BÖLÜM 39

530 32 0

Diğer bölüm FİNAL.

Vedalaşma zamanı.Nefret ediyorum böyle zamanlardan.

Abimle beni yolculamak için herkes kapının önünde dizilmiş durumda.

Gökçe, Alper, Caner, Esra, Teoman, Babam ve Yaşar Bey.

Teoman yemin ederim gitmemem için yalvardı.En sonunda benim için daha iyi olacağı konusunda ikna edebilmiştim onu.

Esrayı Gökçeyle Caner'e emanet ettim.

Babam benim üniversiteyi kazandıktan sonra buraya gelme konusunda hevesliydi.

"Fırat Üniversitesinde Hukuk yok ne yapacaksın orada?" Diyordu ama benim buraya dönme gibi bir niyetim yoktu.

Bir polis kendi memleketinde görev yapamadığı için bizimle gelemiyordu.

Yazın geleceğim diye söz vermişti.

Son kez bana sarıldı.

"Elazığ'ın dağına taşına bile selam söyle kızım" dedi.

Memleket özlemi buram buram hissediliyordu ondan.Kafamı salladım.

Ardımda sulu göz iki cadıyı ve donuk bakışlı Teoman'ı es geçip arabaya bindim.

Gidiyordum işte.Tüm iyi kötü yaşanmışlıkları bırakıp gidiyordum.

Tabelayı geçtikten sonra ellerimi havaya kaldırıp alkışladım.

"Vee Elazığ!" Dedim.

Ne yolmuş be.Anam ağladı yemin ediyorum.Heyecanla etrafımı izlemeye başladım.

"Bir ev kiraladım güzel bir muhitte sen üniversiteyi burada kazanırsan şayet ev alırız şimdilik kiraya geçelim olur mu abicim?"

Kafamı heyecanla salladım.Yaklaşık 15 dakika sonra araba bir apartmanın önünde durdu.Bavullarımızı alıp eve çıktık.İki katlı güzel bir evdi fazlasına ihtiyacımız kesinlikle yoktu ev dayalı döşeliydi.

"Buradaki okuluna bir hafta sonra başlıyorsun.Araştırdım puanın fen lisesine yetiyor.Evi temizlemesi için yardımcı tutacağım sen derslerine bak " dedi abim babacan bir tavırla.

Bir yandanda evi geziyordum.

"Abi beni bugün kuaföre bırakır mısın?"

Dedim.Saçlarımıda hayatımla birlikte değiştirmek istiyordum.Her şeyimi değiştirmek istiyordum.

Saçlarımı kestirmemin üzerinden bir hafta geçmesine rağmen hala kısalığına alışamamıştım.Elazığ küçük tatlı bir yerdi bana göre.Doğal güzellikleri pek fazlaydı eğlence merkezleri için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.Doğal güzellikleri varken diğerlerini kim umursarki zaten?

Üstümden bir yük kalkmıştı.Sanki hayatım gerçekten normalmiş gibi hissediyordum.Teoman'ı özlediğim gerçek fakat ikimiz artık olamazdık biliyorum.Ben burada yeni bir hayata başlıyorum.

YAKLAŞIK BİR YIL SONRA

Çalan alarm'a küfür savurup hızla banyoya girip elimi yüzümü yıkadım ve saçımın uzunluğuna baktım.Uzamıyordu.

Pes edip saçlarıma hızla şekil verip bol bir kazakla pantolon giyip odamdan çıktım ve mutfağa indim.

Abim taş ekmeği yapıyordu.

"Ooo reis döktürüyorsun yine"

"Lan bana bir daha reis dersen dilini kopartırım demedim mi sana?"

Evet abim artık tam bir öküzdü.Tüm o canım cicimler eskide kalmıştı.

"Seviyesiz!" Diye bağırdım ve kahvaltı masasına oturdum.

Taş ekmeklerini önüme koyarken bir yandan sordu.

"Dersler nasıl büt var mı büt?"

Onun bitidiği bölümü şu an okuduğum için beni köşeye sıkıştırmış durumdaydı.

"Bilmiyorum  ya.Nereden seçtiysem şu İnşaat bölümünü.Zorlanıyorum biraz"

Dedim.Hukuk isteyen biri için İnşaat fazla ağır geliyordu

"Kas biraz kendini sonra Yaşar Bey seni Holdinge yönetici konumuna alacak biliyorsun" dedi.

Holdingi de,parası da,yöneticiliğide hiçbiri de umurumda değildi.

"İstanbul'a dönmek istemiyorum" dedim omuz silkerek.

Kaşlarını sinirle çattı.O benim geleceğimi düşünüyordu.

"Yemeğini çabuk ye Yazgı.Gecikeceksin" diyerek beni geçiştirdi.

Ağır ağır taş ekmeğimi yerken konuştum.

"Bugün beni Semih götürecek geç kalmam" dedim.

Abim araba kullanmama izin vermiyordu bende inadına burnumun dikine gidiyordum.

"Arsıza kazık çakmışlar bu tıkırtı nereden geliyor? Demiş.Ulan ben bu çocuğa demedim mi seni evden gelip almayacak diye?"

"Bağırma lan.Ben Beyzayı bir yerlere götürmene bir şey diyor muyum?"

Beyzamız vardı bir de nereden bulduysa artık.

"Lan sen beni o pezevenkle bir mi tutuyorsun?"

Ayağa kalkıp elimi abime göstedim.

"Tamam reis elimlen gonuş şaka yaptım gelmeyecek Semih.Bugün beni çıkışta al gidip evi boyayalım"

Üniversiteyi kazandığım için abim bir ev almıştı ve şimdi içini yaptırıyorduk.

Cümlemi çabucak kurup evden çıktım ve Semih'i beklemeye başladım.

Semih'in arabası evin önünde durdu arabaya binip yanağına bir öpücük kondurdum ve yola koyulduk.

Aldığım o kafa patlatıcı derslerden sonra ağır adımlarla fakülteden çıkıp abimin arabasına yöneldim.

Arabaya bindiğimde abimin durgunluğu kesinlikle insana hayret verici derecedeydi.Sustum.Konuşmasını bekledim.

"Yaşar Bey vurulmuş İstanbul'a gidiyoruz"

TiryakiBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!