17 Bölüm " Kiminle Evleniyorum ?"

22.8K 886 32

Sanırım ciddi ciddi sordu bu soruyu ne tuhaf değil mi ? garipsedim umut olarak gördüm eğer gerçekten türkiye’ye götürecekse benim için uyar bu evlilik. Saate bakıp “ hayret düşük yapan bir kadınla evlenmek isteyen biri ?”

Cudiye hasta odama adım atar atmaz peşinden 5 kadın içeri girdi elleri kolları  dolu dolu idi.

“canım hoş geldin. İyi ki geldin.”

“ Hoşbulduk şekerim.  Bak zayıflamış ve çökmüşsün birkaç günde sana yiyecek getirdim hemde türk sarmasından.”

Heyecan ile doğruldum eskisi gibi sancım ve acım yoktu üzüntüm dolu dolu idi hayata tutunamayan bebeğim için ne diyebilirdim.

“ gerçekten mi çok severim. Benim annem de çok güzel sarma yapardı cudiye.”

Annemi anmak bile beni mest etmişti. Gülümseyerek saçlarımı okşadı

“ sevgili arkadaşım sana müjdem var.”

Heyecanla baktım cudiye’ye “ yakında evleniyorsun.”

Bu mu müjdeydi. “ kim ben mi ?” şaşkınca baktım. Kalbim birden sancıdı  “ yok ben “ gülmeye başladı.

“ hadi iyisin Türkiye’ye döneceksin bu sayede.”

Aslında cudiye’ nin sevinci benim ülkeme dönmek içindi biliyorum ama sanki burukluk oldu içimde.

“ kiminle peki bunu bana sormadan mı yapıyorlar ?”

Dudaklarını büzdü “ seçim senin ya calib yâda ahmed”

“ hah bu bir alışveriş meselesi değil ki ? Calibe ne oluyor ya ?”

Cudiye yatağımın köşesine oturdu “ çünkü onun bebeğini taşıdın sen”

Aslında taşıyamadım sahip bile çıkamadım ona. Ondan sadece geriye hiç bir şey kalmadı bana.

“hayır, o bebek benimdi onun değil.”

Cudiye’nin kaşları çatılmıştı sanırım bu sözüme kızdı “ sen ne kadar kızarsan kız calib benim gözümde daha iyi biri ayrıca ahmedden çok daha üstün bir kişiliğe sahip.”

“ o yüzden mi benimle evlendi? Ülkeme götürecekti güya gidip o beria denen kızla evlendi hemen.”

Cudiye’nin gözleri aydınlandı “ yoksa sen kıskanıyor musun ?”

“ hayır, nefret ediyorum o pis adamdan. Bana dokundu önce sonrada bebeğimi öldürdü cani o .”

 

Üzüntü ile baktım cudiye’ye “ aa saat geç olmuş hadi sen git canım. Sonra sana kızarlar. “

Omuz silkti “ Hiçbir yere gidesim yok seni bırakamam”

“ saçmalama ya böyle yaparsan bende kalkar gelirim senle”

Gülüştük gülüşmemiz kapını açılması ile yarım kaldı “ cudiye bu saatte halen burada mısın ?”

Calib siyah bir dişdaşa ve eşarp ile geziyordu.

“ hayırdır biri mi öldü de siyahlara büründün.”

Irak'ta Bir Türk GelinBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!