Bir Değil İki

76 51 16
                                    

İlk kitabım ve umarım güzeldir sizin için :-)

Neden önden geliyordum ki? Olduğum yerde öylece kaldım sadece, da ki zaman durmuş gibi... Beni kendime getiren Batu'nun sesi oldu.

"Hadi Ömür niye iler-" diye konuşurken o da yerdekini gördü. Bir beden vardı yerde, bu sefer yaklaşmaktan korkuyorum. Bizi Meriç'in soğuk sesi kendine getirdi.

"Ne dikiliyordunuz hadi şunu da yukarı götürelim. " Ciddi miydi bu! Bu kadarı fazla ama, sanki bir şey olmamış gibi... Sanki biri..ölmemiş gibi...

Bedenin yanına yaklaştık. Bir kızıdı sarı sacları vardı ve beyaz bir teni vardı. Ağlamamak için kendimi zor tutuyordum. Onlar yine kolları ve bacaklarından tuttu bende ışık tuttum. Yine yukarı çıkınca eski kimya sınıfının diğer köşesine koydular ve üstüne yine bir şey örgütler. Merdivenlerden inerken Meriç konuşmaya başladı.

"Kerem siz arabaya binip bir kaç parça kıyafet alın biz de kanlarï temizliyeceği." dedi. Kerem kafasıyla onayladı ve onlar inmeye devam ederken biz 3. katta ki temizlik odasına girdik. Bir paspas alıp bedenleri bulduğunu yere geldik.

"Hadi başla!"

"Sen ne yapıcan kont hazretleri!" dedim alayla, oda elindeki telefonu göstererek.

"Işık tutucam" gözlerimi devirdim ve temizlenmeye başladım. Arada ona bakıyordum. Duvara yaslanmış telefonuyla uğraşıyordu.' Hah sanki yapsa incileri dökülecek(!) Ama yoook o Meriç Güçlü karizma çizilir falan, Allah korusun(!) ' bitirince diğer yere gittik. Orayı da temizlediğimde paspası yok ettik. Çantamı alıp okuldan çıktık. Okulun önünde bir araba vardı tahminimce Batugil vardı içinde.

Arabaya yaklaşınca arka koltuğa oturdum, önede Meriç oturdu. Araba hareket etmeye başlayınca yolu tarif ettim.

Evin önüne gelince, kapıyı açacakilken Meriç'in sesi durdurdu beni.

"Çok oyalanma ve ailene bir şey çaktırma!" başımla onaylayıp arabadan çıktım. Demir kapıdan geçip evin kapısına geldim. İlk önce derin bir nefes aldım ve yüzüme sahte bir gülümseme koyarak zili çaldım. Çok geçmeden kapıyı annem açtı.

"Ooooo Ömür hanımlar buranın yolunu bulabilmiş (!)" dedi annem sahte kızgınlıkla.

"Sebebini açıkladığım için konuşmayacağım. Hem benim acelem var tutma beni!" dedim bir şey demesine izin veremeden merdivenlerden çıkmaya başladım. Çok zengin bir ailem yoktu;babam cerrah, annem iç mimardı. Tek çocuktum bir kardeşim olsun isterdim aslında, yanlız büyümek zor biraz. Mavi ve grinin ağırlık bastığı odama girdim ve çantama hemen iki sweat,2 pantolon, bir pijama aldım ve kişisel eşyalarımıda koydum. Ardından üstümde hâlâ okul formalarını gördüm. Hemen çıkardım ve bol bir. T-shit ve bir tayt giydim. Hızla bir hırka alıp aşağı indim. Anneme seslendim.

"Anne! Hadi ben gidiyorum." Annem mutfaktan çıkarak,

"Tamam kızım bak kendine dikkat et!"

"Tamam annem hafi çıkıyorum babama da dersin onu çok seviyorum hadi öptüm." dedim anneme sarılarak. Kapıdan çıkar çıkmaz yüzümdeki gülümseme soldu. Bahçeden çıkıp arabaya yöneldim. Arka kapıyı açıp eski yerime oturdum. Araba hareket etmeye başladı.

"Bizim dağ evine sür!" dedi Meriç. Bende bir şey demeden telefonunu açtım. İnstegramda biraz dolaştım. Sonra Whatssap' a girdim. Tam mesajlara bakacaktımki telefonu birisi elimden çekti. Kimin çektiğine baktığımda tabii ki Meriç'ti!

"Ver telefonunu!"

Sessizlik...

"Telefonunu ver!"

Sen ve Ben Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin