Kesinlikle haklıydı. Ama yapamazdım, Jamie'yi bırakıp gitmek onun haklı olmasından çok daha fazla acıtırdı. Durulanıp çıkmaya karar verdim. Onu şimdiden özlemiştim. Suyu kapattım ve kurulandım. Saçlarımı kurutmayı tercih etmedim güneşte kuruyacaklardır. Banyodan çıktım, vücüdüma sardığım kısa kahverengi havlu ve başıma öylesine geçirdiğim sarı havlu güzel bi uyum sağlamıştı. Jamie masaya dayanmış suyunu yudumlarken beni gördü ve gülümsedi yanına gittim sırıtıp başımdaki havluyu çekip attı ardından yüzümü okşadı gülümsüyordu.
'Sen dünyamdaki en güzel varlıksın'
Saçlarımı okşadı ve beni bacaklarının arasına aldı. Gülümsüyordu. Bende gülümsedim ve başımı göğüsüne yasladım. İşte, bu duyguyu yaşamak için her şeyimi verirdim. Ve her şeyimi verecektim de, bundan sonra sadece Jamie ben ve yeni hayatımız vardı. O kadar. Üzerimdeki havluyu ikimizin etrafına doladı güldüm, ona temas etmeyi seviyordum.
'Hadi duşuna gir, şımarma'
Güldü ve yanağımdan öptü. Havluyu geri vücuduma sardım ve aynanın karşısına geçip saçlarımı taradım arkamdan beni izliyordu.
'Jamie. Duşa.'
Gülüp banyoya ilerledi bende giyindim ve saçımın biraz kuruması için balkona oturdum hava nemli olduğundan kuruması uzun sürmedi. O sırada telefonuma bakıyordum. Anne Matt ve Annemi aramaya karar verdim. Onları özlemiştim. Anne'le uzun süre konuştuktan sonra Matt'i aradım
'Matt nasılsın'
'Ben çok iyiyim sen nasılsın asıl'
'O kadar mutluyum ki sana anlatamam, burası mükemmel Jamie mükemmel ah bu arada mesajına cevap veremedim özür dilerim dışarı çıkıyorduk'
'Önemli değil unuttum bile ben onu, iyi olmana sevindim, sen gelince ilk işimiz konuşmak olsun bilmen gereken şeyler var'
'Şimdi söyleyemez misin?'
'Hayır, düşünme ve eğlenmene bak lütfen, sonra görüşürüz olur mu seni seviyorum'
'Bende seni seviyorum Matt görüşürüz'
Ardından annemi aradım kısa konuşmamızın ardından Jamie balkona çıktı havluyu göğüslerine kadar sarmıştı karşıma oturdu güldüm.
'Ayağa kalk bakalım'
Ayağa kalktı bende kalktım ve onun üzerindeki havluyu belinden bağladım.
'Öncelikle sen kadın değilsin'
'Biliyorum ama,'
'İkincisi başkalarını bilmem ama ben bu vücuda tapıyorum'
'Gerçekten mi?'
'Evet. Sen yürüyen bir şahesersin'
Sarıldık, kaslı sırtını sıvazladım. Gülümsedi ve elimden tutarak beni içeri götürdü.
'Seni mutlu etmeme izin verir misin'
'Hayır, şimdi değil'
'İkna edemez miyim'
Başımı hayır anlamında salladım anlıma burnunu yasladı ve öptü. Bende onu öptüm ve derin bi nefes alıp göğüsünün üzerine elimi bir kaç kere vurdum
'Hadi bakalım koca adam giyin'
Gülümsedi. Gülümseyemedim. Aklıma Brad geldi, kendine büyük adam denilmesini seviyordu. Aklımdan bu düşünceyi hemen çıkarttım. Tatilimi onu düşünerek mahvedemezdim. Jamie'nin anlamamış olmasını dileyerek yatağa yan yattım ve giyinmesini izledim. Seksiydi. Fazlasıyla. Hala nemli olduğunu umduğum siyah saçlarını elleriyle karıştırdı ve kahverengi iri gözlerini bana dikti.
'Bakma öyle, çok güzelsin'
Gülümsedim ve kalkıp ona sarıldım oda bana sarıldı, telefonlarımızı alıp dışarı çıktık...

***
Yatağımın üzerinde yatarken hayli yorgundum. Çok fazla eğlenmiştik, dinlenmeye ihtiyacım vardı. Harika bir yemek yiyip tüm adayı gezmiştik. Banyoda işini bitirip odanın ortasına doğru yürüyen Jamie sırt çantasını taktı doğruldum.
'Nereye?'
'Seni aradağımda giyin gelip seni alacağım'
'Ama nereye'
'Çok güzel görünmeni istiyorum, en şık elbiseni giy'
'Söylemeyecek misin?'
'Seni ararım, hazırlanmaya başla'
Odadan çıktı. Anlamamıştım ama mecbur giyinecektim. Yine ne karıştırıyordu? Tamam, madem güzel görünmemi istiyor... Perdeleri kapattım ışıkları açtım kapıyı kilitledim. Üzerimdeki tüm her şeyi çıkarıp Triangl marka iç çamaşırlarımı giydim. Bir şeyler planlıyordu ve bu gece için beyaz sıradan iç çamaşırlarımı çıkartmayı tercih etmem doğru karardı. Getirdiğim kıyafetlere baktım ve en şık olanını seçtim. Fazla bir şey getirmemiştim ve bunu getirdiğime tekrar şükrettim. Giyeceklerimi bir kenara ayırdım o sırada telefonum çaldı annemdi hızla açtım.
'Anne çabuk söyle'
'Nasılsın diyecektim'
'Ben iyiyim sadece şu an yarı çıplağım ve biran önce Jamie'yle buluşmam gerek'
'Nerede ki?'
'Bilmiyorum, bi süpriz'
'Ah buna sevindim, iyi eğlenceler'
'Teşekkürler seni seviyorum görüşürüz'
Kapatıp onu kenara fırlattım. Üstü siyah altı sarı olan süper mini elbisemi giydim. Ayağıma zımbalı siyah ayakkabılarımı giyip uzun haç kolyemi taktım. Evet, harika. Aynanın karşısına geçip saçlarımı yana doğru taradım. Beş delik olan kulağıma küpelerimi takıştırdım ve çok azıcık makyaj yaptım. Dudağımdaki pirsingi değiştirmek istedim ama üşendim. Bu yüzden bu haliyle bıraktım. Zaten yeterince güzel duruyordu. Gidip dişlerimi fırçaladım ve etraftaki kıyafetlerimi toplayıp valize sıkıştırdım. Ellerime siyah ojelerimi sürdüm. Bu bana Anne'i hatırlattı. Ah evet onu aramalıyım. Aynada yüzüme sahte bir gülümseme yerleştirirken Anne'i aradım biraz konuşurken tırnaklarımın kurumasını bekledim. Çok geçmeden kapattık o sırada Jamie aradı.
'Hazır mısın'
'Tabii ki'
'Tamam beş dakikaya oradayım'
Kapattık. Son kez aynaya bakıp gülümsedim. Güzel olmasını dileyecektim. Telefonumu yeşil masanın üzerinden alırken kapı çaldı. Kilitlediğimi hatırlayıp açtım. İçeri girdi ve hızla kapatıp sırıttı. Takım elbisesini giymişti. Bu kıyafetlerle ona laik miydim? Öyle olmasını umarak gülümsedim.
'Aman Tanrım'
Elimden tutarak beni etrafımda döndürdü gülümsedim ve yanağından öptüm.
'Sen. Harika. Gözüküyorsun. Tam anlamıyla.'
Yutkundu. Sırıttım ve yere baktım. Bana sıkıca sarıldı. Bende ona sarıldım.
'Sende harika görünüyorsun'
'Teşekkürler'
Koluna girmem için uzattı. Girip sırıttım. Kapıdan çıktık ve uzun süre yürüdük.

***
Hala yavaşca ilerlerken elleriyle gözlerimi kapatmaya devam ediyordu. Sonunda durduk.
'Hazır mısın'
'Evet'
Ellerini çekti ve gözlerimin siyah bandını yavaşça açtı. Aman Tanrım, burası saatlerce her açıdan izlediğimiz Bungalovlar değil miydi?

+30 vote +20 yorum sizi çok seviyorum bol bol yorum lütfen 💕😊
-fxxckoff

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!