Hızla yerimden fırladım ve cümlesini devam ettirmesini beklemeden lafa atıldım
'Ne oldu ona'
'Bi şey olmadı bebeğim seni görmek istiyor'
Hızla yerimden fırladım ve büyük bir rahatlıkla dışarı çıktım. Beni onun odasına götürdüler hızla içeri girdim. Kapı ardımdan kapandı ve işte odada yalnızdık. Hızla yanına oturup elini tuttum
'Merhaba' sesi duyulamayacak şekilde kısıktı
'Merhaba'
Gülümsedim ve elini öptüm gülümsedi. Gözleri kapalıydı. Üzerinde o aptal hastane elbiselerinden vardı ve her ne yapıyorsa bu haldeyken bile çok yakışıklıydı.
'Nasılsın'
'Ben iyiyim, asıl sen nasılsın Jamie'
'Çok iyi hissediyorum'
Ama öyle değildi. Biliyordum. Sesinden, görünüşünden, ve halsizliğinden anlaşılabiliyordu kısaca bunu anlamak zor değildi.
'Bu iyi' demekle yetindim, gülümsüyordum. Onun başından öptüm ve okşadım gözlerini araladı. Sonunda.
'Seni yeniden görmek güzel'
'Senide'
'Çok özledim'
'Bende'
Ona sarıldım ama fazla hareket edemediğinden karşılık veremedi. Dudağına küçücük bir öpücük kondurdum ve yeniden gülümsedim o da öyle.
'Şey ben, sanırım dilim tutukluk yaptı'
Güldü ama bu doğruydu resmen onunla konuşamıyordum. Gözlerini yeniden araladı ve elini suratıma koymaya çalıştı. Başardı da. Elimi elinin üzerine bastırdım başparmağını ileri geri hareket ettirdi. Gülümsedim.
'Ben, seni duydum. Odada benimle konuşmaya çalışırken, çok ateşliydin, cevap vermek istedim ama nerede olduğumu anlayamadım ve kendimi hissetmiyordum. Ve en önemlisi seni çok seviyorum ve senin bana olduğundan sana daha çok ihtiyacım var'
'Aman Tanrım Jamie, bende seni çok seviyorum ve duymamış olmanı dilerdin, bu beni utandırdı'
'Utanma bebeğim, bu harikaydı, bir an önce iyileşmeyi bekleyeceğim, vücuduna sahip olmak için sabırsızlanıyorum'
'Sen önce iyileş, her şeyi yapacağız'
Gülümsemesi arttı bende güldüm ve onu yeniden öptüm, ona kavuşmak harika bir histi
'Seninle yalnız kalıp konuşmaya ihtiyacım var Jess'
'Biliyorum Jamie, benimde'
'Şu an yalnızız ama, ben konuşamıyorum, yani zor geliyor, sadece sen şu an burdasın ve ben bunun tadını çıkarıyorum'
'Biliyorum bebeğim sonra yapabiliriz'
Gülümseyip anlından öptüm o da gülümsedi, bir süre birbrimizi inceledik onu o kadar çok özlemiştim ki o an oracıkta bayılabilirdim.
'Sizden hoşlanıyorum Bayan Carter'
'Bende sizden Bay Vincent, hiç olmadığı kadar'
Dudaklarımı kuru dudaklarına bastırdım ve bi süre öyle kaldım. Ardından onun dudaklarını yaladım ikimizde güldük.
'Bu çok iyi oldu, yalamaya üşeniyordum'
Gülümsedi bende güldüm ve yanağından tekrar öptüm.
'Beni şımartıyorsun, sonra neden Jamie sapık oluyor'
'Bu benim suçum değil, yakışıklı olduğun için bu senin suçun'
Güldük burnundan öptüm yanağımı okşadı ve birden suratı düştü.
'Özür dilerim Jess, bu kaza için seni üzdüğüm her dakika için defalarca ayrı ayrı özür dilerim, özür dilerim seni dinlemeliydim bebeğim üzgünüm, seni bu hale soktuğum için kendimden hep nefret edeceğim ve sen beni affetsende ben kendimi asla affetmeyeceğim, bugün şu anda buradaysan bu benim suçum, üzgünüm özür dilerim'
'Jamie ne demek o, seninle her ne olursa olsun mutluyum tamam mı, bu senin suçun değil, o aptal otobüsün suçu, unut bunu'
Ona sıkıca sarıldım ve bi süre öyle kaldım, boynumdan defalarca öptü bende onu öptüm ve yanağını okşadım, o sırada annesi içeri girdi ve gülümsedi
'Sana tişört getirdim, doktor giydirebileceğimizi söyledi'
Gülümsedi ve onun diğer yanına oturup yanağını okşadı
'Seni özledim'
'Bende seni anne'
Annesi onu yumuşacık öptü ve yanağını okşadı gülümsüyordu.
'Hadi şünü giydirelim, sıcak tutar'
'Jessica yapabilir'
'Biliyorum..'
'Anne lütfen Jessica yapsın'
'Jamie neden?'
'Anne lütfen, sonra konuşalım'
Çarezice başını salladı ve odadan çıktı, çıkar çıkmaz odanın perdelerini kapattım ve Jamie'nin yanıma döndüm.
'Ne zaman söyleyeceksin'
'Bilmiyorum bebeğim, bilmiyorum'
Dudaklarımı anlına bastırdım ve onu kokladım elimi sıvazladı. İçimde kelebekler uçuştu ve bir anlığına yaşadığımız tüm bu sıkıntıdan sıyrılıp bulutlara yükseldim. Ardından geri sıradan hayatımıza döndüm.
'Kalkabilecek misin sen?'
'Bilmiyorum'
'Hadi deneyelim'
Başını salladı tişörtü kenara koyup doğrulmasını sağlamaya çalıştım ama olmadı acıyla bağırdı ve geri yattı. Hızlı hızlı nefes alıyordu.
'Tamam bebeğim, iyi misin?'
'Çok acıyor'
'Biliyorum' yanağını okşadım ve yeniden doğrultmayı denedim. Ardından üzerindeki aptal şeyi hızla fırlattım kendini bıraktı ve bağırdı dişlerini sıkıyordu ve nefesini arasından içine çekiyordu dikiş izlerine baktım ilginçti ve acıması doğal gibi görünüyordu.. Tişörtü aldım ve zorlada olsa onu giydirdim, çok fazla koşupta yorulmuşcasına nefes nefeseydi
'İyi misin'
'İyiyim'
Gidip perdeleri açtım ve yeniden yanına oturdum, serumum bitiyordu ve bu son olduğundan memnundum, seruma ardından bana baktı. Korkuyor gibiydi
'Sen iyi misin'
'Ben iyiyim, bi şey olmamış bana, bu aptal serumu neden takıyorlar bilmiyorum'
Güldü ve elime uzanıp onu tuttu.
'Gitmek zorunda mısın, yanımda kalamaz mısın?'
'Zorundayım bi tanem, hemşirem beni yataktan çıkartmıyor bile'
'Seni istiyorum, yanımda, tam burda'
'Biliyorum, sadece iyileş yalvarırım, sonra istediğin kadar birlikte yatarız'
'İyileşirsem sana sahip olacağım dimi?'
'Ah şey, sanırım evet'
'Elimden geldiğince toparlanmaya çalışacağım, sabırsızlanıyorum'
'Bende'
Gülümsedik elimi öptü, mutluydum. O iyiydi, ben iyiydim. Biz vardık ve kalbimde tek bitmeyen şey bu olacaktı. Onun suratını incelerken başından anlına düşen bir parça saçı yukarı doğru elimle taradım gülümsedi ve elini yanağıma koyup okşadı
'Ben iyiyim, hadi git'
'İstemiyorum'
'Biliyorum, ama gitmek zorundasın'
Son cümlesini söylerken yüzünde azıcık olsun gülümseme veya herhangi bir tebessüm yoktu. Ciddi olduğunu anlayıp başımı salladım. Eski Jamie olmuştu.. Tam çıkacakken içeri, saçları, beline kadar uzanan dalgalı bukleleriyle yeterince çekici görünen hemşire daldı. Ona, ardından Jamie'ye baktım. Gözleri birden açılmış ona bakıyordu, seksi bir hemşireydi, benimkinin aksine bakımlı ve genç görünüyordu. Çıkmak yerine kalıp çıkmasını beklemeyi seçtim. Yani içimdeki küçük ruh öyle yapmamı söylüyordu. Hemşire onun yanına gidip bembeyaz dişleriyle gülümsedi.
'Nasılsınız?'
'Ah ben iyiyim'
Onun yanına yürüyüp oturdum anlamış olacaktı ki güldü.
'Kız arkadaşım sağolsun ben iyiyim'
Hemşire gülümsedi ama ciddi olduğunu sanmıyordum. Belkide içimdeki aptal kıskançlık duygusu bana oyun oynuyordu.
'Bu güzel, ilaçlarınızı almanız gerekiyor'
Başını salladı ve bekledi. Hemşire ona bir bardak su ile ilaçlarını verip doğrulttu. Hiç acı çekmemiş gibiydi. Onun suratına ters ters bakıp hızla odadan çıktım. Hem, serumumda bitiyordu. Annemlerin yanında sinirlice durdum. Kollarım birbirine dolalı yüzümse asıktı.
'Hadi gidelim.'
'Ne oldu tatlım?'
'Bi şey olmadı hadi gidelim.'
Güldüler ve başlarını sallayıp beni odaya götürdüler. Annem hemşireyi çağırdı o da çok geçmeden gelip serumumu çıkardı. Geri gittiğinde annemle yalnızdık. Elimi tuttu
'Anlat bakalım'
'Anne ya çok güzeldi'
'Kim?'
'Jamie'nin hemşiresi.'
Güldü ve yanağımdan öpüp bana bi bardak su verdi. İçtim.
'O sadece hemşire, sense onun sevgilisisin'
'Ben ona tişörtünü giydirirken çok acıyordu her yeri ama hemşirecik ona ilaç içirirken sesi çıkmadı'
'Tatlım, o ergenlik döneminde, tabii ki bakacaktır ama kalbinin sana ait olduğuna eminim'
'Öyle mi?'
'Öyle bebeğim, Jamie seni seviyor, annesinin dediğine göre odasına senin adını kazımış'
'Ciddi misin?'
'Yani, annesi öyle diyor'
Gülümsememe engel olamadım, o sırada telefonuma mesaj geldi uzanıp mesajı açtım Jamie'dendi.
''Şimdi, hemen buraya gelmessen hemşire düğmesine basmaktan çekinmem.''
''Umrumda değil.''
''Jessica. Gel.''
Yerimden fırladım annem güldü
'Ne diyor?'
'Yanıma gel diyor.'
'Tamam, çabuk ol Matt'le git.'
Başımı salladım ve hızlı adımlarla dışarı çıktım. Matt orada duruyordu. Kolundan çekiştirerek kazağını sündürdüm ve Jamie'nin odasına yürüdük. Hızla içer girdim.
'Ne var?'
'Otur.'
İtaat ettim ve yanına oturdum. Ne bokuna beni çağırıyordu? Önce hemşireye yavşayıp sonrada beni yanına çağırmakta neyin nesi? Tamam, biraz abarttım.
'Böyle düşünmüş olamazsın..'
'Düşündüm.'
Başka tarafa baktım ve derin bi nefes aldım hafifçe güldü
'Beni bunun için çağırmış olma. Ve beni öp.'
'Gelmen gerekiyor'
'Hemşireye kalkarken iyiydi'
'Jessica, saçmalıyorsun. Seninle bu konu hakkında tartışmayacağım. Şimdi gel, ve seni öpmeme izin ver.'
Onun yanağından öptüm o da nemli dudaklarını dudaklarıma bastırdı ve kokladı. Gülümsedim. Yüzümü bakıp yanağımı okşadı.
'Hadi git'
'Beni istemiyor musun'
'Hayır'
'Yaa, ben seni yatakta görürüm ama bak'
'Hayır derken tabii ki hayır seni istiyorum demek istemiştim ben'
'Ağız laftan bi kere çıkar'
'Ney neyden ne yapar?'
'Şey, laf ağızdan bi kere çıkar'
İkimizde uzun süre güldük onu öptüm o da beni öptü ve elimi sıktı
'Seni seviyorum'
'Bende seni, sonra görüşürüz'
Gülümsedi ve el salladı gülüp bende el salladım ve odadan çıkıp Matt'in koluna girdim birlikte odaya döndük. Annem hala koltukta oturuyordu yatağıma yattım ve gülümseyerek rahatladım o da güldü ve yanağımdan öptü.. Bu iyi hissettirmişti.

***

Yaklaşık 1 hafta sonra hastaneden çıkmış büyük ve aptal hastene kapılarının önünde bekliyorduk. Matt ve Anne okuldalardı. Dördü birden Jamie ve beni karşılarına aldılar ve gülümsediler
'Hayırdır?'
'Küçük bir süpriz'
Annesinin tatlı ses tonu gülümsememe sebep oldu. Jamie'yle birbirimize baktık delirecektim ve çok merak ediyordum.
'Ne oldu anne?'
'Tamam, düşündük ki bir kaç haftadır çok fazla yoruldunuz ve biz bişeyler ayarladık'
'Anne meraklandırmasanıza ya'
'Size 1 hafta boyunca Büyük Okyanusta, Bora Borada mükemmel bir tatil ayarladık'

Not: bir daha ki bölüme en güzel yorumu yapanı seçip itaaf yazacağım isteyen katılabilir teşekkürler 😊💕

+30 vote +20 yorum sizi çok çok çok seviyorum umarım bol bol yorum gelir sevgiler.. 😊💕
-fxxckofff

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!