Genç adam babasının huzurundan çekildiğinde odasındaki duşa attı kendini. Soğuk duş iyi gelecekti, özellikle duyduklarından sonra. Birkaç ay içerisinde yapılacak olan lider alfa değişiminde en güçlü aday gözükürken, bugün aldıkları haberle Minjun omegasını mühürleyerek kendiyle eşitlenmişti.
"Siktiğimin omegasına sahip olmak neden bu kadar önemli?" Kafasını yaslandığı duşakabine vurdu sinirle.
Üstünü giyinip evin bahçesine indiğinde arkadaşları onu bekliyordu, haberi almış olmalılardı.
Uzun saçlı sarışın alfa sordu, "Ne yapacaksın şimdi?"
Chan ağacın altındaki çardağa yürüdü, arkadaşları da onu takip etti. Herkes oturduğunda ayakta tek o vardı şimdi. "Bilmiyorum."
Changbin karşısında üç aptal varmış gibi şaşkınlıkla konuştu."Omega bulacak tabii, başka şansı mı var?"
"Bu buzdan adamı kim istesin?" Minho güldü.
"Seni alan oldu ya hyung, ona hayli hayli buluruz. Bir de lider omega olacağı düşünülürse."
Changbin ve Minho'nun atışmasını Chan bozdu, "Pazardan mal mı alıyorsun Bin?" Hyunjin kıkırdadı, "Komik olan ne?" Chan yel gibi esmeye devam ederken telefonu çaldığında arayan kardeşi Seungmin'di. Öğrenmiş olmalıydı, arkadaşlarına göz atıp ileri ağacın altına yürüdü.
Arkasında kalan genç alfalar çoktan adayları sıralamaya başlamışlardı bile kendi içlerinde. "Ya aslında zor olmaz. Chan hyung karizmatik bir adam," İleride ağacı tekmeleyen hyunguna baktı Hyunjin, kafasını iki yana salladı. "Tamam, aynı zamanda da ayının teki. Şuna baksana, kim katlanacak ona?"
"Onu seven birisi." Denklem çok kolaymış gibi söylemişti Changbin.
"İyi de onu kim seviyor ki?" Minho'nun sorusuyla sarı saçlı alfaya baktılar.
"Ah, hayır! İkizimi yem etmeyeceğim."
"Yem etmek değil, bunu sen de biliyorsun."
Hyunjin, omega bir ikize sahipti. En güzel omegalardan biri olmasının yanı sıra, becerikliliği ve sıcakkanlılığı ile herkesi etkiliyordu. Onunla eşleşmek isteyenler tabiri caizse kapısında kuyruk oluyordu. Ancak tek kusuru vardı Hyunjin'e göre; ona aşık olmayacak bir alfaya tutulmuştu. Az ileride ağaç tekmeleyen adama.
Hyunjin mırıldandı. "Anlamıyorsunuz. Daha iyisini bulabilir, Felix'in Chan hyunga ihtiyacı yok."
"Asıl sen anlamıyorsun. Felix mutlu olacak. Saygı görecek, incitilmeyecek-"
Hyunjin, Changbin'in lafını hiddetle kesti, "Ama sevilmeyecek de. Tanrım! Felix'i tanımıyormuşsunuz gibi konuşuyorsunuz. Felix sevilmeden yaşayamaz." Gözlerini yere indirip iç çekti, "Narin bir çiçek gibi solar gider."
"Kim solup gidiyor, ne oluyor?" Telefon konuşmasını bitirip arkadaşlarının yanına geri dönmüştü alfa.
"Ah, öyle takılıyoruz işte. Sen kiminle konuştun?"
"Seungmin aradı." Gözleri kısa bir an Changbin'e değdi. Elbette, ikisi arasında olanları az çok sezmişti. "Olanları duymuş, geri geliyor."
"Oh şahane! Çok özlemiştim zaten onu." Hyunjin dönüşüne en çok sevinen olabilirdi. En yakın arkadaşı geri geliyordu.
Onun aksine duydukları ile kalkıp gitmemek için çabalayan bir alfa vardı. Kendini ormanın derinliklerine gömüp deli gibi bağırmak istiyordu. Korkaklığından kaçan bir adam, abisine destek olmak için geri dönüyordu demek. Komikti Changbin'e göre, sadece komik.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
ikigai | chanlix
FanfictionLider alfa olmak için yetiştirilen genç kurt, her şeyi tamamlamıştı. Bütün bilgi birikime, örf ve adetlere hakimdi. Sadece tek bir şeyi eksikti; kendine ait bir omega.
