00.00

1.8K 164 450
                                    

BÖLÜM 1: TANITIM

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

BÖLÜM 1: TANITIM.

Ellerim titriyor, bedenim üşüyordu. Gözüm akan yaşları titreyen ellerimle geriye iterken, omzuma gelen siyah saçlarımı sinirle geriye attım. Ağlamamak için direniyordu bütün yüz hatlarım, ağlasam şuan ki olduğumdan daha iyi halde olmayacaktım. Buz gibi olan elleri ağzımın üstüne örterken az ötemde panikle bir sağa bir sola yalpalayan adama baktım. Öfkeliydi. 

Sarı düz saçlarını sinirle geriye tararken Alaz'ın üzerine yürüyüp omuzlarına sert bir yumruk geçirdi. "Ne demek lan tefeciden para aldım? Ne yaptın lan o kadar parayı!" Alazın'ın gözleri sevgili Leyan'ın üzerine düşerken ne olduğunu az çok anlayabilmiştim. 

Oflaz sinirden titreyen ellerini yumruk yapıp kendini yanımdaki boş yere bıraktığında ona bakmadan, irislerimi sadece Leyan'a odakladım. Onun yüzündendi başımıza gelen şeyler. Onun babasının para borcu yüzündendi. Hiç beklemediğim bir anda "Ne yapayım Oflaz, bıraksam da ölse miydi Haluk amca?" diye yükseldi Alaz. Haluk bey; Leyan'ın babasıydı. Kumar borcu vardı, başına gelen her şeyi hak ediyordu. 

Oturduğumuz inşaat binasının az ilerisinde adım sesleri duyulduğunda herkes gelecek kişiyi bekledi. Gelen Faris'ti. Siyah, kısa kıvırcık saçları ve yeşil gözleriyle tam bir modeli andırıyordu. Yakışıklı bir çocuktu. "Oflaz, tefecinin adamları her yerde Alaz'ı arıyor." Oflaz'ın yanımda gerilen bedenini görmezlikten gelerek Leyan'a imalı bir bakış attım. Çekingen yüzü utançla yere eğildiğinde ellerimi birbirine sürterek sırtımı eski koltuğa yasladım. "Kaç kişiler?" Faris sesimle birlikte bana döndüğünde kaygıyla başını iki yana sallayıp dudaklarını birbirine bastırdı. "En az yedi kişiler, atlatamayız." 

Kaşlarımı sakince kaldırıp indirdiğimde Oflaz'ın beni izlediğini fark ettim. "Bir şey mi diyeceksin?" Aksi çıkan sesime kaşlarını çatıp dudaklarını ıslattı. "Tek kişi olsa ne yapacaktın onu merak ettim." Gözlerimi kısıp omuzlarımı silktiğimde gözlerini devirdi. "Ben çalışır öderim parayı, benim yüzümden başınızı belaya sokmayın." Leyan'ın ince sesi kulaklarıma çalındığına sinirle yanaklarımın içini dişleyip gözlerimi üzerine diktim. "Şimdiye kadar aklın neredeydi? O şerefsiz babanın açtığı kumar borcunu tefecin isteyeceğine çalışıp ödeseydin o zaman." 

Alaz'ın konuşup sevgilisini savunacak yüzü olmadığından sadece yutkundu. Kabullenir gibiydi hatasını. "Tefeciden para istemek Alaz'ın fikriydi." Dudaklarımdan yersiz bir kıkırtı dökülürken keyifle yerimden kalkıp küçük adımlarla önüne dikildim. Attığım her adımda gülümsemem azalırken önüne geçtiğimde dudaklarımdaki tebessümde kayboldu. Elimi kaldırıp suratına sert bir tokat çarptığımda ufak bir çığlık atarak başını yana düşürdü. 

Alaz'ın kolları bileğime dolandığında sıktığım dişlerimle yüzüne baktım. Huyuma gitmeye karar vermiş olacak ki eli kolumdan düşerken sadece sıkıntılı bir nefes verebildi. İnatçı başım Leyan'a döndüğünde gözünden akan birkaç damla göz yaşı dikkatimi çekti. "Utanmadan ağlıyor musun birde?" Burnunu çekip yüzüne yapışan boyası akmış saçlarını kulağının arkasına sıkıştırdı. "Senin uyuşturucu borcunu yeni bitirdik. Tam rahat ettik diyoruz birde babanın borcu çıkıyor." Tiksinircesine suratına bakıp cılız bedenini süzdüm. "Utanmadan karşıma geçmiş ağlıyorsun birde." 

SON CADDEHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin