Beni onun yanına götürdüklerinde ellerimle birlikte her yerim titriyordu. Camdan ona bakan gözlerim hızla doldu. Yüzü soluk teni beyazdı. Hızla anneme dönüp sarıldım ve biraz ağladım. Sanırım bu dünyada ki en kötü histi ya da ben öyle sanıyordum.. Bi süre sarıldıktan sonra yeniden cama baktım. Başımdaki ağrıya ve kalbimdeki buruk acıya engel olamıyor neler olduğunu hala anlamaya çalışıyordum. Bi an ellerinin oynadığını gördüm. İmkansız olabileceğini düşünsemde içimdeki küçük umut bağırarak hemşirelere seslenmeme sebep oldu.
'Sakin Olun, bu normal'
Sadece bu mu? Gözlerim bana oyun mu oynuyordu yoksa bu aklımın bir oyunu muydu? Cama yapışıp ağladım ve onun adını bağırdım. Matt beni kendine çevirip sıkıca sarıldı bende ona sarıldım ve ağladım sıkıca sarılıyorduk. Anne neredeydi?
'Matt Anne nerde?'
'Yolda olması gerekiyor birazdan burada olur'
Boynumdan öptü bende onu öptüm. Annem elimi tuttu ve Matt'de yeniden serumu aldı. Annesine ve babasına sarıldım
'Sizi Seviyorum'
'Bizde seni seviyoruz tatlım, güçlü ol ve bir an önce iyileş'
Başımı sallayıp kırmızı burnumu çektikten sonra yürümeye devam ettik odaya kadar yürüyebilirdim sanırım. Ama tuvaletede gitmem gerekiyordu. Kapının önüne gelince durduk.
'Siz burda durun, biz annemle tuvalete gidelim'
'Emin misin'
'Eminim Matt zaten büyük olasılıkla seni kızlar tuvarletine almazlar'
Güldü bende hafifçe güldüm Matt serumu elime verdi. Yürümeye devam ettik. Canım sıkılıyordu ve bu psikolojik baskı beni delirtecekti.
'Anne, ona bi şey olacak mı?'
'B-Bilmiyorum'
'Lütfen bana doğruyu söyle, anne böyle daha kötü hissediyorum'
'Bak tatlım, ona ne olacak doktorlar da bilmiyor, sanırım ağır yaralanmış ve kafasına aldığı darbeden dolayı uyanması biraz uzun sürebilirmiş, çok uzun bir süre de olabilir, hiç de uyanmayabilir, bu süreç çok kısa da olabilir. Kimse bilmiyor bebeğim, sadece içini rahat tut ve Tanrıya sığın. O ne yapacağını biliyor.'
Annem biraz fazla inançlı olmakla birlikte içindeki saflık yüzünden olsa gerek her dediği olurdu. Annemi seviyordum. Ama eğer Jamie bir daha uyanamazsa uyurum, ve bir daha asla kalkmam. Yürümeye devam ederken burnumu çektim be uzaktan koşarak gelen Anne'i gördüm. Hızla bana sarıldı, serumu anneme verip bende ona çok sıkı sarıldım.
'Aman Tanrım Jessica beni çok korkuttun'
'Gelmeyeceksin sandım'
'Nasıl gelmem ya çok merak ettim, iyi misin nasılsın'
'Ben iyiyim Anne, sen nasılsın'
'Gördüğün gibiyim hala işte'
Sırtımı sıvazladı ve anneme gülümsedi biraz konuştular. Annem Anne'i severdi Anne'de annemi. Tuvalete yürüdük ve geldiğimizde neredeyse nefes nefeseydim. Kısa süre soluklandıktan sonra içeri girdim ve işimi bitirdikten sonra yüzümü ve ellerimi iyice yıkayıp aynaya baktım yüzüm solmuştu resmen ve anlımdaki morluğu yeni fark ediyordum. Berbat görünüyordum. Tam anlamıyla berbat. Dışarı çıktım ve anneme sarıldım.
'Tanrım çok çirkin görünüyorum'
'Bi tanem sen her zaman çok güzelsin'
İnanmadım. Yürümeye devam ettik. Kırmızı büyük masanın önünden geçerken yakışıklı denilebilecek bir çocuk uzun süre Anne'i süzdü. Anne ona bakmıyor benimle ilgileniyordu. Tek elinde aptal koluma bağlı serumum vardı. Bugün giydiği sarı spor elbisesinin altına giydiği siyah vansları onu mükemmel göstermişti. Bakması doğaldı. Anne her zaman bakımlı ve iyiydi. Benden hayli güzeldi ve okuldada kendini gösteriyordu. Lisede hep onunla ilgilenirlerdi, ortaokulda ise başarısı pahabiçilemez, öğretmenler hep ona ayrıcalıklı davranırdı. Ama geriye dönüp bakknca onu hiç kıskanmadığımı fark ettim. Tam tersine onun başarısını, mutluluğunu görünce mutlu oluyordum bende. Ve bence gerçek arkadaşlık işte buydu. Çocuğu geçip gittiğimizde arkadan baktığını hissettim. Ben olsam bende bakardım sanırım. Anne iyi görünüyordu. Bir süre yürüdük. Onunla konuşmaya ihtiyacım vardı, ne uyumak ne de yatmak istiyordum ancak mecburdum. Anne beni eğlendirebilirdi o hep öyle yapardı. Odanın önüne geldik babama sarıldım ve göbeğine vurdum.
'Toparlan koca adam ve annemide alıp kahve içmeye git'
Güldü ve elimden öptü bende onu öptüm. Babam normalde kızgın biriydi ancak bana karşı kötü veya kızgın biri olduğunu hiç görmemiştim.
'Hayır tatlım burdayız'
'Gerçekten baba biraz gidin, Anne'le biraz konuşmak istiyorum'
'Bir şey olursa arayacaksın ama'
'Tamam merak etmeyin'
Babam Anne'e selam verdi annemde beni öpüp içeriden telefonunu aldı
'Matt'i de alın tabii'
Matt güldü ve bana hafifçe vurdu. Güldüm ve bende onun göğüsüne vurdum.
'Ben biraz dışarıya çıkacağım siz gidin'
Başlarını salladılar ve hepsi uzaklaştı Anne beni odaya sokup yatırdı ve üzerimi örttü kendide yanımdaki beyaz koltuğa oturdu.
'Ee anlat bakalım'
'Anne çok sıkılıyorum burda ben, daha şimdiden böyleysem ne yapacağım ben bir hafta burda ya, iyiyim ben çıkarsınlar beni'
'Biliyorum Jessica ama yapacağımız bir şey yok. Bir hafta boyunca Matt'le ikimizde burdayız herkesin haberi var elimizden geldiğince seni eğlendiririz merak etme sen.'
Gülümsedi ve elimi okşadı gülümsemesine karşılık verip teşekkür ettim.
'Jamie'yle ne yaptınız hafta sonu?'
'Mükemmel bir yemek yedik, beni evine götürdü..'
'Lütfen seviştiğinizi söyle bana'
'Bi bakıma, yani şey beni bozmadı'
'Tanrım neden'
'İstemedim, ama beni yaladı. Ve mükemmeldi'
'Aman Tanrım'
Gözleri sevinçle büyüdü ve sırıttı gülüp yüzümü kapattım
'Korkuyorsun, dimi?'
'Evet, sanırım'
Derin bi nefes aldı ve başını yatağa koydu elini tuttum
'Sorun ne Anne?'
'Bekaretimi Fred'e vermemeliydim.'
Fred onun eski sevgilisiydi. Birbirlerini çok seviyorlardı bana her gün onu anlatır dururdu. Nasıl bittiği ilginç değildi. Anne bi gün onu başka bi kızla görmüştü o günden beri konuşmamışlardı. Sonra Fred buradan taşınmıştı. Birdaha hiç görüşmediler. Ama ben Fred'in Anne'i çok sevdiğini hala onu unutmadığını biliyorum. Bence şu an çıkıp gelse Anne onun kucağına atlar Fred'se çılgına dönerdi.
'Hala onu seviyor musun'
'Uzun zaman oldu, unuttum bile'
'Unutmadın Anne, unutamadın biliyorum'
'Tanrım Jessica'
Ağlamaya başladı biraz doğrulup ona sarıldım uzun süre sarıldık.
'Ağlama, ve bekaret konusunda en doğrusunu yaptın güven bana'
'Öyle mi?'
'Öyle, merak etme'
'Tanrım seni neşelendireceğime ne yapıyorum burda, özür dilerim'
'Sorun yok, ben mutluyum'
'Tamam, boşver ne yaptınız evde başka'
'Çok güzeldi Anne, piyano çalıyor mükemmel bir şekilde. Biraz çaldı sonra beni kucağına otutturdu ve benimle nerelerde sevişmek istediğini anlattı. İstemediğim için ileri gidemedik ama kızlığıma dokunmayacağına söz verdi. Bende tamam dedim. Çok aşırı güzeldi Annne sana anlatamam'
'Çok güzel bu çok sevindim Jessica, peki onu gördün mü?'
'Gördüm, çok büyük'
İkimizde güldük ve yeniden sarıldık. Bi süre dertleşip konuştuk. Ben ona Jamie'yi anlattım o da bana Fred'den ve Brad'den bahsetti. Anne'le birlikteyken hep mutluydum ne olursa olsun..
'Tamam madem bir hafta boyunca bu oda bize ait.. Biraz süsleyelim burayı bakalım'
'ciddi misin'
'Tabii'
Ayağa kalktı ve vazonun içindeki çiçekleri sağa sola yerleştirdi. Atkılarımdan bi kaç tane alıp etrafa bağladı ve perdeyi değişik bir şekle soktu.
'Anne sen harikasın'
'Ah biliyorum'
'Ve böyle düşünen tek ben değilim'
'Kimmiş o?'
'Biz buraya gelirken bi çocuk seni uzun uzun süzdü de'
'Ah görmedim'
'Görürsün belki'
'Yakışıklı mıydı?'
'Tabii, sana çirkin birinin baktığı görüldü mü acaba'
Güldük yatağın kenarına oturdu ve çantasını önümdeki masaya koydu. Sırıtıyordu gözlerimi kıstım.
'Bil bakalım bende ne var'
'Ne var'
'Mükemmel ojelerimi getirdim'
'Yaşasın!'
Güldüm ve hemen çantasını karıştırdım o da güldü ve yeniden koltuğa oturdu, siyahı aldım ve yatakta bacak bacak üstüne atarak sürmeye başladım o da sürüyordu bu komikti. Ama Anne beni eğlendiriyordu. Onu sürdüm ve elime baktım güzel olmuştu. Kurumasını bekledik o sırada içeri hemşire girdi.
'Buraya ne yaptınız böyle, çok güzel olmuş'
Güldük Anne'e baktım ve gülümsedim
'Serumuna bakmaya geldim, biterse haber vermeyi unutmayın olur mu'
'Tamam'
'Biraz uyumalısın'
'Tamam uyursam susacak mısın'
Güldüm espiri yapmıştım o da güldü ciddiye almadığına şükrettim
'Susacağım'
Güldük ona el salladım gülümseyip çıktı yatağa biraz yayıldım
'Tamam sen uyu, ben burada bekleyeceğim senin için Jamie'ye bakarım iyi uyu sabah kahvaltı yapıp yine çok eğleniriz'
Güldüm ve ona sarılıp ardından teşekkür ettim. Gülümseyip kitabını aldı ve koltuğuna yerleşti.
'Sen uyuyana kadar sana masal okuyacağım'
'Ciddi misin'
'Tabii'
Güldük okumaya başladı gözlerimi yumdum bu huzur vericiydi. Hikayedeki karakterleri Jamie ve kendime uyarlayarak hayaller kurdum ve çok geçmedende uyumuştum.

+30 vote +20 yorum sizi çok seviyorum bol bol yorum istiyorum görüşene dek hoşçakalın 😊💕
-fxxckoff

Deli (+18)Bu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!