14 Bölüm

23.3K 913 53

Kendi iç sesimle dertleşiyorum “Tuğçeyi dövdüğüm zaman içimden bir şeyler koptu. Öfkeliyim ona hemde çok öfkeliyim. Nasl olurda başka bir erkeğin adını ağzına alabilir.

Tuğçeden uzaklaşmak için beria ile tatile gitmek daha iyi diye düşündüm. Sanırım şimdide ahmed olduğu için gitmek istemiyorum.”

Beria peçesini kapatarak önümde durdu.

“ calib çok teşekkür ediyorum. Bu bizim için çok iyi olacak.”

Beria’nın siyah gözlerinde bir anlam bulamadım. Baktım uzunca bir bakış belki tuğçe de ki bakışları yakalayabilirim diye. O sadece bakışları gözlerime dikip kıpırdamadan baktı. Boş bakışlar bir anlam ifade etmeyince

“gitte hazırlıkları yap bu akşam 18:10 uöağına bineceğiz.”

Beria birden boynuma sarıldı kıkırdadı.

O bana sarılırken tuğçe önümden geçti. Beria’yı itemedim. Tuğçenin benden kopuşunu izliyordum.

Calibin davranışlarına artık alışmıştım. Hem nefret ediyorum hemde ondan sıkılmaya başlamıştım. Yeni birşeyler keşfetmek istiyordum. Odadan çıkıp koridordan geçiyordum beria ile calib’in birbirine sarılmasını gördüm. Öfkelendim calibe olan nefretim iyice beni kendisinden soğutmaya yetti.

Birine vururken bir başka kadına nasıl şefkat verebilirdi. Ne kadar tuhaf değil mi ? biri ağlarken biri gülüyor.

Merdivenlerde dikilip bana bakan haticeyi gördüm. “ hadi sende gel”  koşar adımlar ile yanına indim “ nereye ? tam da sıkılmıştım.” Hatice peçesini düzeltip “ pazara gidiyoruz.”

Evden uzaklaştığımızda içimde ferahlama oldu. Hani evden kaçmayı düşünmedim desem de yalan olur. Kaçsam bile ülkeden çıkamazdım beş kuruş param bile yoktu.

Pazar’da insanlar hızlı ve telaşlı adımlar ile alışverişini yapıyor çıkıyorlardı. Kadınlar ise peçelerini kapatıp tezgahta ki adamlara bakmadan alışveriş yapıyor hemencecik evlerine gidiyorlar.

Tezgahta gördüğüm salatalığa uzandım. “ Bırak onu günah.” Birden şaşırdım ve bakakaldım tezgahtaki adama “ nesi günah bir salatalık alacağım.”  Hatice beni çekip

“ ne yapıyorsun sen ? salatalığı kadınlar alamaz günah.” Haticeye anlamamış gibi baktım “ nasıl günah allahın nimeti değil mi ne alaka ?”

“ ah doğru ya sen bilmiyorsun tuğçe. Kadınlara salatalık almak yasaklandı şekli ile alakalı. Anlayacağın kadınlar sadece domates alabilir. Erkekler ise evde ihtiyaç varsa salatalığı alır.”

İyice saçma sapan bir sistemde yönetilen bir ülkede kim bilir daha neler olduğunu ve bilmediğim neler var diye düşündüm. “hatice şaka mı yapıyorsunuz” ciddi ciddi başını salladı. “ e yuh artık ya sebzeyi de bir şeye benzetiyorlarsa yuh..”

Hatice gülümsedi “ daha bu ne ki ..”

Pazardan çıkıp hızlı adımlar ile ilerleyen hatice’ye baktım. “ kız yavaş yürüsene.”

“ hadi sende yürü kadın kısmı dışarda fazla kalamaz.”

Söylene söylene yürüdüm. Döndüğümüz de calib ile beria gitmişlerdi. Bir nevi rahatlama hisettim. Kim bilir ne zaman dönerler hatta hiç dönmesinler diyecektim ki kafama vurdum “ salak gelmesinler derken sen bu ülkede tıkalı kalıyorsun.”

“calib çantalar hazır aşağıda bekliyorum seni.” Beria gittiğinde tuğçenin odasına girdim tuğçe yoktu. “ nerede lanet olası.” Koridora çıktım baktım sanırım bir yerlerde takılıyor gene. Deli ediyor bu kız beni… Ben defalarca uyarmaktan bıktım.

Irak'ta Bir Türk GelinBu hikayeyi ÜCRETSİZ oku!