Yarınim Ol 1. Bölüm

4 0 0
                                              

Tunç, Ali, Hasan, Melek ve ben çarşının içinde geziyorduk. Tabi birbirimizden ayrıydık. Çünkü cüzdan çalmamız gerekiyordu akşama birşeyler yemek için. Arkası dönük bir adamı gördüm ve arka cebinde cüzdan gözüküyordu. Hızlıca ve sessizce yanına gidip yavaşça cüzdanını çıkardım. Hiç bir şey hissetmemişti. Paraların çok olduğun gördüm ve içinden sadece bir 50 lik çıkarıp yerine koydum. Yerine koyarken hızlıca arkasına döndü. Yeşil gözleriyle bana çok kötü bakıyordu. Cüzdan elimde kaldığı için cüzdanı hızlıca fırlattım ve koşmaya başladım. Arkamdan koştuğunu hissediyordum sürekli yollarımı değiştirerek son hızla koştum.

Nefesim kesilince çıkmaz sokakta durdum. Etrafıma bakındığımda kimseyi göremedim ve derin bir nefes aldım. Elimde sımsıkı tuttuğum 50 tl ye baktım. Elimde buruşmuştu turuncu rengiyle sanki bana gülümsüyordu. Oradan bir bakkala girdim ve 3 ekmek, yarım kilo domates, 250 gr da peynir ve bir paket sigara aldım. 8 kişi bir kulübede kalıyorduk ve bunlar bize yetmiyordu bile ama uyuşturucu alacağım için fazla harcamamalıydım. Elimde poşetleri gidip kulübeye bıraktım. Bir tek yanıma sigaramı aldım. Uyuşturucu satan Halil abiye gidip biraz mal aldım. Tekrar kulübeye geldiğimde herkesin geldiğini gördüm. Biraz birşeyler yedik ve ben kulübenin dışarısına çıktım. En azından burası çok sakin bir yerdi. Herkesten uzak. Sigaramı yaktım ve sessizce içmeye başladım. Sigara dumanını ilk içime çektiğimde bugün parasını çaldığım adamın yeşil gözleri aklıma geldi. Adam ne kadar şanslıydı. Parası var ve yakışıklıydı. Gözleri tüm yeşillerin en güzeliydi.

Tunç: Hayırdır yalnızsın?

Sesin geldiği tarafa baktığımda gülümsedim.

-İçerde sıkıldım hava almak istedim.

Kafasını sallayınca tekrar önüme döndüm ve yeşil gözlü adamı düşündüm. Bu adam niye benim bu kadar aklıma takıldığını bilmiyordum. Tunç’un sesiyle tekrar düşüncelerim bölündü.

Tunç: Rüya

-Efendim

Tunç: Şu saçlarını aç artık erkek gibisin sürekli

-Alışmışım, dedim gülerek ve şapkamı çıkarıp saçlarımı açtım. Düz olan saçlarım omuzlarımdan aşağılara belime kadar indi. Bu kadar pis ortama rağmen saçlarım yumuşacıktı.

Tunç: Saçların çok güzeller

-Sağol, dedim gülümseyerek ve sigaramdan son defa içime çektim ve yere attım. Ayağımın ucuyla ezdim.

-İçeri geçelim mi hava soğudu

Tunç: Çeketini giymezsen tabi üşürsün. Veriyim mi ceketimi? Ben içerde sıkıldım azcık duralım burda, diyince yalnız kalmasını istemedim.

-Tamam duralım gerek yok cekete sağol, dedim ve ellerimi göğsümde birleştirdim. Açık pembe boğazlı kazağımın üstündeki kirleri görünce hayatıma bir kere daha küfür ettim.

Tunç: Üşüyorsun işte, dedi ve ceketini hızlıca çıkarıp üstüme örttü.

-Sen üşüceksin ama?

Tunç: Üşümüyorum ben, dedi ve cebinden sigara paketini çıkarıp o da sigara içmeye başladı. Aslında içeri geçmemim bir sebebide uyuşturucu kullanma isteğiydi ama az daha sabredicem. Tunç’un sigara içdiğini görünce benim de tekrardan canım istediğini fark ettim ve cebimi yokladım. Ama ne yazık ki ceketimin cebinde kalmıştı malım ve yeni aldığım sigaram.

Tunç: İster misin, diyerek kendi içtiği sigarasını uzattı.

Sağol, diyerek elinden aldım ve o tekrardan bir sigara yaktı. Biz böyleydik işte ne yazık ki birbirimizin yediği içtiği şeyleri iğrenç pis demeden kullanıyorduk.

HırçınHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin