19 Bölüm " Beklenmeyenler"

22.6K 855 41

Arkadaşlar olumlu olumsuz yorumlarınıza ihtiyacım var eğer ki vetolar artarsa önümüzde ki günlerde gelecek olan bölümleri yayınlayıp yayınlamayacağıma karar vereceğim. ve kitabı kaldırıp kaldırmayacağıma.

sizlerin bana bu konu da destek verebilmeniz lazım ki her bölüm daha iyiye gitsin daha çok sürükleyici olsun. Açıkcası verilmeyen tepkilerden dolayı hatalarımı düzeltemiyorum.

sizlerden yorum ve eleştirleri bekliyorum

sevgiler. iyi haftasonları :)

 

Sabah yanağımda sıcak ve yumuşak bir öpücük hissettim. Gözlerimi araladığımda calib  beni uyandırmaya çalışıyordu “ Günaydın sevgilim.”

Birden irkilip calibe doğru yanaştım “ sevgilim mi?” calib çapkın gülümseyişini takındı. Ve başını salladı “ evet sevgilim.” Nefretle baktım birden “ sus seni affetmedim.” Calib iyice sırıtmaya başlamıştı “ dün geceden sonra affetmemek yanlış olur bebeğim.”

Kızarmıştım yanaklarıma kan hücum etmişti. “ calib dün istemdışı seninle oldum tamam mı ? yanlış şeyler düşünme lütfen.”

Ansızın alnımdan öptü “ hayır çünkü sen bana aittin. Unuttun mu dün ki hadisi” birden içimden gülümsemek geldi.

“hadi kalk sevgili karıcığım. Eve gitmemiz lazım eve uğrayıp eşyalarını topla.”

“niye nereye gidiyoruz ki?” parmağını dudağıma götürdü “ şişştt fazla soru sormak yok sürpriz.”

“ calib” kaşının birini kaldırıp yüzüme baktı “ efendim tuğçe.” İyi de beni başım kapalı değil nasıl gideceğiz. Hem böyle.”

Calib gözlerini üzerimde gezdirdi. Kaşlarını çattı “ dün niye böyle giyindin ki sen.”

“ niye mi ? ya ben haremlik kısmında olduğum için böyle giyinmiştim. Sonra beni odaya götürdüler malum sonrası işte biliyorsun.”

“ Dur bakalım yakınlarda bir yer var birkaç kıyafet alıp gelirim.” Calib’in kolundan çektim “ hayır gitme hem kim görecek ki kimse tanımıyor beni ansızın arabaya binerim ve eve gideriz. Hem senin kefiyeni takarım.” Cevap bekliyordum düşünür gibi oldu “ hayır benim karımı kimsenin görmesini istemiyorum. Hem başkaları sana bakarken kendimi tutamam.”

“ ama kim benim senin karın olduğumu bilecek ki.”

“ herkes bilecek yakında.”

Calib odadan çıkıp gittiğinde televizyonu açtım “ püf arapça konuşuyorlar bari az çok anlasaydım.” Televizyonu kapatıp pencereye çıktım gerçekten de çok yüksek bir kattaydık. Camı açıp rüzgara bıraktım kendimi.

Calib’e olan düşüncelerim nelerdi seviyor muyum onu yoksa türkiye’ye dönmek için mi huyuna gidiyordum. Kafamda ki karışıklıklar ile boğuşurken telefon sesi duydum calib’in ceketinden telefonun çaldığını gördüm arayan beria idi. Açıp açmamak arasında kararsız kaldım.  Defalarca ısrarla çalan telefona cevap vermedim ardından bir mesaj belirdi. Ve mesaj telefonun bildiriminde açık şekilde olunca istemsizce okudum “ aşkım sana müjdem var çabuk telefona cevap ver.”

Irak'ta Bir Türk GelinBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!