Bölüm 7 " Eğlence Başlasın O Zaman "

19 3 0

Dizlerimin bağının çözülmesiyle birlikte gözlerim karardı…

Beyaz bir ışık gördüm. Ölüyor muyum ? Yok ölüm bu kadar iğrenç kokmamalı bence. Yani değildir dimi. Gözlerimi tamamen açtım. Odanın floresanları gözlerimi acıttı. Evet evet beyaz ışık oymuş.

“ Ahh uyandı bakın “

“ İlayda duyabilir musun bizi.”

“Sarışın ? “

Onun sesini duymamla kafamı o tarafa çevirdim. Yüzünde kocaman bir gülümseme gözleri ise pişmanlıkla dolu bana bakıyordu.

Kapıdan bir hemşire girdi ve yanıma geldi.

“Nasıl hissediyorsun tatlım ağrın var mı ? “

“ İyi gibiyim de başım ağrıyor biraz.”

“Normal o kadar kafana top gelmiş. Beyin kanaması riskine karşı bu gece uyanık kalmalısın. Eve gidebilirsin yarın kontrol için tekrar gel.”

Tatlı bir gülümseme gönderip dışarı çıktı.Akay hemen yanıma geldi

“ İlayda cidden özür dilerim. İsteyerek olmadı. Cidden çok aptalım gücümü kontrol edemedim..”

“ Tamam sorun değil ilk defa olmuyor bu “ diyerek Akay’ı susturdum.

“Eh gençler ne dedi hemşire bütün gece uyumayacakmışsın. Bu da demek oluyor ki PARTİİİİ VARR !!! “ Güneş 32 dişini göstererek odadaki insanlara baktı.

“ Gençler buraya kadar gelmişsin çok teşekkür ederim ama benim yüzümden uykusuz kalmayın.”

“ Ya sen sussana gülüm. Zaten parti düşünüyorduk sayende 2 gün öne çekmiş oldum . Değil mi gençler ? “

Gruptan olumlu anlamda sesler yükseldi. Kaderime razı gelip taburcu işlemleri için hastanenin alt katına indim. Beni kapıda bekleyen grubun yanına gittim ve otele döndük. Otele gider gitmez görevli öğretmenlerden biri yanıma geldi. Onu iyi olduğuma ikna edip odama döndüm. Daha akşam yemeğine 3 saat var. Telefonu elime alıp Mert’i aradım. Yarım saat kadar onunla konuştuk. Her zamanki gibi moralimi düzeltmeyi becermişti. Telefonu kapattıktan sonra duşa aldım. Soğuk su açıp altına oturdum. Cidden ne yapıyorum ben ya. Cidden çok sevdiğim sevgilim beni İstanbul’da beklerken ben burada Akay’la flörtleşiyorum. Kendimi iğrenç hissetmeye başladım. Diğer yandan Akay İzmir’de yaşıyor ben İstanbul’da burada olan burada kalır değil mi ? Ne diyorum ben ya kahretsin. Sinirle duşu kapatıp saçlarımı kurutmaya başladım. Üzerime şort t-shirt çekip tekrar yatağımın üstüne oturdum. Evet en mantıklısı Selen’i aramak. O hep en doğrusunu bilir. Telefonu 3 çalıştan sonra açtı

“ O sarıçiyan sen bizi ara mıydın ? “

“ Abartma bebek daha geleli 3 gün oldu zaten.”

“ Tamam tamam kes de anlat bakalım neler oldu “

Geldiğimden beri yaptıklarımı ,Akay’ı, hastaneyi anlattım.

“Siktir kızım ne yapıyorsun sen. Bizde kız orda bütün gün matematik inekliyor diyorduk.”

“ Keşke öyle olsa be kuzum . “

“ Sen bu Akay denilen çocuktan ciddi ciddi hoşlanıyorsun anladığım kadarıyla “

“ Deme öyle. Mert var biliyorsun. “

“ Ben biliyordum da senin pek aklına gelmiyor herhalde ? “ dedi kinayeli bir sesle

“ Selen azar işitmek için aramadım “

“ Tamam tamam. Canım Mert’i cidden seviyorsun kesmen lazım Akay’la iletişimini “

“ Yapamıyorum. Sürekli içimdeki bir şey onu çekiyor. “

“ Şu an 2 saat önce gördüğün Akay’ı mı özlüyorsun 3 gündür göremediğin Mert’i mi ? Bunu bir düşün ona göre karar ver.” Kısa bir vedalaşmadan sonra telefonu kapattık. En sevdiğim arkadaşım sağolsun kafamı sikip gitti yine. Beynimi zonklatacak kadar çok düşünceyle uykuya daldım.

Kapıdan gelen gürültüyle uyandım. Ne oluyor ya sanırsın kapının önünde belediye çukuru kazıyorlar. Gözümü ovalaya ovalaya peltek adımlarla kapıya gittim. Açmamla 10 kişinin üzerime atlaması bir oldu.

“ Ya şuna bak biz kıza parti hazırlayalım o uyusun .” Güneş elleri belinde bana sahte bir sinirle bakıyordu.

“Kızım öldün sandık doktor sana uyuma demedi mi ! “

“ Hadi hazırlan da partiye gidelim artık “

Herkes bir ağızdan konuşmaya başlamıştı. Hepsini odamdan kovup 10 dakika sonra geleceğimi söyledim. Oradaki çocuklardan biri müdürün oğluymuş bu sayede bir geceliğine diskoyu kapattırmışlar. Hemen üzerime bir etek ve yarım kollu bir üst geçirdim. Toplu ayakkabılarımı da giydikten sonra kırmızı rujumu sürüp odadan fırladım. Akay’ı odamın yanındaki duvarda yaslanırken buldum

“ Sen ne yapıyorsun burada ? “ gibi aptalca bir soru sordum

“ Dedim sen şimdi diskoyu bulamazsın. Bari eşlik edeyim” Ya bu çocuk nasıl bu kadar tatlı olmayı beceriyor ? Unutuyorum ki her şeyi onun yanındayken. Sonra yalnız kalınca alsın pişmanlık götürsün.

“ Ehm çok düşüncelisin sağol. “

“Kafan nasıl oldu ? “

“ İyi iyi ağrısı bile geçti sadece hafif bir şişlik var “

 “ Bak cidden çok özür dilerim.”

“Akay hadi çok konuştun partiyi kaçıracağız sonra Güneş ağzıma sıçacak “

Garip bir bakış attıktan sonra yürümeye başladı bende onu takip ettim.

“ Bu arada bu senin.” Diyerek elindeki poşeti bana uzattı. Şeffaf bir poşetin içinde kağıda sarılı bir şey vardı.

“ YOKSA BU DÜŞÜNDÜĞÜM ŞEY Mİ “

“ Evet. Akşam yemeğini kaçırdın açsındır diye düşündüm.”

Şu anda Akay’ın boynuna atlamak istesem de kendimi tutup kağıdın içindeki sandviçi çıkardım. Oha bide salamlı en sevdiğim. Koridorda bulunan koltuklardan birine oturup bütün oburluğumda yemeye başladım. Akay poşetin içinden meyve suyu çıkartıp bana uzattı ve beni izlemeye başladı. İlk önce biraz utansam da açlık > her şey ilkeme uyarak yemeğe devam ettim.

“ Doydun mu ? “

Hayır.

“Evet.”

“ İyi o zaman hadi gidelim.” Çöpleri yakındaki çöp kutusuna atıp diskoya gittik.Eğlence başlasın o zaman ....

 Canlarım 7.bölüm 2 part halinde olacak ve unutmayın ki daha gece yeni başlıyor ...

XOXO öpüyorum hepinizi 

Deniz MavisiBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!