Birbirimize baktık. Ne? Şaka mıydı yoksa sevinçten delirecek olmam boşuna değil miydi?
'Anne, ne?'
Jamie'ninde benim kadar şaşkın olduğuna emindim hem yüzünden hem sesinden anlaşılıyordu. Başlarını salladılar sırıttık. Ben onun annesine ve babasına o da benimkilere sarıldı. Ardından babamı öptüm sonrada anneme sarıldım. Çok mutluydum. Hemde Jamie'yle öyle mi? Babam nasıl izin vermişti? Bunları konuşacaktık eminim. Jamie'nin durumu harikaydı bu yüzden ne zaman gideceğimizi merak ettim. Ama bundan önce Jamie'ye sarılacaktım. Hızla kucağına atladım boynumdan öpüp beni etrafında döndürdü ardından yere indirip dudağıma yapıştı. Sarıldık onun sırtını sıvazladım başımdan öptü.
'Aman Tanrım, peki neden böyle bi şey yaptınız'
'Çünkü sizi seviyoruz ve dediğimiz gibi bunu hakkettiniz'
Babası tatlıydı ve sesinde gram olsun ciddilik yoktu. Ardından babam konuştu ve aradaki fark ortaya çıktı
'Tabii bunun detaylarını evde konuşacağız Jessica'
'Aynen Öyle Jamie'
Güldüm ve babama sarıldım Jamie'de babasına sarıldı gülüp hep birlikte arabaya bindik bu harika olacaktı..

***
Babam annem ve ben yemek masasındaydık. Doğal olarak yemek yiyorduk. Jamie ve ailesi ise kendi evlerindeydi. Uçak gece kalkıyordu. Pasifiğe gidiyorduk, yalnız ikimiz. Ailemi ve ailesini çok seviyordum tanrım ikimiz yalnız!
'Ah evet Jessica bana orada akıllı duracağınıza söz ver'
'Söz baba'
'Bak, sana bi şey yaparsa hemen ara tamam mı?'
'Baba endişelenme, hem, bunu siz istemediniz mi?'
'Evet, ama Jamie'ye bir türlü güvenemiyorum işte'
'Güvenmelisin, o iyi'
Derin bi nefes almaktan başka hiçbir şey yapmadı. Yemeğimi bitirir bitirmez koşarak yukarı çıktım ve bavulumu hazırlamya başladım. Her şeyimi alacaktım. Şapkalar gözlükler ve bi kaç tane daha yedek bikiniden sonra her şey tamamdı! Jamie'yi aradım. Çok geçmeden açtı ve neredeyse hazır olacağını söyledi. Duşa girmeye karar vererek hızlı adımlarla banyoya koşturdum. Saçlarımın topuzunu açtım ve küvetin içine girdim. Kendi kendime sırıtıyordum. Bi an yüzümün şeklini hayal ederek kendimden ürktüm ve bunu yapmayı hemen kestim. İşimi bitirdim ve çıkar çıkmaz saçlarımı kuruttum, uçağa üç saat. Koşarak aşağı indim ve annemle babamı tekrar öperek evde koşuşturdum. Güldüler. Anne. Anne'i aramalıydım. Hızla odama çıktım ve onu aradım uzun süre konuştuk buna sevinmişti. Ona oradan bir şey getireceğime söz verdikten sonra telefonu fırlatıp her şeyimi aldığıma emin olmak için tekrar her şeyi gözden geçirdim. Bu harika olacaktı! Her şey tamam, sakin olacağım. Kendimi bu düşünceye şartladım ve aşağı inip normal gözükmeye çalıştım. Oturmamı söylediler. Oturdum gülüyordum.
'Teşekkür ederim anne, baba'
'Bunu söylemekten vazgeç'
'Tamam, sizi özleyeceğim ve teşekkür ederim'
Güldüler ikisini de tekrar öptüm bana sarıldılar. Bir süre birlikte oturup konuştuk. Son iki saat. Annem beni mutfağa çağırdı ve yanaklarımdan tutup öptü.
'Yap bunu'
'Neyi?'
'İstediğin şeyi'
'Ciddi misin?'
'Can atıyorsun Jess, her halinden belli, Jamie, doğru kişi bebeğim'
Ona sıkıca sarıldım ve bu kısa konuşma kafamdaki tüm tereddütleri giderdi. Demek ki ihtiyacım olan tek şey güvendiğim birinden bunu duymak olacakmış. Bir anda içim rahatlamıştı ve kafam şu anda bomboştu.
'Seni seviyorum anne'
'Bende seni bi tanem, babana bakma istediğini yap, sadece gelince çok çalışacağını bil bebeğim'
'Biliyorum anne, kazanacağım.'
Gülümsedi ve beni tekrar öptü bende onu öptüm.
'Seni özleyeceğim'
'Sık sık arayacağım'
'Sen aramazsan bile baban sizi rahat bırakmayacaktır'
Güldük elimi sıktı ona tekrar sarıldım ardından çalan telefonum bizi durdurdu. Açtım, Jamie'ydi. Yolda olduklarını söyledi. Çok geçmedende geldiler. Bir saat. Kapıyı sevinçle açtım. Annesi ve babası bakımlı görünümüyle karşımda ve Jamie'de tam arkalarında sırıtıyordu. Güldüm ve onları içeri aldım. Salonda beş dakika kadar oturduk. Elli beş dakika. Ardından babası ve babam arabayı hazırladı anneme, annesine sıkıca sarıldım. Jamie de onlara sarıldı. Ardından anneme tekrar sarıldım.
'Seni seviyorum anne'
'Bende seni bebeğim'
Onu tekrar öpüp arabaya bindik ve birbirimize baktık babamlarda binmişti. Küçük bi çığlık attım ve onun boynuna sarıldım. Güldü ve beni sıkıca sardı.
'Seni Seviyorum!'
'Seni Seviyorum!'
Sırtımı sıvazladı ve yanağımdan sertçe öptü. Kırk beş dakika. Evin havaalanına yakın olduğuna şükrettim. Çok geçmeden oradaydık. Arabadan indik valizlerimizide aldık ve güvenlik kapılarının tam orada durduk. Ben babama sarıldım o da babasına. Ardından ben babasına sarıldım o da babama. Ardından birbirimize sarıldık ve güldük.
'Seni Seviyorum Baba'
'Bende seni seviyorum bebeğim dikkat edin'
Anlımdan öptü ve gülümsedi bende ona tekrar sarılıp çantamı sırtladım. El sallayıp uzaklaştık. On sekiz dakika. Uzun güvenlik kapılarından geçip sonunda uçağa bindik. On dakika. Koltuklarımıza yerleştikten sonra ona baktım. Sırıttı, bende öyle. Elimi aldı ve parmaklarını parmaklarıma kenetleyip öptü. Başımı geriye kasıp gülümsedim. O da öyle. Üç dakika. Son kez telefonuma bakarken ilk kez uçağa binmenin heyecanıyla neredeyse onu düşürüyordum. Jamie güldü ve beni öptü. Kemerlerimizi bağladık. Telefonlarımızı kapattık ve bakımlı hostes gelip kontrol etti. Kapaklar ve kapılar kapandı. Pilotun seksi sesi konuştu. Şimdi.

+25 vote +15 yorum kısa biliyorum ama ancak bu kadar yazabildim. Vote ve yorumlar için çok teşekkürler lütfen bol bol yorum 💕 sizi seviyorum 😊💕
-fxxckoff

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!