1

22.9K 720 107
                                    

" Euzubillahimineşşeytanirracim bismillahirrahmanirrahim. LAN GİT. GİTSENE YA!!! Aaaaaaaaa"

Etrafta deli danalar gibi koşup çığlık atan kız var ya? Hah işte o benim. 

Ben Mira.

Büyük ihtimal birazdan öleceğim. Neden mi ya beni kovalayan köpekler yüzünden ya da korkudan.

Benim kadar şansız bir insan olamaz ya. İstanbul'a geleli yarım saat bile olmadı. YARIM SAAT... Beni mi buldunuz kovalayacak.

Bir de elimde valiz vardı. Sokağın başında gördüğüm kişilerin arkasına attım kendimi. Köpekler bu ikisini yerken ben kaçardım.

Köpekler önümüzde durmuş bize bakıyordu. Vay hainler gareziniz bana mıydı lan!

Elinde köpek tasmaları ile nefes nefese sahibi gelmişti. Ya madem tutamıyon niye dışarı çıkarıyon kardeşim. Ya da ne diye benim peşime takıyon. Çocuk köpeklerin tasmalarını takarken bir yandan da nefesini düzeltmeye çalışıyordu.

"A...abi kusura bakmayın. Tutamadım köpekleri. Bacım sen de kusura bakma. "

Adamın söyledikleri ile sinirle öne çıktım.

"Kusura bakma mı? Lan az daha ölüyordum senin köpeklerin yüzüne. Tutmayı beceremiyorum insan içinde gezdirme kardeşim."

"Bacım ama abartma sende. Hem sen kaçmasan kovalamazlardı seni."

"Bak bir de bacım diyor. Afedersin ama üstüme doğru koşan dev gibi köpek vardı. Ne yapmamı bekliyordun 'Buyrun canlarım beni istediğiniz gibi ısıra bilirsiniz' mi DESEYDİM."

Sonlara doğru sesim yükselmişti. Köpeklerden biri havlayınca hızla yanımdaki adamın arkasına geçtim.

"Ya abi götür şunları. Senin yüzüne şu ağır valizle maraton koştum."

Adam gidince derin bir nefes verdim. Yanımda ki adamları hatırlayınca gülümseyerek onlara döndüm.

"Ay teşekür ederim. Hayatımı kurtardınız"

Genç çocuk gülümseyerek bana baktı.

"Daha çok sen bizi öne atmış oldun ama neyse. "

Elimi gülerek koluna koydum.

"Ehehe ilahi Ekrem amca"

Onlar bana anlamazca bakarken hızla arkamı dönüp yürümeye başladım.

"Hey hey nereye gidiyorsun?"

Kaşlarımı çatıp arkamı döndüm. 'Sanane yar**m ' diye bağırmak istesem de sustum. Ne var imanlı bir kızım ben.

Küfür etmeyin mümin kardeşlerim günah.

"Sanane"

Ne kadar da kibarım ben ya. Allah nazarlardan saklasın.

"Bizi resmen köpeğin önüne attın. Ya ısırsaydı bizi."

"Banane kardeşim. Git köpek kiminse ona söyle. Çatık ya."

Kalbimden geçen küfürleri duyuyor musun Levent. Senin için bu küfürler.

"Kızım bir dursana?"

Sinirle arkamı döndüm. Lan bu niye bu kadar ısrar ediyor.

"Bana bak Levent. Beni sinir etme. Döverim oğlum seni!"

"Arda. Ve bunu düşürmüşsün."

Ne?

O benim telefonum mu?

Rezillik loading....

"Ha şey teşekkür ederim. Sağol... "

Allah senin belanı versin Levent ay pardon Mira. Doktorlarda ki Levente küfür ede ede ağzım alışmıştı. Acilen doktorları bırakmam gerekiyordu.

Ya da haftada iki kere izlerdim. Yok ya iki az olur üç olsun. Hadi dört yapalım şunu ayağımız alışsın.

Ne yapıyorum ben ya? Kalacak yer bulmama gerekirken kendi kendime pazarlık yapıyordum.

Ama Doktorlar önemli şimdi. Favori dizim. Hele orda bir jojuk vardı. Yakışıklı bir şeydi. Salak Hasan'ı demiyorum canım. Neyse Suat kekim de çok zekiydi. Kalp cerrahı zeki kekim. Ulan üstünden kaç yıl geçmiş ben hala salak gibi izliyordum.

Otel bulmam gerekiyordu. Tabi ki sürpriz yumurtadan çıkar gibi ortalığa hortlayan abimlere gitmeyecektim. Gitsem bile büyük ihtimal suratıma tükürüp kapıya koyarlardı beni.

Eh haklılardı. Babalarının başka bir kadından kızı olduğunu öğrendikleri gün aileleri darmaduman olmuştu.

En iyisi şu karşıdaki taksi durağına sorayım. En iyi onlar bilir pansiyon nerde var.

"Selamün aleyküm dayı."

Adam beni süzüp selamımı aldı. Ne bakıyon dayı nüfusuna mı alıcın?

"Aleyküm selam yiğenim. Nereye gideceksin."

"Dayı burda bildiğin pansiyon falan var mı?"

Burnumu çekip karşımdaki adama baktım. İyice tır şoförü olmuştum. Şu yere balgam atarsam işlem tamamdı.

"Niye sordun?"

Allah'ım ya. Sorgu memuru gibi hemen atla zaten. Sanane dayı sanane.

"Sence dayı. Tövbe estağfurullah."

Adam hâlâ beynimi görmek ister gibi bakıyordu.

"Dayı cevap verecen mi?"

"İlerde var bir tane."

"Oh sonunda ya. Sağol dayı."

Adamın ağzından cımbızla laf almıştım resmen. Görende devlet sırrı veriyor sancak. Bu kadar mı zor konuşması.

En azından mesafe kısaydı bir de taksiye para veremezdim. Hele o sorgucu dayıya hayatta para vermezdim. Gideceğim yere kadar ebemin kızlık soyadına kadar sorardı o dayı.Lan bu sokak niye bu kadar dar. Araba bile zor geçer.

Hay ben şom ağzımın.

Arkamdan düdük çalan teyzeye baktım. Ulan görmüyor musun yürüyoruz ne kornaya basıp ödümü kopartıyon.

İyice duvara yaslanıp elimle ileriyi işaret ettim. Kadın arabayı sürecekken araba aniden durmuştu. Al işte istop etti. Teyzem niye gaza tam basmıyorsun.

Uzun uğraşlar sonunda çalıştırmıştı arabayı. Teyze yanlız senin sürüşün sürüş değil benden söylemesi.

HASSİKTİR!!! HASSİKTİR AMA YA!!!

LAN AYAĞIM!!

"AYAĞIM. TEYZE NE YAPIYON YA. LAAAN GİTTİ AYAĞIM."

Ayağımı ezen kadın aniden arabayı durdurmuştu. Tabi bağırmamı sağır Sultan bile duymuştu. Acele ile arabadan inip yanıma geldi.

"Hii bir şey oldu mu?"

Gözlerimden boşalan yaşlar yüzüne kadını görmüyordum. Bir de bir şey oldu mu diyor.

"AYAĞIM GİTTİ. KOPTU KOPTU!!!"

Çok ağrıyor lan. Dayanamıyorum tutun beni.

Beynimin uyuşmuştu sanki. Sonra mı sonrası karanlık...

×××××××××××××××××××××××××

İlk bölüm sonu...

Bölümü nasıl buldunuz?

Bir abi kitabı manyağı olarak watty deki tüm kitapları silip süpürdüğüm için kitap kalmadı. Ben de dedim neden kendim yazmıyorum djdhdhdj.

İnşallah bir boka benzemiştir.

Neyse

Hayırlı işler bol kazançlar gençler.

EVİM [ASKIYA ALINDI]Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin