Uzun uçak yolculuğundan sonra uçaktan iner inmez nemli ve sıcak hava vücudumu sardı. Seattle'ın aksine burada terden ölebilirdiniz sanırım. Çok çok ve çok sıcaktı. Jamie'de hissetmiş olacaktı ki -hissetmemek mümkün değildi- anlını elinin tersiyle sildi. Birbirimize baktık ve gülümsedik.
'Bu, harika olacak Jess'
'Öyle olacak Jamie'
Valizlerimizi alıp servise bindik ve bizi gideceğimiz yere götürmesini bekledik, zaten uzun sürmeyecekti. Aman Tanrım, Pasifikteydik. Çok geçmeden otel odasındaydık. Valizleri bir kenara atıp kendimizi yatağa bıraktık. Seattle'da saat kaçtı bilmiyorum ancak burada oldukça geç olmuştu. Hayli yorulmuştum, uçak yolculuğu uzun ve sıkıcı geçmişti. Jamie hep uyumuş bende kitabımı daha yolun yarısında bitirince sıkıntıdan patlamıştım. Bana baktı ve gülümsedi. Bende sırıttım. Bana doğru dönüp elini suratıma koydu ve okşadı.
'Jamie... Pasifikteyiz, ikimiz, sadece'
Gülümsemesi büyüdü ve burnumdan öptü. Ardından elimi tuttu.
'Yalnız. Kimse bizi rahatsız edemeyecek, okul yok, dersler yok, stres yok, okuldaki sana sarkan aptal erkekler yok'
Güldüm ve yanağından öptüm o da güldü ve beni öptü. Yorgundum. Duşa girip yatmayı düşündüm. Öyle yapacaktım çünkü buranın havası gerçekten çok sıcaktı ve içeriyi son ayarda çalışan klima bile soğutamıyordu. Nem fazlaydı. Duşa ihtiyacım vardı.
'Ben duşa gireceğim, tabii önce sen girmek istersen girebilirsin'
'Ben beraber girmeyi düşünmüştüm aslında'
Ayağa kalktım ve onuda elinden çekiştirerek banyoya sürükledim. O küveti doldururken bende annemlere geldiğimizd dair mesaj attım. Hemen aradılar balkona çıkıp açtım.
'Annem..'
'Bebeğim, nasılsınız?'
'Biz iyiyiz anne şimdi geldik, burası çok sıcak ve nemli'
'Ah tahmin edebiliyorum, iyi eğlenin olur mu'
'Tamam, teşekkür ederim'
'Jessica, vazgeç. Baban istiyor'
'Tamam. Baba?'
'Jess, nasılsın tatlım'
'Çok iyiyim baba sadece burası çok sıcak'
'Tabii ki, orası büyük okyanus, ee ne yapıyorsunuz?'
'Şimdi duşa girecektik'
'Girecektik?'
'Şey yani ayrı ayrı, öyle demek istemedim'
'Aferim sana, dikkat et'
'Edeceğim baba, orada saat kaç?'
'Sabah on oldu yeni kalktık,'
'Ah çok güzel, burada saat on iki ye geliyor ve her yerde binlerce ışık var, burayı ada sanıyordum ama çok mükemmel bir yer'
'Buna sevindim tatlım'
'Ah teşekkür ederim. Sonra görüşürüz olur mu'
'Görüşürüz, kendinize iyi bakın'
Gülümsediğini hissettim ve telefonu kapattım. Ayrı ayrı mı? Çok güzel yalan söylüyorum. Jamie'nin seslenmesiyle banyoya yöneldim. Beni içeri çekip kapıyı kapattı ve belimi hızla kavrayıp duvara yapıştırdı. Sırıtıyordu. Bende sırıttım ve onun tişörtünü fırlatıp attım. O da beni itinayla soydu ardından dudağımdan öptü. Onu tamamen çıplak bıraktım. Saçımı alıp geriye attı ve küvete girmem için elimden tutarak destek verdi. İçine girdim ve onunda girmesini bekledim. Girip oturdu benide bacaklarının arasına otutturdu. Karnımdan sıkıca sarıldı başımı geriye doğru göğüsüne koydum ve ona baktım. Gülümsedi. Sıcak! Vücudum ılık suya girince serinlemişti ancak yinede hava çok sıcaktı. Tanrım burada yaşayanlar nasıl yaşıyordu?
'Vücudunu özlemişim'
'Bende seninkini Jamie'
'Bu iğrenç vücudumu görüpte kaçmayan tek kişi olduğun göz önünde bulundurulursa buna sevindim.'
'Tabii ki kaçmayacaktım, seni seviyorum'
'Bende seni seviyorum'
Dudağımdan öptü ve gülümsedi bende öyle. Suyu eliyle omuzlarıma doğru serpiştirerek başımdan öptü. Ellerini göğüslerine ilerletti ve onlarla oynadı.
'Jamie sırası değil,'
'Tam da sırası, yalnızız, uzun süredir sana dokunmadım, ve bunu istediğine adım gibi eminim'
'Öyle mi TYLER?'
'Öyle MEGAN!'
Ona hafifçe vurdum güldü ve beni öptü bende onu öptüm. Ellerini göğüslerimde dolaştırmaya devam ederken ensemi öpüyor kulağımı dişliyordu. Bu haz vericiydi. Vücudumda dolaşan elleri içimdeki sıkıntıyı dışarı atarken kalbim deli gibi çarpıyor ve geri kalan organlarımı hissetmiyordum bile.
'Jamie,'
'Ne?'
'Yavaş ol, korkuyorum'
Güldü ve beni sertçe kendine çekti. Kulağıma fısılderken sesi gayet ciddiydi.
'Sen yavaş ol dedikçe daha sert olacağım'
Elini altıma ilerletti ve her yerimde dolaştırdı ardından benimle yavaş yavaş oynamaya başladı inlemekten zaten kendimi alamıyordum. Bir süre devam etti. Tam beni doruğa çıkarmıştı ki telefonum çalmaya başladı. Uzanmaya halim olmasada kıvranarak uzanmaya çalıştım. İzin vermedi ve sertçe kendine çekip devam etti. Zil sesimin eşliğinde doruğa ulaştım. Titremelerim bittiğinde telefon susmuş etrafı sessizlik kaplamıştı. Nefes nefese ona baktım ve hafifçe yana doğru kıvrıldım. Beni kollarıyla sıkıca sardı ve sakinleşmemi bekledi.
'Telefonumu ver'
Su yüzünden Islak olan ellerini kurulayıp telefonuma uzandı ve kimin aradığına baktı.
'Baban.'
'Tanrım!'
Hızla telefonu elinden aldım ve nefes nefeseyken babamı aradım. Hemen açtı
'Efendim baba?'
'Neden bakmadın telefonuna'
Jamie'nin beni boşaltması gerekiyordu birlikte küvetin içinde sevişiyorduk o kadar.
'Duştaydım ben telefonda burdaydı duymadım Jamie'de duymuş ama içeri girmek istememiş'
Jamie arkadan kıkırdadı. Ben bile yalan konusunda bu kadar yetenekli olduğumu bilmiyordum. Kısa konuşmamızın ardından telefonu kapatıp kenara attım ardından Jamie'ye sıkıca sarıldım.
'İyi yalandı, ben bile inandım'
'Çok komik, babam öğrenirse bir daha bizi asla görüştürmez.'
'Yapar mı?'
'Tanımıyor musun babamı Jamie'
Derin bi nefes alıp beni öptü ve kollarıyla sıkıca sardı.
'Bu arada, ikinci orgazmını sana yaşatmış olmam harika hissettirdi.'
Ona hafifçe vurdum güldü ve başımdan öptü. Sıcak!
'Yarın saçımı boyatmak istiyorum'
'Yine mi'
'Evet' konuşurken saçlarımın ucuyla oynuyordum. Başımdan öptü ve sıkıca sarıldı.
'Ne renge?'
'Biraz sarı biraz mor biraz pembe'
'Ama sen o renklerden nefret edersin maviye ne oldu?'
'Saçta güzel duruyor sus'
Güldü ve suratımdan tutup sertçe öptü. Bu iyi hissettirmişti. Saçlarımı her ay farklı renge boyuyordum sanırım. Okula ilk başladığımda genellikle beni saçlarımla tanımaya başlamışlardı. Özellikle yazları neredeyse her hafta değiştiriyordum. Bu hoşuma gidiyordu değişiklik iyiydi. Fazlası kötü olabilirdi ancak her gün farklı olmadığı sürece fazla olacağını düşünmüyordum. Beni yavaşça kaldırdı kendide arkamdan kalktı. Kurulanıp çıktık. Su iyi gelmişti ve tek iyi gelen tabii ki su değildi. Perdeleri kapattık kapılar ve camlar sonuna kadar açıktı. Yanıma geldi ve üzerimdeki havluyu koltuğa attı. Ona baktım.
'Hava sıcak ya, ondan'
'Yok ya'
Havluyu geri üzerime sardım ve valizimden kıyafet çıkarıp giydim. O da giydi. Yatağa yattık arkamdan çok sıkı sarıldı. Ve kulağımın arkasından öptü. O sırada telefonum çaldı. Delirecektim. Jamie güldü.
'Ben açabilir miyim'
'Aç.'
Sinirliydim güldü ve telefonu alıp açtı.
'Merhaba Bay Carter nasılsınız, teşekkürler bende iyiyim, şey biz biraz yalnız kalmak için buraya geldik ve bunun için size teşekkür ederiz, ama gerçek anlamda biraz yalnız kalsak? Ben, alınıyorum sizce öyle biri miyim? Burada saat çok geç oldu ve şimdi izin verirseniz uyuyacağız. Hayır ben özür dilerim. Teşekkürler, iyi geceler'
Telefonu bana verdi kapatıp kenara koydum yeniden bana sıkıca sarıldı ve iyi geceler diledi bende ona dileyip teşekkür ettim. Hava çok sıcaktı ve aramızdaki temas bunu arttırıyordu. Çok sıcaktı Tanrım.. Yaklaşık bir iki saat ikimizde sıcaktan uyuyamadık. Ama hiç konuşmadıkta. Yalnızca uyumadığını biliyordum.
'Jamie?'
'Bebeğim, uyumadım'
'Delireceğim sanırım'
'Bende, yarın ilk işimiz şu meşur okyanusta yüzmek olsun. Bakalım nasıl bir şeymiş'
'Aynen öyle'
'Şimdi uyumaya çalış bebeğim, hadi'
Sıkıca sarıldık biraz uğraştıktan sonra çok geçmeden uyumuştum..

Sınırlan çabuk geçiyor ve sınavlar başlamak üzere bu günden sonra sınırı yükseltmek zorunda kalacağım çok özür dilerim sizi seviyorum 💕😊 +30 vote +20 yorum
-fxxckoff

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!