Sabah uyandığımda burnuma harika kokular geldi. Gözlerimi araladım. Omlet. Jamie neredeydi? Kenardaki tepsiyi kucağıma aldım ve derhal yemeye başladım. Küçük bir not duruyordu. Okudum.
"Koşuya çıktım, telefonuna bak"
Telefonumu dün kapattığımız aklıma geldi. Hemen açtım. Jamie'den mesaj vardı. Açtım bir resim göndermişti. Okyanus.
"Burası harika! Uyanınca mesaj at, sabırsızlanıyorum."
"Uyandım."
Gönder. Meyve suyumu içerken bir mesaj daha geldi. Jamie'ydi. Mesajı açamadan çalmaya başladı telefonum. Şüpesiz, babamdı. Açtım.
'Günaydın'
'Günaydın baba'
'Nasılsınız ne yapıyorsunuz'
'Ben kahvaltı ediyorum Jamie'de koşuya çıktı'
'Ah güzel, saat kaç?'
'11'e geliyor'
'Çok iyi..'
'Hani bir daha aramayacaktın'
'Öyle bi şey demedim'
'Baba lütfen, seni sonra ararım görüşürüz'
Ardından kapattım ve mesajı açtım beni öldürecekti.
"Günaydın güzellik"
"Günaydın Jamie"
Kahvaltımı yaptım. Bi şeyler yazar diye bekledim ancak yazmadı. Biraz televizyon izleyip bi kaç kutu daha meyve suyu bitirdim. Sıcak. Sonunda Mesaj geldi. Ama Jamie'den değildi. Matt'di. Cevap vermek istemedim. Açmaya bile üşenmiştim. Mesaj atmalıydı artık. Merak etmemiş miydi? Tam o sırada mesaj geldi. Hızla açtım
"Hazırlan, on dakikaya oradayım"
Cevap vermeden hemen giyindim içimede bikinilerimi giydim. Uçları pembe olan saçlarımı iki yana taradım. Evet bu renk tek başına sönük kalıyordu. Hazır sayılırdım. Kapı çaldı onu içeri aldım. Beni öptü.
"Hazır mısın"
"Evet, sen?"
"Her zaman"
Güldüm ve ona sarıldım. Sarılırken konuştum ve ağzımı kaslı boynuna bastırdım.
'Babam yine aradı, yüzüne kapatmak zorunda kaldım.'
'Ah Tanrım, bence bi çılgınlık yapıp telefonunu bozalım ha? Suya düştü deriz.'
'Çok zekisin. Seni aramayacaklar mı? Salak.'
'Dövseydin.'
Yüzünü okşadım ve yanağından öpüp sarıldım.
'Şaka yapıyordum,'
'Tamam, sorun yok'
Sırtını sıvazladım ve telefonumu yanıma almayı reddederek odadan çıktım. O da arkamdan çıktı. Aşağı indik ve büyük resepsiyon masasının önünden geçtik. Dönen kapılardan geçtik ve mükemmel serin esintili Bora Bora sahiline adım attık. Biraz yürüdük. Ayaklarımız suya değiyordu. Bu iyi hissettiriyordu.
'Jessica, bu akşam sevişelim mi?'
'Olur'
'Gerçek anlamda'
'Olmaz'
'Neden? Biliyorsun, sen evet desende hayır desende seni bu adada bozacağım'
'Beni ikna etmen gerekiyor Jamie,'
'Yapabilirim, akşam konuşuruz'
'Tamam'
Bir süre daha yürüdük. Gerçek anlamda bura harikaydı, yol kenarlarında nadir görüşen kamelya çiçekleri her tarafta yemyeşil ağaçlar büyük palmiyeler, kestane ağaçları, muz ağaçları... Her şey o kadar güzel yaratılmıştı ki burda, bu yer Tanrı'nın verdiği gerçek düzene uyum sağlamaydı işte. Ölmeden önce kesinlikle gitmeniz gereken yerlerdendi. Eğer imkanınız varsa, buraya gelin. Bi süre yürüdükten sonra kuaföre geldiğimizi umdum. Öyleydi. Burada her şey doğal olduğundan boyalarda öyleydi. Saçımı nasıl istediğimi tatlı yaşlı kadına anlatırken o da güler yüzüyle beni dinliyordu. Çok geçmeden işimiz bitti ve çıktık. Çok fazla beğenmiştim bu sefer. Jamie de çok beğendi ve beni sertçe öptü. Biraz suya girmek için kenara yerleştik ve şemsiyemizi açtık. Burada herkes istediği yerde istediğini yapabiliyordu. Genelde çiftler bizim gibi uzak yerlere geliyorlardı. Şemsiyenizi kendiniz getiriyordunuz. Geri kalan her şeyide tabii. Şemsiyenin altına girip soyunduktan sonra biraz eğlenmeye karar verdik. Jamie tişörtünü çıkarmak istememişti. Ayağa kalktığımızda onun tişörtünü zorla çıkardım.
'Ya biri görürse'
'Cevabını alır.'
Gülümsedi. Sert tavrımın hoşuna gittiğini biliyordum. Aynı yerde durduk vücudumu süzdü bende onunkini. Birlikte üçe kadar sayıp suya koştuk ve yüzebildiğimiz kadar ileri yüzdük. Sonunda ikimizde aynı yerdeydik. Güldük ve uzun süre yüzdük. Beni sırtından atıyordu. Bir çok fotoğraf çekindik salak saçma pozlar verdik hayat iyiydi, en azından şimdilik. Yorulunca şemsiyenin gölgesine yattık ve biraz dinlendik.
'Ee anlat bakalım ne yaptın sabah?'
'Biraz koştum, iki tane kızla tanıştım sonra sana döndüm.'
Ne? Mesaja cevap vermediğinde kızlarla mıydı? Bunu niye yüzüme söylüyordu? Bunu niye bana söylüyordu!? Ona sinirle baktım.
'İki tane neyle tanıştım dedin?'
'Kızla, bana çok tatlısın dediler, onlarda çok tatlılardı.'
Ona bi tokat attım hafifçe güldü ve yanağını tuttu. Acıtmış olmalıydı.
'Acıdı'
'Beter ol, kim o kızlar?'
'İki tane küçük kız, biri beş diğeri altı yaşındaymış, çok tatlılardı. Onlara biraz dondurma ve şeker aldım. Yoksul gibiydiler. Buranın yerlisi olduklarını ailesiyle birlikte merkezde yaşadıklarını söylediler. O kadar'
'Özür dilerim'
Hızla yüzümü kapattım. Güldü ve yanağımdan öptü. Bu utanç vericiydi. Ama kıskanıyordum işte.
'Bilerek yaptım, kıskanman hoşuma gidiyor'
Ona sertçe vurdum ve ayağa kalkıp onu da kaldırdım. Biraz yürüdük, uzakta okyanusun kenarından ortalarına doğru uzanan küçük evler gördüm ve gözlerimi kısarak onlara baktım ardından Jamie'ye gösterdim.
'Bunlar ne?'
'Bungalov gibi bir şey sanırım'
'Ney gibi?'
'Boşver, gidip bakalım mı?'
'Hayır belki içinde birileri yaşıyordur'
'Haklısın, senin için ne olduğunu öğrenirim olur mu?'
'Teşekkür ederim'
Sarıldık ve biraz daha yürüyüp giyindik. Eşyalarımızı alıp geri odaya çıktık. Duşa girecektim ama ondan önce telefonumu kontrol etmeyi seçtim. Balkondaki sandalyelerden birine oturdum ve telefonumu açtım. On iki cevapsız arama. On biri babamdan biri ise annemdendi. Babamı aradım o sırada Jamie karşıma oturdu.
'Efendim baba'
'Nasılsınız, niye telefonun kapalıydı?'
'İşimiz vardı, açmak istemedim'
'Ne işi'
'Dolaştık biraz'
'Anladım, uyumadan önce aramak istedim sadece'
'Tamam, size iyi geceler'
'İyi geceler tatlım kendine iyi bak'
Kapattım. Jamie büyük okyanusun sessiz dalga seslerinin geldiği taraftaki az önce gördüğümüz küçük evlere doğru bakıyordu. Görüntüsünü bozmadan konuştu.
'Buna son vermeliler aksi taktirde delireceğim'
'Farkındayım, üzgünüm'
'Tamam, seninle konuşmak istediğim konular var'
'Ne hakkında'
'Sevişmek hakkında, bazı kurallarım var'
'Kural mı?'
'Şey, yani eğer birlikte olacaksak, sanırım var'
'Dinliyorum'
Çok fazla merak ediyordum. Kurallar derken neyi kastediyordu? Ve buna katlanmak zorunda mıydım? Soğuk meyve suyumu yudumlarken gülümsedi ve anlatmaya başladı.
'Öncelikle eğer birlikte olacaksak kimsenin bizi rahatsız etmemesi gerekiyor. Yani ikimizinde telefonu kapalı olacak. Sana dokunurken başıma elini koymanı istemiyorum, beni fazlasıyla rahatsız ediyor ve bazı sebeplerden dolayı buna izin veremem, lütfen bunu anlayışla karşıla. Bana güvenmeni istiyorum. Ne olursa olsun bana güvenmeni, yani kısaca bu en önemlisi diyebiliriz. Beni tırnaklamak veya benzer şeyler yapmanı istemiyorum. Bundan nefret ederim. Seni istediğim zaman becermeme izin vermeni istiyorum. Zaten seni çok yoracak veya canını acıtacak bir şey kesinlikle yapmam. Bu konuda güven konusuna bağlanıyor. Sevişirken müzik dinleyeceğiz. Çoğunlukla. Buna evet demeni istiyorum. İleri gidersek eğer farklı kurallarım olacak ve senin de evet diyeceğine söz vermen gerekecek. Bunlara ek olarak istediğin bir şey varsa söyle. İkimizede uygunsa ekleriz. Beni yormamanı istiyorum. Israrcı olmayacaksın. En nefret ettiğim şey bu. Eğer sinirlenirsem sonucu kötü olur çünkü ciddi anlamda buna önem veriyorum. Seninde kuralların olabilir ama kesinlikle ikimizede uygunsa kabul ederiz. Burdan eve döner dönmez bir doğum kontrol uzmanı ayarlayacağız ve buna da evet demek zorundasın. Regl dönemlerinde senden ve vücudundan ayrı kalmak istemiyorum. Benden utanmayacaksın. Düzenli olarak doktorun verdiği hapları almanı istiyorum. Üzerinde kesinlikle jel kullanmayacağım. Sende istemeyeceksin. Fazla alkol almak yok. Ben alabilirim. İstediğin kadar yeyip içebilirsin ama akşam seni becermek istediğimde bana yorgun olduğunu söylemeyeceksin. Biliyorsun okul bitmek üzere. Çalışmanı istemiyorum. Sana ben bakabilirim. Evime taşınmanı istiyorum. Sana verdiğim tüm hediyeleri kabul edecek itiraz etmeyeceksin. Bana Tyler diye hitap etmeni asla istemiyorum. Olurda ağızından kaçarsa sonucu yine kötü olur. İsmimden başka bir şekilde seslenmeyeceksin. Eğer ailen bende kalmana izin vermesse en azından Pazar geceleri bende kalacaksın. Neden olduğunu biliyorsun. Birbirimizi her zaman koruyacağız. Ben seni sende beni. Aile geçmişimi kurcalamanı istemiyorum. Bu benim için önemli. Bende kalmanı istediğimde gelip seni alacağım. İtiraz etmeyeceksin, aileni ikna etme konusu sana kalmış. Bu sık olmayacaktır. Birbirimizin geçmişini fazla kurcalamayacağız. Rahatsız edecek biçimde ısrarcı olmak yok. Yanımdayken kesinlikle ama kesinlikle sakız çiğnemek yok. Asla tahammül edemem ve bu ilişkimizi bile bitirebilir. Sana dokunduğumda muhtemeş hissetmemi sağlayacaksın. Vücudun sıkı olacak. Zaten nerdeyse her sabah spor yaptığını biliyorum o yüzden bu kural senin için geçerli değil. Sporunu aksatmayacaksın. Yanımdayken daima traşlı olacaksın. Ne demek istedğimi anladığını umuyorum. Son olarak eğer ilişkimiz ilerlerse ve ileride bir çocuk istersen. Bunu asla yapma. Nedenini sorma ve asla yapma. Eğer bu kurallar içinde benimle, tamamen benimle birlikte olmak, hayatını benimle yaşamak istiyorsan, ben varım.'

+30 vote +20 yorum sizi çok seviyorum umarım beğenmişsinizdir.. İtaaf vermeye devam ediyorum sadece yorum yapmanız yeterli olacaktır teşekkürler :)
-fxxckoff

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!