
'Jamie neden!'
'Jessica! Kes şu lanet sesini! Sus!'
Gözlerim hızla doldu. Gözlerini yumdu ve geri açtığında irileşmiş kahverengi gözleri parlıyordu. O an eridiğimi hissettim. Hala ona sarılıyordum o da bana dudaklarını anlıma bastırdı ardından başımı göğüsüne yasladı ve başımdan öptü.
'Öyle demek istemedim'
'İstedin, sen hiçbir şeyi yanlışlıkla söylemessin ki'
'Evet söylemem, ama, aklımı başımdan alıyorsun, aşık olduğum tek kızsın Jessica, seni görünce elim ayağım titriyor benim, rahat ve korkunç görünüyor olabilirim ama ne sanıyordun ki? Aklımın yerinde olduğunu mu? Gerçekten sadece bir an sinirlendim ve söyleyiverdim işte, geçmişimi kurcalama Jessica, bunu asla yapma, ne olursa olsun asla yapma, lütfen..'
'Benden ne sakladığını anlayamıyorum Jamie..'
'Herkesten ne saklamadım ki Jessica'
'Herkes mi Jamie? Herkes mi..'
Yüzüne sinirle baktım. Buna dayanamazdım. Her şeyi yapabilirdim ama beni herkes gibi görmesine, benden bir şey -bir çok şey- saklamasına asla dayanamazdım. Asla.

Bir Ay sonra

Matt'in arabasından inerken ona teşekkür ettim. Beni kapıda bekleyecekti. Jamie'nin ailesinin büyük ve görkemli evinin kapısının zilini çalarken derin bir nefes aldım. Vücudumdaki adrenalin fazlaydı. Farklı hissediyordum. Beyaz büyük kapı açıldı. Annesi beni içeri davet etti, gidip salondaki mavi büyük koltuklardan birine oturdum. Annesi hemen yanıma oturdu ve ellerimi sıkıca kavradı.
'Hoşgeldin'
'Hoşbulduk Bayan Vincent'
'Jessica, tatlım, Jamie... Ayrıldığınızdan beri odasından çıkmadı, kimseyle konuşmuyor, günlerdir yüzünü bile görmedik, sadece gece gelen çığlıkları ve bağırışlarından yaşadığını anlayabiliyoruz. Bir anne için bu ne demek biliyor musun bebeğim? Lütfen yardım et, onu o lanet odadan çıkarabilecek tek kişi sensin...'

+35 vote +20 yorum bol bol yorum lütfen sizi seviyorum 💕😊
-fxxckoff

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!